Türkiye deki idareci prototipi nasıl bir şey Yani bizim
siyasi, ekonomik, spor veya diğer herhangi bir sahadaki idarecilerimizi nasıl
tanımlayabiliriz Genel karakteri nedir Türkiye deki idarecilerin,
yöneticilerin, sorumluluk makamındakilerin
aaaEn başta gelen haslet, belki de en karakteristik
özellik her şeyi çok iyi bilmek değil mi Türkiye deki idareciler, her konuda
bilgi sahibi olmasa da fikir sahibidir. Ve bu fikirler, herhangi bir bilgiyle
desteklenmediği halde kesinlikle tenkit edilemez, en ufak bir tashihe bile
gerek duymaz.
İdarecileri tenkit etmek, onları uyarmak, yanlış
yapıyorsun demek çok büyük bir hata ve hakaret sayılır. Türk tipi idarecinin
bilmediği bir mesele, yorum yapamayacağı bir konu olmadığı gibi ortada bir
hata, yanlış, başarısızlık varsa ya bunun müsebbibi idareci değildir hiçbir
zaman. Ya dış faktörlerdir, ya yardımcı rollerdeki kimselerin yanlışıdır ya da
art niyetli birtakım kişi, kurum, kuruluşlardır.
Türk tipi idareciyi eleştirmek, iyi yola sevketmeye
girişmek onun yaşam hakkına müdahale olarak algılanır her daim. Türk tipi
idareci, her zaman insanüstü mücadelelerin, türlü çeşitlerin düşmanların
odağındadır. Türk tipi idareci, akıl, mantık, plan-programla değil; duygu,
anlık coşku, bolca motivasyonla hareket eder.
Sistem adamı değildir, çünkü Türk tipi idareci hiçbir
kurala tâbi olmaz. Yasa, kural, kaide, sistem gibi şeyler Türk tipi idarecinin
hızını kesmek için birer manidir. Türk tipi idareci, kerameti kendinden menkul
bir öngörünün, vizyonun, kariyerin insandır. Kendisini sorgulatmaz, hatadan
münezzeh olduğunu düşünür.
Türk tipi idareci, mütevazi olmayı, azla yetinmeyi,
sadeliği sevmez. Gösterişi, büyüklenmeyi, her şeyin en abartılısını sever.
Türk tipi idarecinin literatüründe başarısızlık kelimesi
yer almaz. Yer alsa da bu başkaları için söz konusu olan bir durumdur. Türk
tipi idare mantığında başarısızlık cezalandırılmaz. Hele ki, başarısızlık
tenkit konusu haline geliyorsa ödüllendirme de elzem hale dönüşür. Başarısız
addedilen bir kişiyi sahiplenmek, Türk tipi idare mantığında olmazsa olmazdır.
İş bilmeyen, işten anlamayan, hiçbir vasfı olmayan bir
kimse, Türk tipi idare mantığına göre, şayet ahbap çavuş ilişkisi olunan bir
kimseyse adama göre iş mantığı devreye sokulur. işe göre adam anlayışı,
Türk tipi idarecinin hazzetmediği bir şeydir. Ahbap çavuş ilişkisi çerçevesinde
bir göreve getirilen ve o işten hiç anlamayan bir kimse, hem yüksek maaşları
hem de bir süre sonra terfi kazanmayı hak eder bu anlayışa göre.
Türk tipi idare mantığında ahbap çavuş ilişkileri,
ehliyet ve liyakatin kat be kat üstünde yer alır. Türk tipi idare mantığına
göre, gelene ağam gidene paşam diyen kimse, işinin ehli, doğru, dürüst bir
kimseden çok daha kullanışlıdır . Ve kariye basamaklarını tırmanması da aynı
ölçüde kolaydır.
Türk tipi idarecilerde bulunan temelsiz özgüven, kendini
söylemlerde de gösterir. Adeta bir dünyaya nizamat verme edası, en
bayağısından bir hesap vermem hesap sorarım tavrıyla buluşur. Bunun sonucunda
da kurallara uymam, kuralları ben koyarım şeklinde özetlenebilecek bir durumu
önümüze koyar.
Son dönemin popüler ve bayağı Biz bitti demeden bitmez
sloganını, spor mecraından alıp siyasetçisinden bilmemnesine kadar Türk tipi
idarecilerine uygulayın. Cuk diye oturacaktır! Kof, boş ama kendini bir şey
zanneden bir kafa yapısı
İşi ehline verin kaidesinin haklılığını yaşayarak
öğrenmek de Türk halkına düşer haliyle.