Önce Millî Gazete…
Birinci sayfa anonslarımızda öne çıkan “Sporu da bizden
takip edin” cümlesi geniş bir anlam ihtiva ediyor…
Kendine güveni…
İşinin hakkını veren bir ekip ruhunu…
“Siyasetin, dış politikanın en ince kıvrımlarına vakıfız”ı
barındırıyor bu cümle…
Sayfalar dolusu demeçlerin içine gizlenmiş “bir cümlelik
ince mesaj”dan manşetler çıkartan ve ses getiren bir dikkate sahibiz mesajı
veriliyor bu cümle ile…
Bu cümlede, ‘eli kalem tutan herkes yönünü Batı’ya çevirse
de biz din kardeşlerimizin dertleriyle dertleniriz’ mesajı da veriliyor…
Velhasıl bu çatı altında artık çıta yükseldi.
“Bu konuda bugün
Millî Gazete ne demiştir” diye merak edenlerin sayısı gün be gün artıyor…
“40 yıllık bir temel” üzerinde dinamik bir yapı var..
Gazetenin mutfağında “90 dakika sahada formasının hakkını
veren ” bir ekip var…
Medya dünyasının her alanında varlığımızı hissettiriyoruz...
İnternet medyasına sağlam bir giriş yapan milligazete.com.tr daha ilk günlerden
büyük bir boşluğu doldurdu.
Elhamdülillah “aile büyüyor, bereketleniyor…”
…ve spor…
Millî Gazete ailesinin büyük bir kısmı siyaset ve dış
politika ile hemhal olan insanlar…
Durum böyleyken aile bireyleri arasında spora ilgi
duyanların sayısı hiç de azımsanmayacak oranda..
Bu alanda da sesimiz daha gür çıksın istedik…
Gayretimiz bu yüzdendir…
Transfer çözüm olsaydı…
İlk devre bitti, devre arası transfer sezonu başladı…
İsimler havada uçuşuyor.
Fenerbahçe “Belhanda” ismine yoğunlaşmış durumda… Faslı
yıldızın forma giydiği Montpellier Kulübünün Başkanı 15 milyon avrodan aşağı
inmiyor..
Fatih Terim’in hayallerini ise Sneijder süslüyor…
Hollandalı için resmi teklif de yapıldı.
İnter’de 6 milyon avro + 1 milyon avro da bonusla birlikte 7
milyon avro alıyor..
Bonservisi ise 10 milyon avro civarlarında..
Hedefteki isimleri bir kenara not edip iki takımın ligdeki
durumuna göz atalım.
Galatasaray 33 puanla lider…
Peşinde Beşiktaş var 30 puanda…
Arada 3 puanlık fark var…
26 Ağustos akşamı İnönü’deki hakem skandalı olmasa Samet
Aybaba’nın talebeleri 17. haftanın sonunda zirvede olacaklardı.
Terazinin bir kefesine Samet hocanın elindeki kadroyu koyun
diğerine de Fatih hocanın kadrosunu… Bir de puan sıralamasındaki görüntüye
bakın…
Büyük paralara verilen Hamit, Amrabat, Cris gibi isimlerden
bir türlü beklenen verim alınamadı.
“Sezon sonu görüşürüz” der gibisiniz ama Fatih Hoca bu
kadroyla şampiyon olamazsa o koltukta oturması da pek mümkün gözükmüyor..
Sarı Kırmızılıların bu ligde teknik direktörsüz de şampiyon
olmuşlukları vardır…
Bakınız 2007-2008 sezonu…
Fenerbahçe’de ise herkes bir panik içerisinde…
Lider Galatasaray’dan 6 puan, ikinci Beşiktaş ve üçüncü
Antalyaspor’dan 3 puan fark yenmiş durumda…
Galatasaray’ı bir kenara ayıracak olursak üstündeki
takımlara bakıyoruz bir de Fenerbahçe’nin kadro kalitesine… Arada fersah fersah
fark var.
10 milyon avroluk Meireles, 7 milyon avroluk Krasiç ilk yarı
takıma ne katkı verdi..
FİFA’dan “yılın golü” ödülünü alan Stoch, 18’de zor yer
alıyor.
Liglerimizin en pahalı yerli ismi Mehmet Topuz ve Kuyt’ın
geriye gidişlerini de saymıyorum dahi..
Bu tabloya bakınca taraftarların transfer beklentisini
anlayabiliyorum ama büyük hayaller kurmamaları gerektiğini de hatırlatmadan
edemeyeceğim..
Aslında bu yazının ana teması Mehmet Özdilek ve Samet Aybaba
olmalıydı…
Artık kısmet başka yazılara…