Sağlık

Türk bilim insanlarından tıpta ‘Mikro’ devrim! Mikro tüyler, geleceğin dünyasına nasıl yön verecek? Biyomedikal teknolojilerde yeni bir dönem

İnsan vücudunun temizlik sisteminden ilham alan mikro tüyler, geleceğin tıbbi cihazlarına yön verecek…

Abone Ol

Bilim dünyası sınır tanımıyor…

Gün geçmiyor ki yeni bir aşama kaydedilmesin!

Gün geçmiyor ki yeni bir buluş ortaya çıkmasın!

Gün geçmiyor ki insan hayatını kolay kılan yeni teknolojiler icad edilmesin!

Önce bir yeni teknoloji ile ilgili bazı özet bilgileri verelim, sonrasında bu yeni gelişmenin ayrıntılarına geçelim…

1) İnsan vücudunun temizlik sisteminden ilham alan mikro tüyler, geleceğin tıbbi cihazlarına yön verecek…

2) Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sitti’nin Nature’da yayımlanan çalışması, biyomedikal teknolojilerde yeni bir dönemin kapısını aralıyor

3) Prof. Sitti: “Dünyanın sayılı mikro teknoloji merkezlerinden biri olacağız”

AKCİĞERLERDEKİ HAVAYI TEMİZLEYEN DOĞAL MEKANİZMA!

İnsan vücudunun doğal savunma ve temizlik mekanizmaları, Türk bilim insanlarının eliyle geleceğin yüksek teknolojili tıbbi cihazlarına dönüştü.

Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Sitti liderliğinde gerçekleştirilen ve bilim dünyasının en saygın dergilerinden Nature’da yayımlanan araştırma, biyomedikal teknolojilerde yeni bir dönemin kapısını aralıyor.

Yükseköğretim Kurulunun "nitelikli yayın ve öncelikli alan" vizyonu kapsamında yürütülen çalışma, insan vücudunun derinliklerinde hayati bir görevi yerine getiren mikroskobik tüylerden (cilia) ilham alıyor.

Akciğerlerdeki havayı temizleyen, hücreler arası sıvı akışını yöneten bu doğal mekanizma, Prof. Dr. Sitti ve ekibi tarafından laboratuvar ortamında yeniden tasarlandı.

Hidrojel tabanlı sentetik malzemelerden üretilen bu yapay mikro tüyler, düşük voltajlı elektriksel uyarılarla tıpkı gerçek biyolojik sistemler gibi hareket edebiliyor.

TIBBİ CİHAZLARDA BİR "BEYİN" GÖREVİ GÖRMESİ BEKLENİYOR

Geliştirilen bu sistemin tıbbi cihazlarda bir "beyin" görevi görmesi bekleniyor. Prof. Dr. Metin Sitti, çalışmanın pratik hayata yansımalarını şu sözlerle özetledi:

“İnsan vücudundaki doğal mikro tüylerin sıvıları yönlendirme ve yabancı maddeleri uzaklaştırma prensibini mühendislik yöntemlerine uyarladık. Bu teknoloji sayesinde, hastalıkların teşhisinde kullanılan tanı çiplerini çok daha hareketli ve aktif sistemlere dönüştürebileceğiz. Özellikle biyomedikal cihazlarda sıvıların ve nesnelerin hassas kontrolü, tanı ve tedavi süreçlerini bir sonraki evreye taşıyacak.”

TÜP BEBEKTEN GİYİLEBİLİR TEKNOLOJİYE GENİŞ UYGULAMA ALANI

Çalışma sadece teşhisle sınırlı kalmayıp, üreme teknolojileri ve günlük yaşam konforunda da çığır açmaya hazırlanıyor.

Vücuttaki doğal döllenme sisteminin de benzer mikro tüylerle çalıştığını vurgulayan Sitti, "Döllenmenin çok daha doğal ve sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesini sağlayacak yeni nesil sıvı çip sistemleri yaratabileceğiz." dedi. Ayrıca bu teknolojinin, vücut içine yerleştirilen implantlardan akıllı giyilebilir sistemlere kadar geniş bir uygulama alanı bulunuyor.

PROF. DR. METİN SİTTİ KİMDİR?

Metin Sitti, Almanya’daki Max Planck Topluluğu’nun şu anki tek Türk üyesidir ve bu topluluğun Akıllı Sistemler Enstitüsü’nde 2014 yılının sonbaharından itibaren direktör olarak çalışmaktadır.

Araştırmaları, tıbbi mikro-robotlar, doğadan esinlenen minyatür hareketli robotlar ve yeni malzemeler, yumuşak minyatür robotlar, fiziksel akıllılık ve mikro/nano-robotik da dahil olmak üzere, robotik ve akıllı sistemler bünyesindeki çok çeşitli çalışma konularını kapsamaktadır.

Lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi’nin elektrik-elektronik mühendisliği bölümünde 1992 yılında tamamladıktan sonra yine aynı bölümden yüksek lisans derecesini 1994 yılında almıştır.

Doktora araştırmalarını Japonya’da Tokyo Üniversitesi’nin Elektrik Mühendisliği Bölümü’nde 1999 yılında tamamlamıştır.

ABD’de University of California at Berkeley’de doktora sonrası araştırıcı ve öğretim üyesi olarak 1999-2002 yılları arasında çalışmıştır.

2002-2014 yılları arasında yine ABD’deki Carnegie Mellon Üniversitesi’ndeki Robotik Enstitüsü’nde ve Makina Mühendisliği Bölümü’nde profesör olarak araştırmalarına devam etmiştir.

2011-2012 yılları arasında Harvard Üniversitesi, EPFL ve Sorbonne Üniversitesi’nde ziyaretçi profesörlük yapmıştır.

Şu an, kısmi zamanlı yan akademik görevler olarak, Koç Üniversitesi’nde Tıp ve Mühendislik fakültelerinde profesör, Carnegie Mellon Üniversitesi’nde seçkin profesör ve Stuttgart Üniversitesi’nde onursal profesör olarak görev yapmaktadır.

ARAŞTIRMA ALANLARI

Küçük ölçekli mobil robotik, Physical intelligence, Tıbbi minyatür robotlar ve cihazlar, Biyo-ilhamlı ve biyo-hibrit mikrorobotlar, Robotik mikro/nanomalzemeler

ÖDÜLLER

2020,

Yılın Bilimde Çığır Açan Buluşu Ödülü

2018,

Koç Üniversitesi Rahmi M. Koç Bilim Madalyası Sahibi

2014,

IEEE/ASME En İyi Mekatronik Makale Ödülü

2013 - 2012,

World RoboCup Micro-Robotics yarışmasında birincilik ödülü

2011,

SPIE Nanoengineering Pioneer Ödülü

2005,

National Science Foundation Career Ödülü

2004,

IEEE Robotics and Biomimetics Konferansı’nda En İyi Biomimetik Makale Ödülü