Toplumda Kadın ve Feyza

Abone Ol

İki hafta önce toplumda kadın algısı üzerine iki yazı kaleme almıştım. Dizilerle toplumda oluşan bozulma ve kadını aşağı görme durumuna değinmiştim. Geçtiğimiz hafta da 8 Mart ta düzenlenen programdan bahsettim. O programda geçen konuşmalarda kadınların şairliği üzerine de düşündük. Üzerine çeşitli yerlerde okuduğum yazılar da eklenince bugünkü yazımı kaleme almaya karar verdim.

Toplumda değişen yalnızca kadın algısı değil maalesef ki başörtülü kadın algısı da bu değişim dâhilinde. Ankara da sevdiğim bir dostum yaşıyor. Ne zaman patlama haberi alsam ilk olarak ona iyi olup olmadığını soruyorum. Yaşanan olaylar sanki sıradan ve gündelik durumlar gibi cereyan etmekte. Farklı ülkelerde gerçekleşen terörün mağdurlarını, ülkemizin ileri görüşlüleri sahiplenip destek çıkarken ve bu yol ile de sözün ucunu yine Müslümanlara değdirerek hakarete aralıksız devam ederken, kendi ülkelerinde yaşanan teröre kör sağır ve dilsiz kalıyorlar. Ya da en makul yararı nasıl elde edeceklerini düşünerek işte böyle güvensiz bir ülkede yaşıyoruz diyerek içlerindeki kini açığa çıkartıyorlar. Hem Müslüman olduğunu iddia edip hem de Müslümanlara bu derece kin güden bir çelişki toplumu sanıyorum ki dünyanın hiçbir yerinde yok. En azından bir başörtülü ölmüş diyerek içlerindeki nefreti besleyenlerin olduğu toplum cinnet toplumu değildir de nedir Terörün zanlısının fotoğrafı da paylaşıldı. İleri görüşlü medeni bir kız bu saldırıyı gerçekleştirmiş. Şimdi de dönüp geriye bakınca hiç pişmanlık oluşmuyor mu hakikaten Başörtülüleri okula almazken o terör sevdalılarını aldınız okullara yetiştirdiniz. Yer ve konum sahibi o kadar çok terör sevdalısı var ki. Basın kartlarıyla, öğrenci kimlikleriyle güvenlikleri aşıp her yere girebiliyorlar saldırıyı düzenleyebiliyorlar. Elini kolunu bağladığınız ve öcü gibi korktuğunuz başörtülülerse o saldırılarda ölüp gidiyor da ardından utanmadan dilinizi oynatabiliyor ve çirkinleşebiliyorsunuz.

Feyza ve saldırıda hayatını kaybeden herkesin ailesine Allah sabırlar versin.

Bu son olay bize gösterdi ki bir kadın, kadın kimliğini kaybederse cinnet makinesine dönüşebilir. Böyle bir saldırıyı, bir patlamayı gerçekleştiren varlık şayet hakikaten bir bayan olsaydı zaten yapamazdı. Niye diye sorarsak kadınlar merhametleriyle bilinir. Zarafetleriyle incelikleriyle bilinir. Elini kana bulamayı geçelim bir kadın mutfakta ekmek keserken eline bıçak değse akan kandan içi geçer midesi fenalaşır. Kadın annedir bunu genele yansıtır toplumu sahiplenir toplumu kendi evladı gibi görür en ufak bir canlıya zararın değmemesini ister. Hiç tanımadığı çocuklara sevgi duyar. Sertlikten uzaktır, yumuşak bir kalbin ve ruhun sahibidir.

Müslüman kadın ise ayrıca bir bilince sahiptir. Hassasiyetini yitirmemiş her Müslüman topluma fener tutar. Kıskançlık, kin haset gibi duygulardan uzakken sevgi, merhamet samimiyet Müslüman kadında hayat bulur.

Feyza denilince aklıma ister istemez Şule Yüksel Şenler in Feyzası gelir. O şımarık havai serkeş hayatın içinde bocalayıp dururken kendi anlamını ve özünü anlamaya çalışırken, İslam ın aydınlığına kavuşan ve iyiliği her yere yayan Feyza.

Allah bizi İslamsız bırakmasın.