TÖVBE GÜNAHIN CİNSİNDEN OLUR

Abone Ol

Tövbe günahın cinsinden olur.

İçki müptelası olan biri tövbe ettiğinde yalnız bırakmakla kalmayacak ve kimleri içkiye alıştırmışsa onları da içkiden uzaklaştırmaya çalışacak.

Ateist, gâvur bir adam, kimleri inkârcı yapmışsa onların imana gelmesi için gayret gösterecek.

Köşe yazarı yaptığı yanlışları yine aynı köşeden doğrusunu söyleyerek yapacak.

Yoksa onlar o kötülüğü yaptığı sürece o kötülüğü aşılayanın amel defteri karalanmaya devam eder.

Daha önce bu sütunlarda, ateist bir öğretmenin iman ettikten sonra okuluna gidip okuttuğu öğrencilerin isimlerini tespit ettikten sonra onları arayıp, bulup o günlerde söylediklerinin yanlış olduğunu anlatmaya çalıştığını yazmıştım.

Onun tövbesi de böyle.

Birçok yanlışa imza atan Hasan Ali Yücel, tövbesini günahın cinsinden yapmaya eğitimle yanlışlarını düzeltmeye gücü yetmemiş ama 1954 yılında tövbesini “Allah Bir” isimli şiir kitabında şöyle dile getirir:

“...

Hiçten düzülüp yapılma bir put,

Hiçlikler için tapılma bir put.

Allahsıza hiçlik oldu Allah,

Varlıktan edince gönlü ikrah.

İmansızlık bir ayrı iman,

İnkâr ile sarsılır mı Rahman

Zaten, yoksan nedir bu inkâr

İnkâr edenin içinde ikrar.

...

Hürriyetsiz ibadet olmaz,

Hürriyetsiz diyanet olmaz.

Allah’ına bağlanınca kullar,

Birden açılır önünde yollar.

Hürriyete yaklaşır içinden,

Tevhide varır bu yolda dinden.

İmana yakışmıyor esaret,

Hür olmadadır bütün selâmet.

İslâmiyet bu kurtuluştur,

Hürriyeti dinde bir buluştur.

Feyz aldım onun hakikatinden,

Kurtuldum esirlik afetinden.

Kurtuldum, evet, kesildi bağlar;

Daldım denize kopunca ağlar.

Kalbimde sükûn, huzura vardım;

Zulmet bitiverdi, nura vardım.

Erdim tevhide ben gönülden,

Hamdolsun, hür bir insanım ben.

İkbalimmiş gözümde perde,

Bir başka hava esince serde,

Düştüm de uyandım uykulardan,

Sıyrıldım o sahte kaygulardan.

Oldum yücelikten öyle âzâd,

Etmem o zamanı ben şimdi yâd.

Hiç kalmadı yükselişte meylim,

Alçakta duran her işte meylim.

Bıktım kula kulluk eylemekten,

Her hırsı çıkarmışım yürekten.

Bağsız kişiyim, bağımsız oldum;

Hürriyeti ben bu yolda buldum.

Bir ayrı siyaset ettim icat;

Hiç istemeyip de kuldan imdat

Takdirimi sade Hakk’a verdim,

Gördüm ki bununla bitti derdim.”

Sultanahmet Camii’nde halka Allah huzurunda boyun eğme eğitimi veren, kendisi ise dışarıda başkalarının önünde eğilen ve Kur’an’ı Kerim’i Türkçe okumak zorunda kalan Sadettin Kaynak ise tövbesini:

“Ne yaptım kendimi nasıl aldattım,

Elimle ruhumu ateşe attım,

Kırdım o ince kalbi gönlümü ele sattım aaah aaahhh.

Çileli bülbül gibi dilimle derde çattım,

Bin ıstırap yarattım,

Değiştim dikeni nazlı gülümde.

Taptığım mihrabı yıktım elimle

Vefasızlığımı  dedim dilimle aaahhh

Yarı feda edip her emelimle

Aşka ihanetimin zehrini kattım.”

Vecdi Bingöl’ün şiirini Uşşak makamında besteleyerek tövbesini yapar ve onun tövbesi Zeki Müren, Müzeyyen Senar, Gönül Akkor gibi sanatçılar tarafından okunur.

Makamı seçerken bile ince davranmış ve Uşşak makamında bestelemiş ki uşaklık yapıldığını çağrıştırsın demiş olabilir.

Allah’a kul olamayanlar, Allah’ın kullarına kul olmaktan kurtulamazlar.