Anadolu Gençlik Derneği Gaziantep Şubesi,
misafirperverlik örneği göstererek Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr.
Mustafa Kamalak Beyi ve Millî Görüş Camiâsının emektarlarını ağırladı.
Kahvaltıda AGD nin değerli Şube Başkanları da vardı. Gönül ne kahve ister, ne
kahvehâne; Gönül sohbet ister, kahve bahane denir. Bizim ve orada bulunan
herkes için kahvaltı bahaneydi. Bu vesileyle muhterem Mustafa Kamalak Beyi dinledik.
Çok çarpıcı tespitlerde bulundu. Konuşmanın mühim kısımlarını not almaya
çalıştım. Bunlardan bazılarını, tarihe not düşmek kabilinden sizlerle
paylaşmak istiyorum:
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Beyin
Başbakanlığı zamanında Libya ya su götürme projesi gündemdedir. Bir Libya
gezisinde Kaddafi şöyle der: İstanbul u başşehir ilan edin, birleşelim. Sizde
su var, bizde petrol. Müşterek kullanalım. İşin içine birleşme girince
birilerinin cini tepesine çıkmaktadır. Kaddafi nin linç edilmesinin mühim bir
sebebi de budur.
Mustafa Kamalak Bey, konuşmasında İslâm dünyasının yüz
yüze geldiği üç büyük faciâ dan bahsetti. Bunlar şunlardı:
1. Faciâ, Haçlı Seferi: 1096 da üç milyonu aşkın Haçlı
Anadolu ya hücum etmişti. Hedefleri Kudüs ü ele geçirmekti. Açlıkla yüz yüze
gelince, papazları, Gâvur eti yemek câizdir dedi. Onların gâvur dediği
Müslümanlardı. Graham Fuller İslâmsız Dünya isimli kitabında Haçlıların
yaptıklarını anlatmaktadır. Bu vahşiler sürüsü Müslümanların büyüklerini
haşlayarak, küçüklerini kızartarak yemişlerdir. O kadar çok Müslüman
öldürmüşlerdir ki, kan gölünün yüksekliği bazı yerlerde Haçlıların üzengilerine
kadar çıkmıştır. Bu birinci faciâ, birinci felâket 1187 de (Kudüs ün fethedilmesiyle) Selahaddin Eyyûbî
ile atlatılmıştır.
2. Faciâ, Moğol istilâsı: Bu faciâda İslâm coğrafyası
tarumar edilmiş, 3-6 milyon arasında Müslüman hunharca katledilmiştir. Irmaklar
günlerce kan ve mürekkep akmıştır. Bu faciâ, Osman Gazi ile, yani Osmanlı
Devleti nin kurulmasıyla atlatılmıştır.
3. Faciâ, I. Dünya Savaşı ile tutulduğumuz faciâ: Birinci
ve İkinci faciâlar bir tevafuk eseri 88 er yıl devam etmiş, ondan sonra sona
ermiştir. Birinci Dünya Savaşının üzerinden yüz yıldan fazla zaman geçmesine
rağmen bu faciâ devam etmektedir. Hâlâ şoku atlatamadık. Bunun mühim sebebi;
İslâm dünyasını işgâl edenler, bağımsızlık verirken, ya kendileri gibi
düşünenleri getirip o ülkenin başına oturttular, ya da içeriden kendileri gibi
düşünenleri başa geçirdiler. Önceki iki faciâda, önderle halk hemfikirdi. Cihad
fetvası yayınlanıyor, halk bu fetvaya uyuyordu. Şimdi değerlerimizi yitirdik.
Batı zaferini kutluyor, yılbaşını kutluyor. Bize ne oluyor Çare, İslâm birliğini tesis etmekten geçer.
Yeniden Büyük Türkiye kendi değerlerimize sarılmakla olur. ABD 50 devletten, AB
28 devletten müteşekkil. Biz Müslümanlar olarak 63 İslâm devleti niçin bir
araya gelemiyoruz Uyanık olan bir kişi binlerce uyuyanı uyandırabilir. Özgür
şekilde yaşamak istiyorsak, buna mecburuz.
Demirperde yıkılınca NATO yeni düşman belirledi: İslâm
İngiltere Başbakanı Teacher, Yeni düşman belirlemek lazım. O da İslâm
demişti. Bunu yaptılar. İslâm coğrafyası dünyanın en zengin bölgesi. Batı niye
geliyor Ekonomik zenginliklerimiz var. 100 dolar kazanmak için ne yaparsınız
Ya alın teri dökersiniz, ya eşyanızı satarsınız. Amerika ne yapıyor Düğmeye
basıyor, yarım saatte Türkiye nin millî gelirinden fazla dolar basıyor.
Mustafa Kamalak Beyin sohbetinden iki çarpıcı tespit daha
aktaralım: Seyyid Kutub un kardeşi Muhammed Kutup, Hel nahnü Müslimûn diyor.
Yani, Biz Müslüman mıyız
İslâm hukukunda, mürtedin cezası, ölümdür. Bu cezayı
toplum adına devlet verir. Ya toplum mürted olmuşsa bu cezasız mı kalacak
İşte İslâm coğrafyasının yangın yerine dönmesinin bir hikmetini açıklayan
çarpıcı bir tespit... Sözün özü şu: 3. Faciâyı atlatmak için bir Selahaddin
Eyyûbî, bir Osman Gâzi göndermesi için Rabbimize duâ edelim. Daha öncesinde,
inancımızdaki sakatlıkları düzeltelim.