Türkiye uyanıyor yazı dizisi: Başkanlık sistemi "4 AKP"ye memorandum veriliyor

Abone Ol

Bahsedilen şehir hükümetleriydi. Yeniçağ gazetesi yazarı

Aslan Bulut, Küresel Haçlı Seferi adlı kitabında, Recep Tayyip Erdoğan a,

Amerika daki bir lobi şirketi üzerinden Abromowitz tarafından gönderildiğini

ileri sürdüğü gizli bir belgeden söz ediyor. AKP nin kuruluşu sürecinde adeta

Erdoğan a talimatlar listesi gibi gönderilen memorandum, AKP iktidarı

karşılığında Amerikan derin devletinin AKP den taleplerini ortaya koyuyor.

Aslan Bulut şunları yazıyor:

AKP nin Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, kendisine

gönderilen memorandumda belirtilen küreselleşmenin şehir ve devletleri planına

uyacağını, parti programında ortaya koydu. Dünyayı yönetmeye soyunmuş elit,

milli devletleri parçalamak istiyordu. Bunun için şehirleşme adı altında eski

Yunan tarzı şehir devletleri modelini gündeme getiriyorlardı. Tayyip Erdoğan a

söylenen, bu politikaya uyması halinde, destek göreceğiydi Erdoğan Küreleşmenin

şehir devletleri planını parti programı haline getiriyordu.

Bu çalışmaların sonucunda son noktaya gelince anayasa

değişecek ve hukuki zemin hazırlanacaktı. Sonra başkanlık sistemiyle son nokta

konacaktı. Başbakan Erdoğan 2004 de bunun veciz bir ifadeyle anlatmıştı.

Başkanlık sisteminin uygulanması için eyalet sistemi gerekmez mi diye soran

gazeteciye; Eee! Tabi altı kaval, üstü Şişhane olmaz! diye yanıtlamıştı.

Başkanlık sistemi AKP nin istediği bir sistem değildir. ABD nin kendisinden

istediğidir. O koltukta oturmanın bedeli olarak kendisinden talep edilmektedir.

Başkanlık sistemine giden yolda döşenen kaldırım taşları

PROJE 1 Avrupa Yerel Yönetimler özerklik şartı kabul

edildi.

Yıl 1991 Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik şartı kabul

edildi. 1988 yılında Özal ın imzaladığı sözleşme üç yıl sonra 1991 de Yıldırım

Akbulut hükümeti zamanında yürürlüğe girecekti. Bu anlaşmayla Türkiye

anayasasında yer alan üniter devlet yapısı inkâr edilmiş oluyordu. Bu

anlaşmayla Türkiye federal devlet olmak için, batıya söz vermiş oluyordu. Özal

dönemini hatırlayınız! Birçok özgürlükler o dönemde verilmişti. Türkiye birden

bire serbest piyasa ekonomisine geçmişti. Yabancı para serbestçe alınıp

satılıyordu, Özal zamanın da çağ atlanıldığı ifade ediliyordu.Oysa özgürlükler

karşısında bizden daha fazla şey alıyorlardı. Bunu görmüyorduk. Her alınan

özgürlüğün karşısında bir bedel ödeniyordu.

Bugün BDP ve PKK nın dillendirdiği tüm talepler bu şarta

bağlı olarak önümüze gelmiştir. Ahmet Türk; Kürtler, hakları olan statüye

kavuşacaktır. diye bağırırken bu şarta dayanmaktaydı.Leyla Zana; yakında

önderimiz Apo aramızda olacaktır derken bu şartı hatırlatmaktadır. Selahattin

Demirtaş ve Osman Baydemir; bölgenin maddi kaynaklarını özgürce kullanma

hakkına sahibiz! diye meydan okurken aynı şarta gönderme yapmaktaydı.

PROJE 2 İkiz yasalar

Yıl 2003 ikiz yasalar imzalandı. Türkiye 2003 de bir

uluslararası maddeye de imza atmıştır. İkiz yasalar diye adlandırılan yasaları

imzalamıştır. Bakalım ikiz yasalar neyi içermektedir.

Federasyona giden yoldaki en önemli hamlelerden biri İkiz

yasalardır. (T.B.M.M. nin 04.06.2003 tarihli oturumunda kabul edildi. Dönemin

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından da onaylandı)

2000 yılına kadar 34 yıl boyunca ikiz yasaları

imzalamaktan kaçınmıştır. 2000 Yılında Ecevit-Bahçeli-Yılmaz hükümeti

tarafından yasa imzalanmıştır. O da 3 sene sumen altında kalmıştır. Ama 3 sene

sonra tamda Irak ın işgali gerçekleşirken 2003 yılında AKP hükümeti ulus

devletinin intiharı olan bu yasayı onaylamıştır.

Bu sözleşmelerin içeriğinden Türk Milletinin hiç haberi

olmamıştır. Bu sözleşmelere göre bir ülke içinde kendini halk olarak

tanımlayanlar kendi kaderlerini tayin etme hakkına sahiptir. Yani uluslararası

camia düğmeye bastığı an; kendini halk olarak kabul edenler sivil itaatsizlik

ve çatışma sürecini başlatabilir ve haklı çıkartı. İşte bu nedenle BDP eş

başkanı Demirtaş; isteklerimiz kabul görmezse ortalığı Tahrir meydanına

çeviririz diyor ve kimse ağzını açamıyordu. İmzalanan bu anlaşma gereği

istediğini söyleme hakkı kazanmışlardı. İkiz yasalar yürürlüğe girdikten tam 8

yıl sonra BDP den Ahmet Türk bu yasadan doğan haklarını şöyle dile getiriyordu.

Demokratik özerklik dünyanın her yerinde merkezi

hükümetle uzlaşarak yürütülür. Devlet, Kürtlerin taleplerini görmezden gelirse,

kendimizi yönetme mücadelesi veririz. Sadece Kürtler değil, Türkler içinde

benzer hakların savunucusuyuz. Karadeniz de özerk yapılanma olsun isteriz.

Artık başka bölgeler içinde sözcülük yapıyorlardı. Ve

Halkların kardeşliği platformu gibi sivil örgütlenmelerle Türkiye yi parçalara

ayırıyorlardı. Bir Kürdistan, bir Pontus hayaliyle sınırlı değildi sözleri.Bunu

Çerkezistan, bir Lazistan, Roman özerk bölgesi gibi projeler takip edecek.

İkiz yasalar hakkında AKP ye gönül veren kardeşlerimize

anlattığımızda bir türlü bu olayı anlamamaktadırlar. Bize söyledikleri; tabi

ki bazı şeyleri yapmak için, bazı şeyleri vermek gerekiyor, gerekirse

Yahudilerle iş birliğine de gidilebilir, Siyonist kuruluşlarla da

görüşülebilir. Bir türlü Yugoslavya nın ve Irak ın nasıl parçalandığını

görememektedirler.

PROJE 3 Bölgesel Kalkınma Ajansları

Yıl 2006 Bölgesel Kalkınma Ajansları yasası çıkartıldı.

5449 numaralı bu kanun 25.01.2006 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe girmiştir.

Bu projeyle mali ve idari birimler hayata geçecekti. Bu tüm ülkeleri kanser

gibi kaplayan bir şehir devlet projesiydi. Özerk bölgeler, küresel bankerlerin

emrine verilecekti.

Nasıl mı

Türkiye 2006 da imzalanan kalkınma ajansları yasasıyla 12

bölgeye ayrıldı. Valiler, belediye başkanları ve özel sektör yetkilileri bu

ajanslarla birlikte bölgesel kararlara imza atacaklardı. Her bölge kendi

yatırım kararlarını alacaktı. Projeler için Ankara da ki hükümete değil,

küresel bankerlere başvuracaklardı. Fonlar merkezi hükümetten bağımsız olarak

bölgelere akacaktı. Parayı veren düdüğü çalıyordu. Fonlarla borçlanan yerel

yönetimler, parayı aldıkları bankerlere sorumlu olacaklardı. Belediyeler borç

batağına saplanacaktı. Yol haritası için Türkiye den yargıçlar Washington a.

Colorado ya ve Arizona ya götürülmüşlerdi. Federal mahkeme sistemleri konusunda

bilgilendirilmişlerdi.

Tek dünyacıların gözleri parlıyordu. Sonuca az kalmıştı.

Tüm bu süreç içinde ayrılıkçı örgütlenme mecliste yer aldı. Bu da yol

haritasında önemli kilometre taşıydı. Küresel çete dünyanın çeşitli yerlerinde

destekledikleri terör örgütlerine demokratik mekanizmaların içine girmeye

çağırıyordu.

Irak işgal edilir edilmez Kürt ayrılıkçıların önde gelen

isimleri merkezi hükümet içine çekildi.Bu bir Amerikan projesiydi. Barzani Kürt

bölgesinin başkanı yapılırken, diğer Kürt lider Talabani Cumhurbaşkanlığına

getirildi. Bir başka Kürt ayrılıkçı HöserZebar i merkezi hükümette Dış İşleri

Bakanı oldu. Birçok Kürt lider bölge valiliklerine atandı. Böylece fazla bir

sorunla karşılaşılmadı. Bölgede ki ikinci İsrail e giden yol açılmış oldu. Çok

ilginçtir. Önce ana dil, kültürel haklar diyerek işe başladılar. Irak ın

kuzeyinde Arapçayı zorunlu dil olmaktan çıkarttılar. Bölgede yaşayan Arap ve

Türkmen unsurlar artık Kürtçe öğrenmek zorundalar.