Ticaret

Abone Ol

Dünyada yaşayan binlerce ırk, renk, dil ve dinden insanı birbiriyle buluşturan ve barıştıran en önemli faaliyetlerimizden biri de ticarettir.

Allah, bazı yiyecekleri bazı bölgelere tahsis etmiştir. Zeytin, fındık, çay gibi birçok madde, belirli bölgelerde olur ve başka yerlerde olmaz.

Bunların olmadığı yerlerde de başka maddeler olur. Böylece insanlık ailesinin alışveriş yapma zorunluluğu onları biraraya getirme ve barıştırma görevini üstlenmiş olur.

Bu mallar bazen harplere de sebep olurlar.

Din, iman tanımayan aç gözlü insanlar, kendi ellerinde olmayan malları zorla almaya gidip harp ateşini yakarlar.

Yirmi milyon kızılderiliyi öldüren Avrupalılar, ve hala öldürmeye devam eden Amerikalılar bunun en çirkin örneğidirler.

Bizim her şeyimizi düzenleyen Rabbimiz, Kur an-ı Kerim in de haksız, batıl yollardan kimsenin malını yemeyi haram kılmış ve ancak rızaya dayalı ticaretle yenebileceğini şöyle ifade etmiştir.

"Ey iman edenler, mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin. Ancak aranızda rızanızla yaptığınız ticaret müstesna. Nefislerinizi öldürmeyin. Muhakkak Allah sizi çok esirgeyendir." (Nisa suresi 29)

Ayette, rızaya dayalı ticaret diyor. Zorunluluk sonucunda yapılan ticaret rıza sayılmaz.

Afrika da halkın ayağının altındaki elmas madeninin yine o halka günlük bir dolardan kendi elmaslarını çıkartan sonra batı pazarlarında milyon dolarlara satan bu sözde medeni insanlar, taş devri insanları seviyesinde bile sayılmazlar.

Kur an, bizim bu dünyadaki ticaretimizin rızaya dayalı olduğunu söylemiş. Müslüman tacirler de buna uymuşlar. Onun içindir ki, Endonezya, Malezya gibi dünyanın yarısından fazlasına İslam dini tacirler aracılığıyla ulaşmıştır.

Rabbimiz bize Kur an ın da bir başka ticaretten bahsediyor ve şöyle diyor: "Ey iman edenler, Sizi acıklı azaptan kurtaracak bir ticareti size gösteriyim mi

Allah a ve Rasülü ne iman edersiniz, Allah yolunda mallarınız ve canlarınızla cihat edersiniz. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.

Sizin günahlarınızı afveder, sizi altından ırmaklar akan Cennetlere ve Adn Cennetlerinde güzel evlere koyar. İşte büyük kurtuluş budur.

Seveceğiniz başka bir şey daha var: Allah tan bir yardım ve yakın bir fetih. Mü minleri müjdele." (Saff  suresi 110-13)

Yetmiş yıllık hayatımız için çok çalışıp ev, araba alıyoruz ama bir gün bunları bırakıp gidiyoruz.

O gittiğimiz yer için de büyük ticareti ihmal etmeyelim.

Türkiye nin veya dünyanın en büyük ticaret erbabı kim Deseler, dünyanın en büyük üreticilerinin mallarını satma yetkisini alan insan diye cevap verilebilir.

İyi bir Müslüman ise yerlerin ve göklerin sahibiyle alışveriş yapandır ve en büyük ticaret sahibidir.

"Allah, cennet karşılığında mü minlerden canlarını ve mallarını satın almıştır. Allah yolunda harp ederler, öldürürler, öldürülürler. Tevrat, İncil ve Kur an da hak olarak yaptığı bir (cennet) va didir. Allah tan daha çok sözünü kim yerine getirir O halde onunla yaptığınız bu alışverişte sevinin. İşte büyük başarı budur."  (Tevbe 111)

Kur an, bir de imanını verip kafirlik alarak dünyevi çıkarlar peşinde olan insanlardan bahseder ve bu alış-verişin hiç de kârlı olmadığını haber verir: "İşte onlar hidayet karşılığında sapıklığı satın aldılar, ancak ticaretleri kâr etmedi. Doğru yolu da bulamadılar." (Bakara 16)

Adam gibi adamı tarif ederken Rabbimiz: "Öyle er kişiler ki; ticaret, alışveriş onları Allah ı zikretmekten, namaz kılmaktan, Zekât vermekten alıkoyamaz. Gözlerin ve gönüllerin döneceği günden korkarlar." Diyor. (Nur suresi 37)

İmanından vazgeçmediği halde mal peşinde koşanları da haber verir Kur an. Bir gün sevgili peygamberimiz, hutbe okurken ticaret kafilesinin geldiğini haber veren davul sesleri duyulunca camiden dışarı fırlayan ashabı kiram hakkında Rabbimiz "Bir ticaret veya eğlence gördüklerinde hemen ona fırladılar ve seni ayaküstü bıraktılar. De ki: "Allah katındakiler, eğlenceden ve ticaretten daha hayırlıdır. Allah, rızk verenlerin en hayırlısıdır." (Cuma suresi 11)

Hiçbir şeyin sevgisini Allah ve rasülünün sevgisinin önüne geçirmyeleim. Rabbimiz bu konuda da bize yol gösteriyor: "De ki: "Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, düşmesinden korktuğunuz ticaret ve hoşlandığınız evler, size Allah tan Rasülü nden ve O nun yolunda cihattan, daha sevgili ise o halde Allah ın emri gelinceye kadar bekleyin. Allah fasık topluluğa hidayet vermez."  (Tevbe suresi 24)