Birkaç gün Suriye’de yaşanan son gelişmeler ve özellikle de bölgedeki Kürtlerin beklentileri üzerinde durmak istiyoruz.
Zira bölge her an patlamaya hazır bomba halinde!
Suriye’de yaşanan son gelişmelerle ilgili olarak birbirinden oldukça farklı değerlendirmeler yapılıyor. Türkiye’nin Suriye’de “oyun korucu” bir konumda olduğuna inananlar bulunuyor.
Hele Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ve MİT Başkanı İbrahim Kalın, Suriye’nin yeni devlet başkanı Şara tarafından Şam’da kabul edilince bunu bölgenin yeniden dizayn edilmesi olarak yorumlayanlar var!
Mesela İsrail, Türkiye’nin Suriye’deki rolünün kaygı verici olduğunu ileri sürüyor.
Peki, Türkiye gerçekten Suriye’de “oyun kurucu” ya da “dizayn eden” bir konumda mı? Yoksa daha farklı bir durumda mı?
Özellikle Suriye’de Devlet Başkanı Şara ile YPG lideri Mazlum Abdi arasında imzalanan mutabakat anlaşmasından sonra bu sorunun cevabı daha çok merak edilir hâl alıyor.
Bu hususta Millî Savunma Bakanlığı tarafından yapılmış olan açıklamanın merakları giderici nitelikte olduğu söylenebilir.
Millî Savunma Bakanlığı açıklamasında anlaşmanın sahaya nasıl yansıdığına bakılacağı belirtiliyor.
Yani “masada imzalanan anlaşmanın maddeleri sahaya ne kadar yansıyacak onu takip edeceğiz” deniliyor.
Takip edilecek tek konu bu değil!
Millî Savunma Bakanlığı açıklamasında yapılan anlaşmanın olumlu ve olumsuz sonuçlarının da takip edileceği ifade ediliyor.
Ayrıca net çıktılarının da izleneceği bildiriliyor.
Hal böyle olunca Türkiye’nin Suriye’de “dizayn edici” ya da “oyun kurucu” olduğunu düşünmek zorlaşıyor.
“Dizayn eden” ya da ““oyun kuran bir yaklaşım yerine karşı karşıya kalınan oldubittilerin sonuçlarını izleyen bir yaklaşım söz konusu haline geliyor.
Suriye Devlet Başkanı Şara ile YPG lideri Mazlum Abdi’nin bir araya gelerek anlaşma imzalamaları Türkiye’nin gündeminde var mıydı?
Bilebildiğimiz kadarıyla Türkiye’nin gündeminde böyle bir madde yoktu!
Muhtemelen Fidan, Güler ve Kalın üçlüsünün Şara’yı ziyareti, bu oldubitti nedeniyle gerçekleşti.
Allah-u âlem “bizden habersiz neler oluyor” sorusunun cevabı aranmaya çalışılmıştır.
Eldeki veriler Suriye’de yaşanan gelişmelerin pek çoğunun aylar öncesinden planlandığını gösteriyor.
Bu şartlar altında Suriye’yi dizayn ediyoruz tarzındaki bir söylemin inandırıcılığı olmasa gerek!