Toplum Nasıl Terbiye Ediliyor

Abone Ol

İnsanlık tarihinden bu tarafa insanlar; toplumu veya başka unsurları terbiye etme ve kendilerine ram etme metotları geliştirmiş ve uygulamışlardır. Aşağıda anlatacağım hikâyede de fil avcılarının filleri nasıl evcilleştirildiklerini göreceğiz.

Filler çok geniş vadilerde yaşasalar bile, her gün kullandıkları yoldan gidip gelirlermiş. Fil avcıları da, fillerin geçeceği yolu derince kazarlar, üzerini ince bir tabakayla örterler ve en önde yürüyen filin kazılan o çukura düşmesini sağlarlarmış. Daha sonra fil avcıları siyah elbiseler içerisinde, yüzleri maskeli olarak gelir, çukurda çırpınan fili kırbaçla dövmeye başlarlarmış. Birkaç gün hiç yiyecek vermezler, fili aç bırakırlarmış. Yine birkaç gün sonra aynı avcılar , beyaz elbiseler içerisinde, filin sevdiği yiyeceklerle gelirler ve filin karnını doyururlar, hortumunu, yüzünü gözünü okşarlarmış. Ertesi gün, aynı avcılar, yine siyah elbiseler içerisinde, yüzleri maskeli olarak gelip, fili yine kırbaçla dövmeye başlarlar, birkaç gün yine aç bırakırlarmış. Sonra yine, beyaz elbiselerle filin karnını doyururlarmış. Bu böyle fili kendilerine alıştırana kadar sürüp gidermiş. Avcılar, fili kendilerine alıştırdıktan sonra çukurun önünü kazarak fili oradan çıkarırlar ve filin hortumundan tutarak, kendi fil damlarına götürürler ve fili ölünceye kadar işlerinde kullanırlarmış. 

Bu hikâyeyi neden anlattığımızı az çok tahmin ediyorsunuzdur. Bugünkü yapılanlar da hemen hemen bunun aynısı değil mi, bir başka deyimle ölümü gösterip kansere razı etme politikası değil mi bu.

Siyasetle politika arasındaki ince çizgiyi toplumun bazı kesimi çoğu zaman fark edemiyor. Günü kurtarma ve gelecek seçimi garantiye alma politikası güdenler kendilerini kurtarıyorlar belki, ama toplumu zelil ediyorlar. Zelil ediyorlar da kimler bunun farkına varıyor? Farkına varanlar ancak bundan doğrudan etkilenenler oluyor. Tıpkı engelliler alanında olduğu gibi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı engelliler için kamuya memur atamasını bu yıl için bir kez daha yapacaklarını bu çalışmaları Ekim sonuna kadar bitireceklerini söylediler ve hususta açlık grevi yapan engellileri bu eylemlerinden vazgeçirdiler. Vazgeçirdiler geçirmelerine ama maalesef verilen sözler yerine gelmedi.

Yine 2018 de 5000 engelli memur alımı için sınav yapılacak ve bu yapılan sınavda 4 yıl geçerli sayılacak söylemleriyle engelliler uyutulmaya devam ediliyor. Öte yandan başka bir konuda engellilerin araç alırken ÖTV muafiyetinden yararlanmaları konusunda daha önce engelliler araç alırken araç bedelinde sınırlama diye bir şey yoktu. Fakat getirilen torba yasayla birlikte yeni araç alacak engelliler için araç bedelinin 70 bin TL’yi geçmemesi şartı kondu,  daha sonra gelen tepkiler üzerine bu sınır 90 bin TL’ye çıkarıldı. Muhatapları da bu olaya sevinerek, dualar ettiler. Hâlbuki daha önce bu sınırlama hiç yoktu, yani tabiri caizse yine ölümü gösterip kansere razı ettiler.

Sadece engelliler alanında mı bu böyle tabi ki hayır hemen hemen her alanda her konuda bunu görebilirsiniz. Örnekler çok daha önceki MTV konusu şimdi ise cam filmi konusunda bunu uyguluyorlar. Aynı yöntem aynı politika, fillere yapılan muamele şimdilerde halkımıza yapılıyor. Öyleyse bunun hesabını soran sorgulayan bir toplumun olması gerekmez mi?

Neyse ki ferasetli vatandaşlarımız yok değil. Her şeye rağmen sağduyulu insanlarımızın sayısı giderek artıyor. Bu da Saadet Partisi ’ne gösterilen son dönemdeki ilgi alaka ve teveccühten belli oluyor. İnşallah bu şuurlu gidişat devam eder ve Milli Görüş ’ün siyaset anlayışı ülkeye hâkim olur. Bu toplumda fillerin durumuna düşmekten kurtulur.

Amacımız kimseyi eleştirmek ve yermek değil hakkı hakikati ve doğruyu görmelerine yardımcı olmaktır. Allah; doğru çalışan, doğru konuşan ve doğruluk üzere yaşayan herkesten razı olsun. ÂMİN