Batı kendi çıkarları söz konusu olunca darbe yapmaktan bile çekinmez. Darbe ortamı yoksa da, önce oluşturur, sonra da darbe yaptırır. İngilizlerin petrol için Rumları desteklemesi ile Yunanlıların Megalo ideası (Anadolu Rüyası) emelleri yüzünden çıkan Kıbrıs Savaşı’nı; savaş sonrası savaşı bahane ederek NATO’dan çıkan Yunanistan’ın tekrar devreye girmesini sağlamak için Türkiye’de darbe yaptılar. Yunanistan NATO’ya girmek için Türkiye’den devamlı veto yiyordu. 1979 Yılında NATO’ya Başkomutan olan ve 1980 İhtilalinden sorumlu olan Bernard William Rogers, Kenan Evren’in çok iyi dostu olarak “Roger Planı” ile bu sorunu ihtilal olduktan sonra halletti. Darbenin generali, Kenan Evren Yunanistan’ın NATO üyesi olması için onay vermişti. Veto kartını kullanmamıştı.
Amerika her taşın altından çıkıyordu. Suriye’yi de karıştıran ABD’dir. Kürtleri eğitiyor ve Kürt sabotaj ekipleri oluşturuyorlardı. Bu CIA eliyle yapılıyordu. 2008’de emekli olan gizli görev tim komutanı CIA Ajanı Charles Faddıs’ın Kuzey Irak’taki gerçek anılarını anlattığı; “Kürdistan’da Amerikan Operasyonu” isimli kitabında şöyle diyordu:
“Merkez Akreplerle kafayı bozduğundan ve Haziran 2002’den beri Kürt sabotaj ekiplerini eğitmeye, bu ekiplere eleman sağlamaya ve onları silahlandırmaya yönelik olarak aralıksız dile getirdiğimiz tekliflerimizi reddettiğinden Kuzey Irak’taki üssümüz bir sabotaj harekatını desteklemek için gereken personel ve donanımdan yoksundu.
Sadece üç tane eğitimli tahrip uzmanımız vardı ve Türkler tahrip donanımımızı ve patlayıcılarımızı yanımızda getirmemize izin vermemişti. Türkler yüzünden, fünye kablolarını, patlayıcıları, tahrip kapsüllerini, zamanlayıcıları, plastik patlayıcıları, ihtiyacımız olan her şeyi ( ) Kaçak getirmek zorunda kaldık.” (s.150)
Böyle diyordu emekli CIA ajanı. Bir kaos meydana getirmek için Kürtleri eğitiyorlardı. Farklı etnik grupların bir arada yaşaması için değil, tam tersi ayrıştırmak için eğitiyorlardı. Eğitmekle kalmayıp silah da veriyorlardı. Çünkü farklı etnik gruplar ve farklı mezhepler güç birliği yaparsa, petrol ABD’ye akmayabilirdi. Bu topraklarda hiçbir zaman Lawrence’ler eksik olmadı. Ogün kandırılan Araplar ve Kürtler, bugün yine kandırılmaktadırlar. Kim bilir ABD’nin eğittiği teröristler, zaman zaman sınırımızdan sızarak Türkiye’de eylem yapıyorlardı. Stratejik ortağımız sadece kendi çıkarları doğrultusunda ülkemizle hareket ediyordu. Türkiye; çıkarlarımıza uymayan herhangi bir şeyi ret ettiğinde, ABD; PKK kartını sahaya sürüyordu. Türkiye’yi terörle terbiye ediyordu.
Obama Beyaz Saraya nasıl bir yenilik sundu
“Irak üçe bölünmeli”
Yahudi lobisinin önemli isimlerinden olan Joseph Bıden senatoda Irak savaşının en ateşli savunucusuydu. Irak; etkin ve dini temele dayalı olarak üçe bölünecek. Ve her bölümü gevşek bir federasyonla Bağdat’a merkezi hükümete bağlanacaktı. Aslında Irak savaşının arkasında 100 yıllık bir petrol kavgası vardı. Bu kavgada galibiyete giden yol etkin ve dini ayrıştırmalardan geçiyordu. Ama asla unutmayınız! Bu batının böl-yut stratejisi batının ilk yok ettiği stratejik ortağıdır. Gezi parkı olayları ve Kobani eylemleri bunun işaretidir.
2009 Ekim ayında Habur’da bir gösteri yapıldı. Barış grubu adı altında sınırdan geçen teröristlerin büyük bir kalabalık karşıladı. Kürt açılımı başlamıştı. 34 terörist Türkiye’ye buyur edildi. Fikir Amerikalı akıl hocalarından geldi. Son on yılda izlenilen politikalar Türkiye’yi başka bir dönemece taşımıştı. Habur şovundan 2 yıl önce Washington’da bir rapor açıklandı. Adı; “PKK’nın silahsızlandırılması” Amerikalı düşünce kuruluşu Atlantik konseyinin derin uzmanlarından biri David Philips malum Kürt raporu için şu öneriler sıralamıştı:
“Kürt bölgesel yönetimi Mahmur kampında yaşayacakların Türkiye’ye dönüşü sağlanmalıdır. Gelen PKK’lılar için af çıkartılmalıdır.”
Öcalan manşetlerdeydi. Devletle görüştüğünü beyan ediyordu, tehditler savuruyordu. “Devletle görüşüyorum. Böyle bilinsin Kürt sorununun demokratik Anayasal çözümü gerçekleşmezse topyekûn savaş dönemi başlar” diyordu.
Artından Henry Barkey:
“Kürtlere özerklik verin! Yoksa büyük kentlerde isyanlar çıkar” 2 Kasım 2010
Süreç içinde küresel memurlar PKK yerine “Kürt” sözünü koymuşlardı. Açılım çerçevesinde PKK ile Kürt’ü aynılaştırmaya çalışıyorlardı. Henry Barkey’in söylediği gerçek oldu. Terör gösterileri büyük şehirleri sardı. Eylemler başlamıştı. Türkiye’yi PKK ile masaya oturmaya zorluyorlardı. Başarılı da oldu ve barış süreci başladı. ABD Irak’ı bölmek işine gelirken neden Türkiye’de barış ortamı meydana getiriyordu Aslında bu bölmenin başka bir şekliydi. PKK ile masada barış süreci konuşulurken arka planda özerkliğin adımlarının atılması sağlanıyordu. Sevr sessizce hayata geçiriliyordu.