Transfer dediğin!

Abone Ol

1- Hiç kuşkusuz bu aylarda en çok takip edilen haberler

transferlerle ilgili olanlarıdır. Hoş bizim spor medyasının bu sürede salladığı

transfer haberleri gerçekleşenlerin yüz katıdır ama okur parayı basıp gazeteyi

alıyorsa o da onun sorunudur.

Şimdi buradan hareketle biz gerçekleşenlere bakalım.

Hemen başta Fenerbahçe nin basketbol takımının başına getirdiği Obradoviç,

bence bu sezonun en flaş işidir. Hatta öylesine ki, birileri tutup da

Ronaldinho palavrasını gerçekleştirse bile... Obradoviç, Avrupa haritası

üzerinde basketbolda en birinci hocadır. Euroleague in son kupasında yoktu,

ondan öncekini de kaybetti ama yine de bana göre birinci sınıf hocadır. Oyun

içi taktik geliştirmesi, elindeki kapasiteyi kenarda unutmadan kullanması,

maça, rakibe göre değişik hamleler yapabilmesi onu büyütmüştür. Bravo

Fenerbahçe demek gerekir. Tabii ki önce basketbol şubesinin sorumlularını

kutlamak gerekir.

2- Galatasaray da basketbolda daha da büyümek adına

önemli işler yapıyor. Efes ten Sinan Güler i kapmak, her oyuna savunma kilidi

ile birlikte çabukluk ve sertlik getirmektir. Ayrıca yeni hamleler de kapıda.

Anlaşılan o ki bu sezon basketbolda da müthiş bir ezeli rekabet olacak. Tabii

tribündeki canavarlar bırakırsa...

3- Beşiktaş ın Biliç transferi her ne kadar fiyakalı gibi

görünüyorsa da, bu hocanın Avrupa Futbol Şampiyonası sonrası her hangi bir

olumlu icraatının olmaması yüzünden biraz ürkütüyor. Ancak yabancı hoca

alımları sanki bir yasa gibi işliyorsa bu ülkede, şimdilik diyecek yok. Ancak

ne var ki, bir yerli, hem de o hallerde Beşiktaş ı üçüncü yapmışsa, Biliç in

işi gerçekten de zordur.

4- Şimdiye kadar yapılan transferleri pek gündeme

getirmedim. Onların hepsini sezon başlarken bir bir inceleriz. Ancak

Kasımpaşa nın sezona inanılmaz boyuttaki transferlerle girecek olması umarım

tepedeki aday sayısını arttıracaktır. Tabii ki Şota nın strateji zafiyetini

geliştirmesi kaydıyla...

5- Bir de iç karartan kısmı var bu işin. Galatasaray da

ben bu satırları yazarken Melo nun durumu, Fenerbahçe de Krasiç, Yobo gibi

isimlerin akıbeti cidden kulüplere dert olacak gibi...

6- Son ve önemli bir paragrafla bitireyim. Semih Şentürk

meselesi konu... Bir futbolcu kendini bu kadar ezdirirse sonu böyle olur.

Defalarca yazdım ve söyledim. Semih, Kadıköy den ayrılmak istemediği için

kendini ezdiriyor diye... Sen son dakikalarda oyuna girip gol kralı olacaksın,

nöbetçi golcü unvanı ile girdiğin her maçı çevireceksin ve alınan bütün

fasaryaların yedeği olacaksın. Yahu insan bir gün çıkar, Yahu beyler, ben neyim.

O zaman bırakın gideyim der. Kim bilir belki de birileri ayıp ediyoruz galiba

deyip formayı uzatırdı. Semih Şentürk olayı bir ibret vesikasıdır.