Bismillahirrahmanirrahim;
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.
Boş konuşanlar toplumu olmaktan kurtulmalıyız. Her şeyi tartışıyoruz. İlimsiz ve şuursuz bir şekilde tartışıyoruz. Teşhis yapmak için değil, teşhir etmek için konuşuyoruz. Her hastalığa sebep olan bir mikrop veya virüs vardır. Mikrobu ve virüsü tanımadan, hastalıktan kurtulamayacağımızı unutmuşuz. Yakalanılan hastalığın tedavisini de unutmuşuz. Gerçek tedavi yerine pansuman tedavisini yeterli görür hale gelmişiz. Türkiye’nin yakalandığı ahlâki yozlaşmanın, manevi tahribat hastalığının mikrobu “Batı ahlâkı” mikrobudur. Bu mikrobu bize pazarlayan tüccar, AB’dir. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik hastalığın mikrobu ise; 1-Faiz, 2-Çağdaş zulüm vergileri, 3-İsraf, 4-Üretmeden tüketmek, 5-Bugünkü banka sistemi mikroplarıdır. Bu mikropları bize ve bütün dünyaya pazarlayan tüccarsa Siyonizm yani ırkçı emperyalizmdir. Türkiye’nin yaşadığı eğitim krizinin mikrobu ise materyalizmdir. Bu mikrobu pazarlayan tüccarlarsa AB ve Siyonizm’dir. Ve yine Türkiye’nin yaşadığı dış politika krizine sebep olan mikrop, “işbirlikçilik” mikrobudur. Bu mikrobu pazarlayan tüccarlarsa ABD ve İsrail’dir. Bu mikroplar Türkiye’de; işbirlikçi basın ve medya, işbirlikçi işadamları ve sermaye, işbirlikçi siyaset ve iktidarlar eliyle pazarlanıyor. Milletimiz, oynanan bu oyunu görüp, okumalarını buna göre yapmadan, bu hastalık yapan mikropları pazarlayan bütün tüccarların ipini pazara çıkarıp Milli Görüş’e dönmeden, bu ölümcül hastalıktan kurtulması zordur.
İLAÇ
Ölümden başka her şeyin çaresi vardır. Tedavisi olmayan hastalık yoktur. Peygamberimiz, Ebu Davud’un rivayet ettiği bir hadiste; “Allah Teâlâ hastalığı da ilacı da indirmiştir. Ve her hastalığa bir ilaç var etmiştir. Öyleyse tedavi olun. Ancak haram olan şeyle tedavi olmayın” buyurmuştur. Bu hadis; tedavi için temel bir ölçüyü bize hatırlatır. Hastalığın türü ne olursa olsun, tedavisi haram olan şeyler ile yapılmaz. Buradan hareketle diyebiliriz ki; Batı ahlâkı, faizci kapitalizm, materyalist eğitim, işbirlikçi dış politika mikroplarının tek çaresi Milli Görüş’tür. Milli Görüş; doğal bir ilaçtır ve içinde haram katkı bulunmamaktadır. Milli Görüş; milli bir ilaçtır ve yan etkisi yoktur. Bu ilacın bulunacağı tek adres ise Saadet Partisi’dir. Milletimiz, bu ilacı başka bir yerde bulamaz.
NİÇİN MİLLİ GÖRÜŞ?
Çünkü Milli Görüş; hakkı üstün tutar, adaletten ayrılmaz ve hedeflerinden taviz vermez. Milli Görüş’ün niyeti, bütün insanlığın saadet bulmasıdır. Bunun için; Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye, Yeni Bir Dünya ufkuna sahiptir. Milli Görüş’ün; herkesi kuşatan bir programı vardır ve programın özünde Adil Düzen bulunur. Milletimiz, Milli Görüş’ü tanıdığı gün, zilletten izzete ilk adımını atmış olacaktır. Milli Görüş; toplumun hiçbir kesimini ihmal etmez. Milli Görüş’e göre siyaset; “meşruiyetini bireylerin hak ve özgürlüklerini koruma amacından alan, en üst siyasi organizasyon olan devlet eliyle, hak ve adalet ilkeleri çerçevesinde insanlara hizmet etme işi” olarak görülür. Milli Görüş; kin ve nefret ile değil, sevgi ve şefkat ile hareket eder, merhametten ayrılmaz. Milli Görüş’ün mücadelesi, yandaşlarının çıkarı için değil, milletimizin ve bütün insanlığın saadeti içindir. Milli Görüş’ün milletimize telkin ettiği düzen Adil Düzen’dir. Buna göre “maddi ve manevi kalkınma” birlikte yürütülür. Milli Görüş; kadını, aileyi ve nesilleri, kapitalizmin ve materyalizmin fitne ve fesadından korur. Nesilleri “şuurlu nesiller” olarak yetiştirmeye çalışır. Milli Görüş; devleti gardiyan değil, garson devlet olarak işletir. Milli Görüş iktidarında devlet, kerim devlet olur. Milli Görüş iktidarında ehliyet ve liyakat gözetilir ve emanetler ehline verilir, böylelikle beyin göçü engellenir. Milli Görüş iktidarında, emeği ve üretimi engelleyen; faiz, haksız vergi ve israf olmaz. Ekonomi onarılır, halkın refah düzeyi artırılır ve adil paylaşım sağlanır. Sosyal ve ekonomik hayatın insanı merkeze alacak şekilde tekrar yapılandırılması temin edilir. Milli Görüş; doğru hak anlayışını benimsediği için toplumda barış ve kardeşlik hâkim olur. İnsan haklarına kâmil manada riayet edilir. Milli Görüş iktidarında şahsiyetli dış politika benimsenir ve Türkiye lider ülke olur.
TEMEL FARK
Mili Görüş’ü diğer zihniyetlerden ayıran yedi temel fark vardır. Bu farklar şunlardır: 1-Maneviyatsız saadet olmaz. Milli Görüş’ün önde yürüyen bayrağı “Önce Ahlâk ve Maneviyat” bayrağıdır. 2-Adil düzensiz saadet olmaz. Faizci kapitalist nizam, sömürmeyi, ezmeyi ve yok etmeyi esas alır. Milli Görüş, hayır bu haksız sistemi değiştireceğiz, Adil Düzen kuracağız dediği için öbürlerinden farklıdır. 3-Bizim medeniyetimiz diğerlerinden üstündür. İnsanlık her şeyini İslam’a borçludur. Bizim hakkı üstün tutan medeniyetimiz, Batı medeniyetinden üstündür. AB bizim peşinden koşacağımız bir medeniyet projesi olamaz. 4-Bugünkü zulüm dünyası yerine, yeni bir saadet dünyansın kurulması kaçınılmazdır. Milli Görüş’ün dışındaki işbirlikçi kadrolar; ağacın yaprağının tozunu almakla meşguller. Hâlbuki ağacın kökü bozuk, kökünden düzeltmeden bu işler düzelmez. Milli Görüş ise yeni bir saadet dünyasının kurulması için çalışmaktadır. 5-Tarihteki şerefli yerimizi almak: Tarihi bir dönüm noktasındayız. Türkiye, ırkçı emperyalizmin kölesi olmayacak, tarihteki şerefli yerini alacak. Milli Görüş; işbirlikçiliğin aksine tarihteki şerefli yerimizi almak gayesi güdüyor. 6-İşbirlikçilikle bir yere gidilmez. Lider ülke, öncü ülke olmak ancak Milli Görüş’le mümkündür. Çünkü işbirlikçiler, milletimizi ırkçı emperyalizmin kölesi yapmak istiyorlar. 7-Güncel yanılgıya aldanmamak ve tedavisi için bütün gücüyle çalışmak. Güncel yanılgı, Saadet Partisi dışındaki partilerin Milli Görüşçü bir parti zannedilmesidir. Milli Görüşçü olan bu yanılgıya düşmez ve Adil Düzen çalışmaya devam eder. Selam hidayete tabi olanlara…