Trafikte bir kısım sürücülerin kural tanımazlığı toplumun genel şikâyeti haline gelmişti. Tepki giderek büyüyünce, bununla da kalmayıp kazalar bir felaket halini almaya başlayınca hükümet harekete geçti. Bunun ilk adımı olarak trafikte denetlemeler ciddi bir şekilde arttı. Bir süre öncesine kadar evden işe gelene kadar çoğu zaman tek bir kontrol söz konusu değilken şimdi en azından iki yerde kontrol söz konusu. Kontroller sadece karadan değil, aynı anda havadan da yapılıyor. Kural ihlali yapanlara cezaları kesiliyor. Hemen belirteyim ki bu tür kontrollerden şikâyetçi değilim. Kurallara uymayı prensip edinmiş tüm sürücüler içinde kontrollerin sıklaşması sıkıntı değil hatta rahatlık sebebi. Ancak, ipin ucunun kaçırılması toplumda bir bıkkınlığa da yol açmamalıdır.
Bu noktada dikkat çekmeye çalışacağım bazı hususlar var. Büyük şehirlerde özellikle dolmuş şoförlerinin çok fazla kural ihlali yaptığı, istedikleri her yerde durup kalktıkları, bir sefer fazla yapmak adına ışık ihlalinden şerit ihlaline kadar pek çok kuralı çiğnedikleri biliniyor. Ancak trafik kontrolleri söz konusu olunca dolmuşlar için ilk akla gelen ayakta yolcu alıp almadıkları oluyor. Hâlbuki ayakta yolcu almayan sürücünün kalmadığını söylemek yanlış olmaz. Ancak, ayakta yolcu almak yasal olarak suç ise oturacak yer olmadığını göre göre dolmuşa binenler de kural ihlali yapmıyor mu? Yani sürücü gibi yolcular da ihlal etmiş olmuyor mu? Bunu söylerken sürücü ile birlikte yolcuya da ceza kesilmesini istiyor değilim. Çünkü bir an evvel işine yetişmek isteyen yolcular önlerine gelen minibüsün içine bakmadan atlıyorlar. Yani bir bakıma yolcular da sıkış sıkış ayakta gitmek için kendilerini minibüse binmeye mecbur hissediyorlar. Böyle olunca toplu taşımadaki araç yetersizliği söz konusu oluyor. Gerek belediye otobüsleri, gerek halk otobüsleri yeterli olmuyor demektir. Öte yandan belediye ve halk otobüslerine ayakta yolcu alma serbest iken dolmuşlarda niçin yasaktır? Bunun da mantıki bir izahı olmalı. Tekrar ediyorum dolmuşlar istedikler kadar ayakta yolcu alsınlar, bu serbest bırakılsın diyor değilim. Derdim ortada bir sorun varsa bu sorunu ortadan kaldıracak tedbirlerin birlikte alınmasına dikkat çekmek.
Bir başka hususa daha dikkat çekmek istiyorum. Ankara’da 60 yılı aşkın bir süreden beri bulunuyorum. Dolmuşlar ilk sefere çıktıklarında yolcu alıp indirmeleri için belli noktalarda duraklar vardı ve dolmuşçular aynen belediye otobüslerinde olduğu gibi durak harici yolcu alıp indiremezlerdi. Ama zamanla bu duraklar kalktı. Yani dolmuş durakları iptal edildi ama otobüs durakları varlığını sürdürüyor. Yani, belediye otobüslerine göre dolmuşlara daha bir kolaylık sağlanmış oldu. Böyle olunca da dolmuş şoförleri güzergâhlarındaki her noktada yolcu indirip alabiliyor. Bu ise şehir trafiğini alt-üst ediyor. Yani esas sorun dolmuşların ayakta yolcu almasından ziyade her yerde durup kalkabilmeleridir. Bu durum yolcuların da işine geliyor. Söz gelimi seyir halinde bir yolcu inecek var dediğinde şoför durup yolcuyu indiriyor. Tam hareket ettiğinde çoğu zaman en fazla 50 metre gitmeden bir başka yolcu inecek var diye sesleniyor. Bu ise sağlıklı bir iş değil.
Bu bakımdan öncelikli olarak dolmuş duraklarının ya yeniden oluşturulması ya da otobüs durakları zamanla dolmuşlar için de durak haline getirilip durak harici otobüslerde olduğu gibi dolmuşların da yolcu alıp indirmeleri yasaklanmalıdır. Aksi halde ayakta yolcu alınmasını engelleyerek soruna çözüm bulunamaz. Kaldı ki, ayakta yolcu alınmasının ana sebebi araçların yetersizliğidir. Özellikle belli saatlerde ister istemez bir yığılma oluyor. Bunun için bir yandan belediye ve halk otobüslerinin sefer sayısı artırılırken, öbür taraftan trafikteki dolmuşların sayısını artırmak da mümkündür. Ancak, bu durum ortaya çıkmış hat bedellerini düşüreceği için buna da dolmuş sahipleri karşı çıkacaklardır. Kısacası, bir takım sorunları palyatif ve özellikle de cezaları artırarak çözüm bulmak mümkün olmayacaktır.