Bir ismin kendisinden ziyade sizdeki çağrışımıdır asıl
olan. Kimi zaman o ismi duyunca içiniz ısınır, kimi zaman çoktandır zihninizden
kayıp giden bir kelimeye yeniden kavuşmuş gibi olursunuz. İşte onlardan bir
kaçı:
Cemil Meriç: Hiçbir kitabı gerçek anlamda okumadığımıza
bizi inandıran adam.
Mustafa Kutlu: İçimizdeki zenginlik
Hüsrev Hatemi: Aklı yazılmayı bekleyen o tek dizede kalan
şair.
Atasoy Müftüoğlu: Gündemlerin ve konjonktürlerin kafasını
karıştıramadığı yürüyen mütefekkir.
İsmail Kara: Vakti terbiye eden, sözü zaman kaygısıyla
değil hakikate olan saygısıyla serdeden Müslüman aydın.
Cihan Aktaş: İmkân değil insan için sözcüklerle samimiyet
kuran öykücü.
Şerif Aydemir: Sayesinde kanaati ve Kocamustafapaşa
semtini daha bir sevdiğim ağabey.
Ali Ural: Körün parmak uçlarını yoklayan şair.
Yıldız Ramazanoğlu: Bana biz olduğumuzu ve bizim ne
kadar büyük bir dünyayı kapsadığını öğreten; hikâyemizin hikâyecisi.
Mehmet Şevket Eygi: Sustukça yazan, yazdıkça okuyan,
okudukça konuşan, konuştukça hoşnutsuzluğu artan adam.
Belkıs İbrahimhakkıoğlu: Mutmain ve mukni şahsiyet.
İnsanın kendini zorlamadan da iyi olabileceğinin en önemli kanıtı.
Ahmet Kekeç: Biz onu severiz, o bunu bilmez. O iyi bir
öykücü olduğu için iyi şeyler bitmez.
Nuri Pakdil: Ah yine sükût suretinde söylese de bir
dinlesek.
Rasim Özdenören: Gül yetiştiren elinde gül kokusu kalan
adam.
Hasan Aycın: Çizgisini koruyan adam.
Turan Koç: Akademik yalnızlıklardan şiirli
birlikteliklere açılmayı bekleyen şair.
**** **** **** ******
Yurttan Sesler:
*Olumsuz hava koşulları sebebiyle İstanbul da okullar
valilikçe tatil edildi. Ân itibariyle yurt sathında iptal edilen uçak seferi
sayısı ise 369. Bu arada CHP Genel Başkanlığı na Kemal Kılıçdaroğlu yeniden
seçildi. Sonuç; Türkiye de her zaman olduğu gibi yine tek muhalefet hava
muhalefeti olmaya devam ediyor.
*1100 akademisyenin imzaladığı sözde barış bildirisine
tepki çığ gibi büyüyor. Öğretim elemanlarından bir kısmı gözaltına alındı.
Bazılarının üniversitedeki görevine son verildi. Sonuç: Barış çağrısı yeni
kavgaların fitilini ateşledi. Kendi insanına bu denli bigâne ve yabancı sözüm
ona aydın tipi dünyanın neresinde var Sorusu berber Halil, manav Şükrü, Kuaför
Şefika ve kapıcı İsmail tarafından yüksek sesle soruldu.
*Milli Gazete 44 yaşında. Bir insanın kemal yaşını 40
kabul ettiğimizde 44 yıl her yönüyle bir kemalat yaşı. Hiçbir iktidar gücüne ve
sermayeye dayanmaksızın neredeyse yarım asırdır istikamet üzere yayın yapmak
takdiri fazlasıyla hak ediyor. Gazetenin genç okuyucularla buluşturulması
elzem. Bu zamana kadarki süreci geçenler geçti Cancağızım süreci olarak
değerlendirirsek, bundan böyle derlenip toparlanarak, şimdi yeni şeyler
söylemek lazım safhasına geçmek gerekir. Sonuç: Yağ, şeker ve un var; bir de
bunun yanında sabun aramaya gerek yok ki! Nasıl olsa helva yapacağız.
**** **** **** ******
Şimdi Haberler:
*Ahmet Davutoğlu ndan imzacı akademisyenlere: İmzanızı
geri çekin
Diğer bir tabirle: Bu kafayı değiştirin ya da bir başka
deyişle, hatanın neresinden dönerseniz kârdır.
*13 yaşındaki Berrin TEOG sınavında istediği puanı
alamayınca intihar etti!
Bir başka deyişle TEOG sınavı bir çocuğumuzun canına mal
oldu. Eğer öğretmenler bu sınavların insan yaşamı karşısında hiçbir değeri
olmadığını anlatmıyorlarsa vebal altındadırlar. Hangi sınav sonucu bir çocuğun
ya da gencin yaşama sevincinden daha önemli değerli olabilir.