İstihdam piyasasının merakla beklenen mart ayı karnesi belli oldu. İş gücü piyasasında yaşanan dalgalanmalar resmi kayıtlara yansırken, madalyonun diğer yüzündeki rakamlar daha karanlık bir tablo çizdi. Kayıtlara geçen işsiz sayısı aydan aya düşüş eğilimi gösterse de iş bulma umudunu yitirenleri ve eksik istihdamı kapsayan geniş tanımlı işsizlik oranındaki sert tırmanış sokağın gerçekliğini bir kez daha gündeme taşıdı.
RESMİ RAKAMLAR DÜŞÜŞTE GİZLİ İŞSİZLİK YÜKSELİŞTE
TÜİK verileri baz alınarak hazırlanan istatistikler, çalışma hayatındaki devasa tezatlığı ortaya koydu. Mart ayında 15 yaş ve üzeri grupta resmi işsizlik oranı yüzde 8,1 seviyesine inerek toplam işsiz sayısı 2 milyon 873 bin kişi olarak ölçüldü. Rakamlar kağıt üzerinde bir iyileşmeye işaret etse de zamana bağlı eksik istihdam ve umudunu kaybedenleri içeren atıl iş gücü oranındaki büyük artış dikkatlerden kaçmadı. Söz konusu atıl oran bir önceki aya kıyasla 1,6 puanlık ivme kazanarak yüzde 31,5 seviyesine fırladı. Ortaya çıkan bu sarsıcı tablo, çalışabilecek durumdaki her üç yurttaştan birinin tam zamanlı ve verimli bir istihdam alanından mahrum kaldığını kanıtlıyor.
KADINLAR VE GENÇLERDE TABLO DAHA AĞIR
İstihdam piyasasının yapısal sorunları cinsiyet ve yaş gruplarına göre incelendiğinde makasın daha da açıldığı gözlemleniyor. Resmi işsizlik oranı erkek yurttaşlarda yüzde 6,8 seviyesinde seyrederken, kadınlarda bu oran yüzde 10,7 olarak hesaplandı. Genç nüfustaki kriz de istatistiklerde yerini aldı. 15 ile 24 yaş aralığını kapsayan genç grupta genel işsizlik oranı yüzde 15,3 olarak kayıtlara geçti. Genç kadınlardaki işsizlik oranının yüzde 20,4 seviyesine ulaşması, çalışma hayatına katılım noktasında cinsiyetler arası yaşanan uçurumu gözler önüne seriyor.
İŞ GÜCÜNE KATILIMDA SON DURUM
Mart ayı itibarıyla istihdam edilenlerin sayısı bir miktar artış göstererek otuz iki milyon dört yüz yirmi beş bin kişiye ulaştı. Çalışan kesimin haftalık ortalama fiili mesai süresi ise ufak bir gerilemeyle 41,7 saat olarak ölçüldü. İstihdam oranı genel toplamda yüzde 48,5 bandına yerleşirken, erkeklerin istihdam oranının yüzde 66, kadınların istihdam oranının ise yüzde 31,5 seviyesinde kaldığı tespit edildi. İş gücüne katılım noktasında ortaya çıkan yüzde 52,8'lik genel oran, çalışma potansiyeli taşıyan nüfusun neredeyse yarısının hala üretim sürecinin tamamen dışında kaldığını gösteriyor.