Devasa kral ve tanrı heykellerinin arasında güneşin batışını izlemek için gelen turistlerden bazıları sulu boyalarıyla tanrı heykellerin resimlerini yapmaya çalışırken, bazıları da güneşin batışını izleyip hatıra fotoğrafı çektiriyor.

Ramazan Bayramı süresince düzenlenen GAP turları kapsamında Adıyaman‘a gelen yerli ve yabancı turistler, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi‘nde yer alan Nemrut Dağı‘na akın etti. GAP turları kapsamında uçakla Adana‘ya gelen yerli ve yabancı turistler, Gaziantep, Zeugma Antik Kenti, Kahramanmaraş, Adıyaman Nemrut Dağı ve diğer ören yerleri ziyaret ediyor, Şanlıurfa Balıklı Göl, Harran, Diyarbakır ve Mardin‘deki tarihi ve turistik zenginlikleri yakından görme imkanı buluyor. Bu arada bölgede otellerin doluluk oranı yüzde 100‘lere ulaştı.

Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Almanya, Fransa ve Japonya‘dan gelen yerli ve yabancı turistler tur duraklarından biri olan Adıyaman‘da Commagene Krallığı‘na ait Karakuş Tepesi, Tarihi Cendere Köprüsü ve Arsemia ören yerlerini gezdikten sonra güneşin batışını izlemek için Nemrut Dağı‘na çıkıyor.

Zirvenin eteklerinde bulunan kafeteryaya kadar araçlarla gelen turistlerden yaşlı olanlar ve yabancılar, zorlu tırmanışı katır sırtında gerçekleştirmeyi tercih ederken, bu tırmanış sırasında renkli görüntüler yaşanıyor.

Devasa kral ve tanrı heykellerinin arasında güneşin batışını izlemek için gelen turistlerden bazıları sulu boyalarıyla tanrı heykellerin resimlerini yapmaya çalışırken, bazıları da güneşin batışını izleyip hatıra fotoğrafı çektiriyor.

Alman Maria Bodes, yaptığı açıklamada, Adana, Gaziantep, Şanlıurfa ve Mardin‘i ziyaretlerinin ardından güneşin doğuşu ve batışını izlemek için Nemrut Dağına geldiğini ve ilk kez katıra binerek zirveye tırmandığını belirterek, Nemrut Dağı‘na hayran kaldığını söyledi.

Bodes, ‘‘Geçmişte bu heykeller nasıl yapıldı ve buralara nasıl çıkarıldı bilmiyorum ama Nemrut çok güzel bir yer. İlk kez katıra bindim ama hiç korkmadım. Aslında zirveye yürüyerek de çıkabilirdim ama buradaki insanlar para kazansın ve katırlarda boş boş oturmasın istedim ve tırmanışı katırlarla gerçekleştirdim. Nemrut çok güzel, Türkiye çok güzel‘‘ dedi.

Yıldızların altında sabahladılar

İlk kez 1973 yılının eylül ayında Nemrut Dağı‘na geldiğini belirten Alman turist Peter Hann ise şöyle konuştu:

‘‘Geçmişte geldiğimde yollar çok kötüydü. O zaman kız arkadaşım ve iki Fransız arkadaşımla geldim Nemrut Dağı‘na. Arabamla geldim ama jandarma bize bu arabalarla dağa çıkamayacağımı söyledi. Sonrada arabadaki bütün yükümüzü bırakmamız kaydı ile bizi dağa gönderdi. Buraya kadar geldik heykellerin arasında Samanyolu yıldızlarının altında geceledik. Sanki bizlere dokunacak kadar yakınlardı. 37 yıl sonra buraya yeniden gelmek beni çok mutlu etti. Birazda üzüldüm çünkü buraya geldiğimde benim 37 yıl daha yaşlandığımı hissettim ve güldüm. Burada olmak beni çok gururlandırıyor ve çok mutlu ediyor. Anadolu‘yu gezdim ve insanlarını çok beğendim. Ben ve bütün arkadaşlarım adına da çok seviniyorum burada olmaktan.‘‘

Doğu‘da gezilip görülecek müthiş zenginlikler var

İzmirli Ayten Candoğan da Adıyaman‘ın doğasının çok güzel olduğunu ifade etti. Candoğan, ziyaretten duyduğu memnuniyeti şöyle dile getirdi: ‘‘Ben herkesin Doğu‘ya gelmesini ve buraları görmelerini tavsiye ediyorum. Türkiye sadece Ankara, İstanbul ya da İzmir‘den ibaret değil. Önemli olan buraya gelip buradaki havayı solumak, buradaki insanların düşüncelerine değer vermek. Gözlerimiz kapalı hiçbir şeyin farkına varamayız. Sadece buraları görmek, bilmek ve yaşamak lazım çünkü Nemrut Dağı‘nda olmak muhteşem bir duygu. Çok farklı bir heyecan çok farklı bir güzellik var. Herkesi Nemrut Dağı‘nı görmeye davet ediyorum.‘‘

Nemrut dağına ilk kez geldiğini belirten İzmirli Fahri Alpaslan ise Dünyada birçok ülkeyi ve Türkiye‘nin büyük bir bölümünü gördüğünü ancak Güneydoğu Anadolu‘ya geldikten sonra bir takım değer ölçülerinin değiştiğini söyledi. Alpaslan şöyle konuştu: ‘‘Ekonomik ve siyasal anlamda bakışım buraları gördükten sonra çok değişti. Bu sahada gerçek manada bir yargıya varmak ve söz sahibi olabilmek için mutlaka buraları görmek gerektiği kanaatindeyim. Nemrut Dağı‘nda güneşin doğuşunun önemli olduğunu duyardık ama biz bugün güneşin batışını izledik ve o daha şahane bir olay. Buradaki tarihi güzellikleri ve zenginlikleri bütün ihmalimize rağmen muhafaza ettikleri için emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Bir ülke yalnız sanayisi ile değil tarihiyle, kökleriyle ayakta durabilir diye düşünüyorum. Şartlar ne olursa olsun Güneydoğu Anadolu‘nun anlatıldığı gibi dramatize edildiği gibi olmadığını gördük.‘‘

Kemah‘a hayran kaldılar

Kemah Kaymakamlığı ve Kemah Belediyesi‘nin işbirliği ile gerçekleştirilen, Kemah‘ın tarihsel, kültürel ve tabii güzelliklerini tanıtım faaliyetleri kapsamında 25 kişilik yabancı turist kafilesi Kemah‘ı ziyaret etti. Karasu vadisi ve Tanasur kanyonunun eşsiz güzelliği ile hayrete düşen kafile, doğal büyüklük bakımından dünyada ikinci sırada olan Kemah Kalesi‘nden gördükleri manzaraya hayran kaldılar ve bol resim çektiler. Konuyla ilgili olarak bir açıklama yapan İlçe Kaymakamı Gökmen Çiçek; Kemah‘ın bir turizm kenti olması için tüm imkânları seferber edeceklerini ve yeterli potansiyele sahip olan Kemah‘ı turizmde hak ettiği noktaya taşıyacaklarını belirterek, bu organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.

Abdurrahman Gazi Türbesi‘ne ziyaretçi akını

Bitlis‘in  Ahlat ilçesinde bulunan ve Hazreti Muhammed‘in (S.A.V) sancaktarı Muaz Bin Cebel‘in oğlu olan Abdurrahman Gazi‘nin türbesi Ramazan‘da olduğu gibi bayram süresince de ziyaretçi akınına uğradı.

İlçenin Tunus Mahallesi‘nde bulunun türbenin Ramazan ayında yaşadığı yoğun ziyaretçi akını bayramda da sürüyor. Türbeye ilçe halkının yanı sıra çevre il ve ilçelerden gelen ziyaretçilerde büyük ilgi gösteriyor. Sahabe kabrini ziyaret etmenin hazzını aldıklarını belirten vatandaşlar, Kur‘an-ı Kerim okuyup bol bol dua ediyor.

Türbede, Hz. Ömer döneminde İyaz Bin Ganem komutasındaki İslam ordusu ile Doğu Anadolu‘ya sefere çıkan Hazreti Muhammed‘in (S.A.V) sancaktarı Muaz Bin Cebel‘in oğlu Abdurrahman Gazi yatmaktadır. Abdurrahman Gazi, Ahlat‘ın ele geçirilmesi sırasında şehit düşer ve şehit olduğu yerde türbesi yapılır. Türbeye çevre il ve ilçelerden de yoğun bir ilgi olduğu gözlenmektedir.

Muhabir: Haber Merkezi