Hayatın çocuğa değen taraflarına bakmak insana yaşama gücü veriyor. İnsan hem kendi güzellik kaynağına eğilerek hem de hâlihazırdaki güzellikleri yaşayarak sonsuz bir iyilik tutamağı kendiliğinden hayata katışıyor. İnsanın, geçmişindeki iyilikler bahçesidir çocukluk. Her insanda o sonsuz bahçeden bir atmosfer vardır. Kimi insan o atmosferi karartırken kimi de hayatı boyunca masmavi sürdürüyor. Bir insana iyi insan diyorsak o insanın yaşamına çocukluk atmosferi yön verdiği içindir. Çocukluk yanı hayatına yön veren insanlar maviliği sürdüren insanlardır. İnsanın insan kalması çocukluk dünyasını yaşatmasıyla mümkündür. Atmosferi karartan insanlar önce kendi çocukluğunu öldürüyor sonra da dünyadaki iyilik ve güzellikleri.
Ülkemizde çocuğa verilen önemin tartışmalı bir durum arz etmesi, hayata eskimeyen çocukluğuyla bakışa verilen önemin tartışmalı olmasından kaynaklanıyor. Yetişkin dünyasında eskimemiş çocukluk gün güne azalıyor. Çocukluk dünyasını eskitenlere yetişkin denir desek, yetişkinleri kızdırır mıyız acaba Dünyada iyilik ve güzelliklerin azalması, biraz da, yetişkinlerin geçmişindeki iyilikler bahçesini sürdürmüyor oluşundan kaynaklanıyor.
Türk edebiyatı, geçmişindeki iyilik bahçesini sürdüren şair ve yazarların eserlerinden müteşekkildir dersek itiraz eden olmaz herhalde. Edebiyatımızda çocuk ve çocukluk konusu sık gündeme gelmiş bir konudur. Türk edebiyatında, edebiyatın bütün şubelerini düşünerek söylediğimizde çocuk ve çocukluk, hep gündemdedir. Şairler, ebedi ülke olan çocukluklarından, oradan yazıyorlar. Romancılar ve hikâyeciler de…
Türkiye’de çocuk meselelerine ilgi ve çocuk edebiyatı denince akla ilk gelen isim hiç şüphesiz Mustafa Ruhi Şirin’dir. Türk çocuk şiirinin usta şairi Mustafa Ruhi Şirin editörlüğünde Türk Dili dergisinin 756. sayısı Çocuk ve İlk Gençlik Edebiyatı Özel Sayısı olarak yayımlandı. Genel Yayın Yönetmeni Mustafa S. Kaçalin ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali Karaçalı yönetiminde yayımlanan Türk Dili’nin bu özel sayısı, yetkin içerik ve 888 sayfa hacmiyle Türk edebiyatında bir ilktir. Özenle hazırlanmış devasa sayıda, çocuk edebiyatının bütün konuları bütün tarafların katkılarıyla ele alınarak Türkiye’de çocuğun konumu ve yazın dünyasındaki yeri etraflıca gösteriliyor. Çocuk edebiyatının hem meydana getiricileri hem de bu edebiyatın oluşmasına olanak sağlayan taraflarının bir arada yer alması sanıyorum edebiyatımızda nadir bir durumdur. Daha açık deyişle; çocuk kitabı yazarlarının yazıları ve çocuk kitabı çizerlerinin çizgi ve resimleri yer aldığı gibi çocuk kitabı yayıncıları ve dahası bizzat çocuklar yer alarak konunun öznesi konunun içeriğiyle birlikte konuyu anlatmada özne oluyor. Bunlarla birlikte, çocuk edebiyatı alanında henüz bir eser yayımlamamış (çocuk şiirlerinden oluşan bir dosyamın olduğunu kimseye söylemiyorum) şair ve yazarların yazıları çocuğa bakışı göstermesi açısından önem arz ediyor.
Türk Dili dergisi Çocuk ve İlk Gençlik Edebiyatı Özel Sayısı birbirinden değerli yazılarla çocuk edebiyatına kalıcı ayna tutuyor. Çocukların görüşleri, kitap okuma bağlamında geleceğe güvenle bakmamızı sağlayacak nitelikte. Çocuklarla yapılan söyleşiler ise gülümsetiyor. Bu dev eserde; Ahmet Efe, Atakan Yavuz, Aytül Akal, Betül Tarıman, Cafer Keklikçi, Cihan Aktaş, Fatih Erdoğan, Feyza Hepçilingirler, Görkem Yeltan, Gülten Dayıoğlu, Haydar Ergülen, İnci Enginün, Mavisel Yener, Mehmet Aycı, Mevlana İdris, Murat Batmankaya, Mustafa Kutlu, Mustafa Ruhi Şirin, Necati Mert, Salih Mercanoğlu, Selçuk Küpçük, Şeref Bilsel, Tacettin Şimşek, Üzeyir Gündüz, Veysel Çolak, Vural Kaya ve Yalvaç Ural gibi birçok değerli ve önemli isimin yazı ve söyleşileri var.
Bundan böyle çocuk edebiyatı deyince Türk Dili dergisi mutlaka hatırlanacaktır. Her okur yazarın kütüphanesinde bulunması gereken bir eser.