Başlığa bakıp da , “Maçlar oynanıyor. Kupa da var. Hatta
hatta iki takım Avrupa Kupaları’nda yollarına devam ediyor” diyebilirsiniz.
Görünüş bu merkez. Ama ya gerçekler Futbolumuzun taaa çatısından temeline kadar işler nasıl yürüyor, ona
bakalım. Çünkü böyle bakarsak yarınlarda nelerin olabileceğini de tahmin etmek
pek güç olmayacak. Hep dedim, hep yazdım; “Her önümüzdeki yılı, sezonu yaşarken
geçen sezon işler ne kadar da iyi gidiyordu diyeceğiz” diye...
Şimdi başa dönelim.3 Temmuz vak’ası olarak adlandırdığımız
malum başlangıç, ne yazık ki, çok kızdığımız ama olması gereken Batı
standartlarında değerlendirilemedi. Daha doğrusu oralardaki gibi bir süreç
yaşayıp sona gelinemedi. Neden mi Açık ve net işin içinde ağırlıklı olarak
Fenerbahçe bulunduğundan... Şayet o takım üç büyüklerden biri olmayıp, hadi
Trabzonspor’u da ekleyelim. başka bir “Gariban” olsaydı, eski adıyla Bank Asya,
yeni adıyla PTT Ligi’nde bir sezon geçirmişti. Tabii işe karışmış diğerlerinin
de en ağır cezaları alacağı kesindi. Ama öyle olmadı doğal olarak. Buradiki
doğal kelimesi ne yazık ki Türk’ün dürüstlük ilkesine hiç yakışmıyor. Baksanıza
Gençlerbirliği’nin 30 yıllık başkanı, duayen denen İlhan Cavcav, 3 Temmuz’dan
hemen bir kaç gün sonra Kulüpler Birliği toplantısından çıkarken aynen şunları
söylemişti 70 milyona: “Aman aman Üç Büyükler’den birisi düşmesin.” İşte
aslında acı gerçek burada yatıyordu. Yani 3 Temmuz sürecinin dağ değil fare
doğuracağı buradan anlaşılmaktaydı.
Neyse devam edelim... Dönemin Federasyon başkanı Mehmet Ali
Aydınlar da, benim de bulunduğum ve sorduğum soruyla twetter’de ilk sıraya
oturduğum toplahtıda sürecin bir masal gibi geçeceğinin adeta birilerine
müjdesini veriyordu. Sonra işe UEFA müfettişi karışıyor ve böylece başımızda
Demokles’in kılıcı dolaşıyordu. Ama Metris’te insanların neden yattığının
dikkate alınmadığı da açıkça ortadaydı. Sanki yasa halt etmişti. Oysa o yasının
çıkması için içerde yatanların büyük çoğunluğu Meclis önünde de yatmışlardı.
Neyse devam edelim... Dönemin başkanı Aydınlar baktı ki
boğazında UEFA eli var, tuttu ismini bile anmak istemediğim maddede genel kurul
kararı ile bir değişiklik yapılması formülünü buldu. Buldu da genel kurulda
çoğunluğu bulamayıp istifa etti. Oysa ne güzel olacaktı. Küme düşme maddesinin
gazı alınacak yerine önce puan silme eyyamı getirilecekti
Neyse devam edelim... Yeni bir Federasyon getrilecekti
göreve... Tabii ki tereyağından kıl çeker gibi büyük olanı kurtaracak,
diğerlerine de pek dişe dokunmaz cezalarla iş bir kere daha halının altına
süpürüe Ne güzel idi... Başa gelen kim mi olacaktı Türkiye’nin ilk büyük ve en
eski kulübünü kapanma çizgisene getiren, üstelik de Avrupa Kupaları’ndan men
edilmesine kadar götüren kilşi gelecekti başa... İşte bundan daha iyi formül
olur muydu Derhal malum madde değişecek, bununla da bitimeyip abuk sabuk
maddeler eklenecekti talimatlar kitabına..Oh ne güzel gidiyordu işler.
Neyse devam edelim... Bu kadarla bitse neyse... Gençlik
yıllarında iyi de oynayabilecek eski futbolcu şimdiki Başbakanımız, tutup da
UEFA Kongresi sırasında yanında başkan Platini de varken, “Şahıslarla kulüpleri
ayrı tutmalıylız” demez mi Hoş, Platini kendi kurumlarında işin ikisinin
birden aynı potada değerlendirilerek sonuca taşındığı gerçeğini bir kere daha
açıkladı ama, Türkiye’de “BAZI KURUMLAR, KURULUŞLAR VE DE FUTBOLUN İCRAATÇI
KESİMİ” mesajı çoktan almıştı. Dolayısıyla artık küme düşme olmayacaktı. Zaten
o malum madde de ona uygun biçimde değiştiriliyordu.
Neyse devam edelim... Bu arada UEFA da sessizliğe
bürünmüştü. Dosya Disiplin Kurulu’nda idi ama, hâlâ inceleniyordu.
Şimdi bu da benden... UEFA’nın en büyük organizasyonu olan
Şampiyonlar Ligi’ne ansızın Türkiye’den bir firma 30 milyon dolarla sponsor
oluyordu. Bu arada Fenerbahçe “Şerefimiz önemlidir. Bu yüzden CAS’ta dava
açtık. Sonuna kadar gideceğiz” diyor ama, davasını yine ansızın geri çekiyordu.
Hani ne olmuştu şerefe ki Madem Aziz Bey’in mahkemede de dediği gibi
“Tertemizdiler” O zaman insan haklı bir durumda davasını çeker mi Madem sizi
Şampiyonlar Ligi’nin dışına attılar,
tertemiz de olduğunuza göre size karşı komplo kuranların canına neden okumaya
kalkışmadınız
İşte buradan baktığınızda, Türkiye’deki bütün kulüplerin
karnının, başının zonk zonk ağrıdığı bir gerçek değil mi Artık buna ilaç
bulmak çok zordur. Bekleyin ikinci yarıyı neler olacak neler...