Türkiye iyi yönetiliyor mu?

Abone Ol

Türkiye’de, komşularımızda ve bölgemizde, hatta bütün dünyada, işlerin yolunda olmadığını bilmeyenimiz yoktur herhalde.

Küresel sistem, herkes ve her kesim için küresel bir yük haline gelmiştir. Bu zalim sisteme eklemlenenler de öyle. Onlar da yönettikleri ülkeler için her gün ağırlığı katlanarak artan bir yük haline gelmişlerdir. 

İlk önce bu yükten kurtulmak gerekir. İyice ağırlaşan yükten kurtulmak için; herkes kendi ülkesinde gerekli değişimi gerçekleştirmelidir. Elbette ki bu değişimden kastımız, normal yollarla yapılan değişiklik, yani seçimle olan iktidar değişikliği... İlk adım bu. Sonraki adımlar da sırasıyla; ülkenin adil ve bağımsız bir yönetime kavuşturulması ve  küresel sistemi değiştirmek için kolların sıvanması.

Küresel sistemle mücadele etmek; onunla işbirliği yapmak demek değildir. Zalim sisteme teslim olmak demek hiç değildir. Hani, “Amerika’yı yeniden keşfetmek...” diye çok anlamlı bir söz vardır ya. İşte, aynı hataya düşmeden, geçmişte yapılan mücadelenin üzerine bir şeyler koyarak ilerlemek lazım. Değilse; işin sonu, zaman kaybı ve hüsran olur. 

Yanlış istikamete atılan adımlar, ülkeyi ve milleti, sadece yanlış tarafa götürmekle kalmaz; aynı zamanda ümitsizlik ve yılgınlığı da beraberinde getirir. Tabi olan insanlar; galiba bu yöntemden de iş çıkmayacak, diyerek, en hafifinden kenara çekilirler.

Aslolan, önceki yanlışları tekrar etmek değil; döne döne aynı hatayı yapmak doğru bir tercih olamaz. Doğru işler varken, doğruyu uygulamak dururken, yanlış istikamete yönelip oradan doğru tarafa geçmeyi düşünmek, insanı hayal kurmaktan ileriye götürmez.

Somut olarak durum şu:

Türkiye’nin dostları(!), müttefikleri Türkiye’yi bölmeyi, parçalamayı planlıyorlar. Bu, dün de böyle idi. Bu adamların niyetleri belli. O halde bunca zaman kaybı ne diye? Mevcut durumun iyi anlaşılabilmesi için, şu atasözünün akıldan çıkarılmaması gerekir:

“Domuzdan post gavurdan dost olmaz.” Bu söz, günümüzde yaşananlara işaret etmiyor mu? Ayrıca, “Anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az” demiş atalarımız. Bunu da hatırlatmakta yarar var.

Vakit geç olunca “Uyanın ey ahali memleket elden gidiyor” diye bağırmanın hiç bir yararı olmayacaktır. Mesele çok mühim! Her geçen gün işin ehemmiyeti daha çok artmaktadır. Bütün bu nedenlerden dolayı, insanımızın kanaati netleşmekte!

Herkes ülkenin iyi yönetilmediğinin farkında! Bir an evvel iyi bir yönetimin, yani, Milli Görüş’ün iş başına gelmesi gerekir.