TSKdan YAŞ marifeti dışında atılan subay ve astsubayların mağduriyetleri halen devam ediyor.
Daha önceki yazılarımda birkaç kez işledim, konuyu.
Son yazımda da, bana gelen duyumlardan yola çıkarak, konuyla ilgili dosyanın Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağda olduğunu ifade ettim.
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağın Basın Müşaviri sevgili Bilal Çetin aradı.
Bilali Ankaradan tanırım...
-"Yazdıkların hem doğru, hem değil!" dedi.
-"Nasıl yani " dedim.
Anlattı:
-"Doğru, TSKdan atılan ve mağduriyetleri süren subay ve astsubayların bu mağduriyetlerinin giderilmesi için bir dosya Başbakan Yardımcımız Bekir Bozdağın masasında. Ama bu dosya Bakan beyin direk ilgilendiği bir alan değil."
-"Peki ama o zaman dosyanın Bekir Bozdağın masasında ne işi var "
-"Şöyle; parlamento ile ilişkiler bizim Bakanlığımızın görev sahası içinde. Dolayısıyla TBMMnin Başbakanlığa, Bakanlıklara gönderdiği kanun teklifleri, soru önergeleri bize geldikten sonra ilgili Bakanlıklara gönderiliyor. Bu da böyle bir çalışma."
-"Peki bu çalışma kime ait "
-"Manisa milletvekili Selçuk Özdağın bu konuda hazırladığı kanun teklifi var. Başbakan Yardımcımız Bekir Bozdağın masasında olan dosya buydu. Biz de bu kanun teklifini Milli Savunma Bakanı sayın İsmet Yılmazın makamına tevdi ettik."
Mesele anlaşıldı...
Dilden dile dolaşarak efsane haline gelen, "Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağın masasındaki dosya" meselesi vuzuha kavuştu.
Bugüne kadar bu alanda yazdıklarımız yanlış değil.
Ama topun alanı değişti...
Artık top, tamamen Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmazda...
Top Bakan Yılmazda ama irade Başbakan Erdoğanda...
TSKdan resen emekli edilen ve hakları iade edilmeyen subay ve astsubaylar için kanun teklifi veren AKP Manisa milletvekili Selçuk Özdağ daha önce şu açıklamayı yapmıştı:
"Kanun teklifim 1971, 1980 ve 28 Şubat 1997 tarihinde postmodern darbe dönemlerinde askeriyeden atılan öğrenciler ile ilgili. Bu dönemlerde askeri öğrenciler hiçbir gerekçe gösterilmeden hukuksuz bir şekilde askeriyeden atıldılar. Askeriyeden atılan bu öğrencilerin tekrar özlük haklarının iade edilmesi, yeniden askeriye dönmeleri veya dönemiyorlarsa en azından onların ekonomik haklarının, hukuki haklarının iade edilmesi, tazminatlarının da makul çerçevede kendilerine ödenmesi için yasa teklifi hazırladım. Bir askeri öğrencinin tazminatı 150 ile 200 milyon TLyi bulabiliyor ve aileler, öğrenciler okuldan atıldıktan sonra bu parayı ödeyemiyorlar. İnşallah bu konuları Parlamentoya taşıyacağız ve sorunların çözümü için çalışacağız."
Binali Yıldırımın kulağı çınladı mı
Geçen hafta sonu Millî Gazete Gecesine katılmak için Edirneye gittim.
Yolda, Mustafa Kurdaşın dikkatini çekti; dedi ki"Bu kadar duble yol yaptığını ileri süren, karayolları noktasında iddialı olan Hükümet, neden İstanbul - Edirne Otobanını sadece iki şerit yapar Artık ilçelerde bile iki şerit yol varken Türkiyenin Avrupaya açılan kapısına bu yakışıyor mu "
Dikkat ettim, iki şerit İstanbul-Edirne Otobanının çevresinde boş alanlar var.
Öyle az falan da değil...
Alabildiğine geniş ve boş alanlar.
Sahi, Bakan Binali Yıldırım bu yönde de bir çalışma yapıyor mu, acaba
Aziz Üstele bir önerim var...
Türkiye onu ilk, elinde purosuyla TRT ekranlarında tanıdı...
İlginç bir iletişim tarzı vardı...
Ekrandaydı ama sanki okyanus ortasında peynir-zeytin yerken balık tutan adamın rahatlığını andırıyordu.
Aziz Üstelden söz ediyorum.
Aziz Üstel, esasen televizyoncu.
1970lerde TRT dizileri çevirmenliği yaptı...
Bazı talk show programlarının yapım ve sunumunu üstlendi.
CNN Türkde futbol yorumculuğu yaptı.
Kanal24de Patron Katı isimli programı hazırladı ve sundu.
TGRT Haberde her Salı gecesi ekrana gelen Aziz Üstel ve Gecenin Konukları programıyla talk show programlarına yeniden başlamıştı ki bir gece yarısı mesajıyla programının yayından kaldırıldığını öğrendi.
Bu tarza çok kırıldı...
Aziz Üstel, Star gazetesinde birbirinden ilginç yazılar kaleme alıyor.
Örneğin dünkü yazısında Atatürk döneminden bir yolsuzluk öyküsünü yazdı.
Dikkat çeken bir yazıydı...
Benim önerim ise şu;
Aziz bey, gelin köşenizin adını değiştirin...
Köşenizin adı Azizname ya...
Gelin bunu Analizname yapın.
Göreceksiniz, bu isimle köşeniz daha bir dikkat çekecektir...
Yeni Anayasa unutturulmasın!
Selâmünaleyküm.
Adnan hocam, elimden geldiğince Milli Gazetemizi okuyor takip ediyorum. Aktarmış olduğunuz Edirne Notları için teşekkürler. İnşallah bu çalışmalar çoğalır, farklı illerde bu çalışmalar yapılır, gazetemizin de bu çalışmalara ihtiyacı var. Köşenizde sivil anayasayı takip etmenizi takdir ediyorum ve öneriyorum. Benim talebim, gazetemiz her ay bir kere sürmanşetten bu konuyu ele alsın, unutturmasın! Dua ile... (YAKUP DEMİR, Kahramanmaraş AGD İl Bşk. Yrd.)
BAŞSAĞLIĞI: Millî Gazetenin üretken muhabirlerinden Fatih Yedierin kayınbiraderi Kenan Polat, 1 hafta önce geçirdiği trafik kazası sonrası hayatını kaybetti. Kenan Polata Allahtan rahmet diler, sevgili Fatih ve ailesine başsağlığı ve sabr-ı cemil temenni ederim. (A.Ö.)
NOT: Bugün 25 Kasım 2012 Pazar... Uyan da balığa gidelim... İktidarın 2012 yılında yeni Anayasa vaadini sıcak tutmak adına... 2012den 10 ay 25 gün daha eksildi. Yeni sivil anayasanın yazımına başlandı, ilk cümleler ortaya çıktı... Ama bugünlerde tık yok... Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Umutlar tükenmek üzere..." demeye başladı. Siviller, bu kez başarabilecek mi Takipçisiyiz...