Tuzu Kuruların Tuzsuzluğu

Abone Ol

Son zamanlarda tuz konusu sık sık gündeme geliyor. Yeni

düzenlemelerle ekmeğin tuzsuz olması kararlaştırılıp ekmekten tuz kaldırıldı.

Fakat fırıncılar bu düzenlemeyi pek dikkate almadı ki ekmekte tuz eksiltilmedi.

Tuz konusu sadece ekmekle sınırlı kalmadı. Lokantalardan ve yemek

şirketlerinden de tuzu kaldırdılar. Yani yemeklere tuz atılmaması, eğer yemek

yiyen isterse kendisinin atması kararlaştırıldı. Tuz ile ilgili son trend, tuz

paketlerinin üzerine sigara paketlerinde olduğu gibi sağlığa zararlı şeklinde

tüketiciyi uyaran cümleler konulmasıdır. Yeni bir düzenlemeyle artık tuz

paketlerinin üzerine de sigara paketlerinin üzerinde olan saçma sapan cümleler

konulacak.

Dünya var oldu olalı insanların kullandığı tuz bu güne

kadar sağlığa zararlı değildi ama şu son iki yıldır sağlığa zararlı hale geldi!

Tuz insanlığın başlangıcıyla birlikte var olan bir maddedir. İnsanlık tarihi

boyunca zararlı olmayan tuz, son iki yıldır birdenbire nasıl zararlı oluverdi

Son düzenlemeler tuzu adeta eroinle aynı kefeye koyuyor. İnsanlar bu güne kadar

tuz kullanarak aynı zamanda eroin mi kullanmış oldu yani. Şimdi denilecek ki

efendim tuz sağlığa zararlı o yüzden bu zorunlu uygulamalara geçildi. Tuzun

fazlası insan sağlığını olumsuz etkiliyor o yüzden az kullanmalıyız vs. Tamam

güzel de hangi yiyeceğin fazlası zarar değil Hangi yiyeceğin fazlası insanın

sağlığını olumsuz etkilemez. Bütün yiyecekler, fazla tüketildiğinde insan

sağlığını olumsuz etkiliyor. Çok sevdiğimiz çaya bile fazla şeker attığımızda

sağlığımızı olumsuz etkilemez mi Bal bile fazla yenince insan sağlığına

zararlıdır. Sağlığı bozulmasa bile insan olan insanın psikolojisi bozulur.

Niye Dünyada bunca bal yüzü görmemiş insan varken bal semirmek hangi sağlığa

faydalıdır Ya da her gün et yiyen insan dünyada bunca aç varken hangi

sağlıktan söz edebilir Dünyada bunca et yüzü görmemiş insan varken her gün et

yemek hayvanlık değil mi İnsanın hayvanlaşması sağlıklı bir durum mu

Tuz, yemeklerin tadını oluşturan önemli bir maddedir.

Tuzsuz bir yemek insanın damak tadını bozuyor. İnsanın damak tadının bozulması

aynı zamanda sağlığının bozulması anlamına gelmez mi

Tuzda büyük bir operasyon yapılıyor. Kendi halinde

mesleğini icra eden doktorlar alınmasın ama sağlık konusu artık mafya konusuyla

aynı düzeyde seyrediyor. Hatırlayalım; geçmişte, domuz gribi var denilmiş ve

bir ilaç şirketiyle anlaşılmıştı. Sonra Başbakan çıkmış, Ben sağlık bakanımla

aynı görüşte değilim diyerek ilacın Türkiye ye getirilmesine karşı çıkmış ve

söz konusu ilacın söz konusu hastalığa iyi gelmediğini beyan etmişti. Sonra ne

oldu Domuz gribi kaybolup gitti. Kimse domuz gribi olmadı. Domuz gribi de

gündemden düştü. Önce ilacı yapıp sonra o ilacı satmak için bir hastalık icat

etmek artık dünya sağlıkçılarının alışkanlıkları haline geldi. Tuz ile bunun ne

ilgisi var diyeceksiniz Çünkü tuz üzerinde büyük bir rant dönüyor. Tuz kokacak

gibi.

Tuz demişken, Türkiye de tuzu kurular artık öyle tuzsuz

açıklamalar yapıyor ki tuz galiba gerçekten kokacak. Çalışma ve Sosyal Güvenlik

Bakanı Faruk Çelik, Asgari ücretle geçinilmez diye bir şey yok. Geçinirsiniz.

Ona mahkûmsanız 800 TL de büyük bir paradır dedi geçenlerde. 800 TL büyük

para! Bozdur bozdur harca, hiç tükenmez! 800 TL ile neler alınmaz ki! 600 TL ev

kirası verilir. Üç çocuktan -Başbakan üç çocuk diye tutturuyor ya- ikisi

ilkokula gönderilir aylık masrafları 300. Elektrik, doğalgaz ve su faturaları

toplamı 400. Bakan bey için toplayalım; 600 artı 300 artı 400 eşittir 1300 (bin

üçyüz) TL. Bu ailenin fertleri hiçbir şey ama hiçbir şey yiyip içmez, doğuştan

karınları tok sırtları pek! Şükürler olsun devletimizin (hükümetin) bakanları

bizim yerimize yemek yiyor, bizim yerimize en pahalısından elbiseler giyiyor,

bizim yerimize arabalarına binip pikniğe gidiyor, bizim yerimize seviniyor,

bizim yerimize mutlu oluyor, bizim yerimize ev alıyor, bizim yerimize

düşünüyor, bizim yerimize çok Müslümanlar, bizim yerimize cennete gidecekler

(kesin parsel numaralarını almışlardır), biz niye yaşayalım ki yaşamamıza gerek

yok. Biz elimize yarım ekmek geçerse tuzuna muzuna bakmayalım idare edelim

onlar tuzsuz ekmekle bol bol semirsinler. 800 TL çok bile aslında 400 TL

olmalıdır asgari ücret! Para bizi bozar aga! Para dediğin ne ki elinin kiri,

öyle değil mi!

Ama unutmayın o kirsiz ellerimiz yarın mahşerde sizin

yakanızda olacaktır!

Asgari ücretin eleştirilmesini eleştirmek gerçekten artık

Türkiye de işlerin çığırından çıkmış ve yetkililerin işi yüzsüzlüğe vurmuş

olduğunu göstermektedir. Güçlüye (işverene) gelince tuzsuz, güçsüze (asgari

ücretle çalışan işçiye) gelince tuzu kuru açıklamalar yapmak gerçekten

vicdansızlıktır.

Şimdi hükümet yetkililerine soralım; bu söylediğiniz

herzeleri tuzlasak da mı yesek tuzlamasak da mı yesek ha uşak!