Üç aylara kavuşmak büyük bir nimettir (I)

Abone Ol

Bu mübarek üç aylara kavuşmak büyük bir nimettir. Çünkü geçen sene aramızda bulunan bir kısım akraba, dost ve ahbablarımız yoklar. Biz kendilerine ALLAH Teâlâ dan rahmet diliyoruz. Binaenaleyh, bu nimetin kıymetini bilip, ondan faydalanmamız gerekir. Mümkün mertebe oruç tutmaya gayret gösterelim. Bu ayları tamamen oruçlu geçiren Müslümanların sayısı pek çoktur. Resûl-i Kibriya (S.A.V.) Efendimiz Hazretleri de bu aylarda tutulan oruçların faziletinden sık sık bahsetmişler ve kendileri de bu aylarda daha fazla oruç tutmuşlardır.

Abdullah b. Abbas (R.A.): Receb ayında Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin: "Bu, artık orucu bırakmaz" deyinceye kadar çok oruç tuttuğunu, bazen de, "Bu artık oruç tutmaz" deyinceye kadar orucu terk ettiğini,1 haber vermiştir. Bundan anlaşılıyor ki Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz, Receb ayında diğer aylara nazaran daha çok oruç tutmuştur. Ayrıca, Mucibe el-Bahiliyye nin babası veya amcasından rivayete göre, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz, mübarek üç parmağını yumup açarak işaret edip:

Haram, hürmet gösterilmesi gerekli olan aylardan bu kadar, yani üç gün oruç tut ve terket, buyurmuşlardır.2 Görülüyor ki Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz haram aylarda oruç tutmayı teşvik etmişlerdir. Receb ayı da, o haram aylardan birisidir. Diğer haram aylar: Zilkade, Zilhicce ve Muharrem aylarıdır.

Selman-ı Farisî (R.A.) den rivayet edilen bir hadis-i şerifte: Receb ayında; on rekat ayın başında, on rekat ayın ortasında ve on rekat da ayın sonunda olmak üzere toplam otuz rekat nafile namaz kılmanın faziletinden bahsedilmektedir.

Bu namaz günahların bağışlanmasına vesile olur ve bir sene oruç tutmuş gibi sevâba nail eder. Ve farz olan namazları devamlı kılmaya yardım eder. Bu namaz mü mini müşrik ve münâfıktan ayırmaya alâmettir. Bu namazı kılanlar ile Cehennem arasında yetmiş hendek hâsıl olur, her hendeğin arası yer ile gök arası kadardır... buyurulmuştur.3

Abdülkadir-i Geylânî (K.S.) şöyle demiştir: Receb cefayı terk ayıdır; Şaban âmel ve vefa ayıdır; Ramazan ise sadakat ve safa ayıdır. Recep tevbe ayıdır; Şaban muhabbet ayıdır; Ramazan Hakk a yakınlık bulma ayıdır. Recep hürmet ayıdır; Şaban hizmet ayıdır; Ramazan nimet ayıdır. Recep ibadet ayıdır; Şaban zahidlik ayıdır; Ramazan ise ziyadesi ile nimetlere ermek ayıdır. Recep ayında, iyilikler kat kat artar; Şaban ayında kötülükler kalkar; Ramazan ayında ikramlar gelmeye başlar. Recep, önce gidenlerin ayıdır; Şaban ortadakilerin ayıdır; Ramazan ise, âsilerin ayıdır.

Zunnûnî Mısrî (K.S.) şöyle demiştir: Receb âfetlerin geri bırakıldığı, Şaban taatlerin yapıldığı Ramazan ikramların beklendiği aydır. Bu duruma göre: Bir kimse afetleri terk etmez, taatta bulunmaz, ikramları da gözetmez ise o kimse zarar etmiştir. Zunnûnî Mısrî (K.S.) bir başka zamanda şöyle demiştir. Receb ekim, Şaban sulama, Ramazan ise harman ayıdır. Her ekilen biçilir. Her yapılan işin karşılığı görülür. Bir kimse ekim zamanını boşa geçirirse, harman zamanında pişmanlık duyar. Âhirette kötülük göreceğinden dünyada beslediği ümitler de hiç olur.