Tevbe-i istiğfar

Abone Ol

Eğer, istenmeyen durumlarla, canımızı sıkan olaylarla karşı karşıya geliyorsak bütün bunların şüphesiz ki sebepleri vardır. Bu sebepleri büyük İslâm velisi Abdülkadir Geylâni hazretleri şöyle açıklar:

"Eğer geçiminde bir sıkıntı ve değişiklik,

Rızkında bir güçlük,

Hâlinde bir perişanlık görürsen; bunu Allah ın emrini bırakıp nefsinin hevâ ve hevesine uyduğundan ileri geldiğini bil...

Ellerin ve dillerin sana uzandığını, canına, malına, evlât ve iyaline kastedildiğini görürsen, bunların yasak işleri yaptığından, ilâhi hududu aştığından, üzerine düşen vazifeleri ifa etmediğinden ileri gelmiş olduğunu bil..." (Abdülkadir Geylani, Günye)

Hatalarımıza, merhamet etmeyelim. Çünkü hatalar, Allah ın unutulduğu an işlenir. İnsanlardan gayri hiçbir varlık hatasını düzeltme kabiliyetine sahip değildir. Bundan dolayı günahlarımızdan dolayı tevbe-i istiğfar edelim.

Tevbe, Allah ve Rasulünün yerdiği şeyden, övdüğü şeye dönmektir.

İstiğfar etmek, günahların affına sebep olan iyilikleri yapmaktır. Estağfirullah, "günahlarımı af et Allah ım..." demektir. Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v.) buyurdu ki:

"Bütün insanlar günah işlerler. Fakat günah işleyenlerin en hayırlısı tevbe edenlerdir" (Tirmizi, kıyame 49)

"Kim istiğfara yapışırsa, Allah ona her darlıktan bir çıkış, her sıkıntıdan bir kurtuluş yolu yaratır ve onu ummadığı yerlerden rızıklandırır" (İbni Mâce, Edeb 57)

"Allah, tevbe edenlerin tevbelerini kabul eder." (Buhari-Müslim. Riyazüssalihiyn Terc. D.İ.Bşk. Yay. C/1. Sf: 23)

İstiğfar, malın cinsinden olur. Kimin malını çaldıysan sahibine iade edeceksin. Kimin gıybetini yaptıysan konuştuklarına gidip benim onun hakkında söylediklerim yalandır. İftira ettim, diyeceksin. Aleyhinde konuştuğundan da helâllik alacaksın. Sonra da Allah dan af dileyeceksin. İftira edip veya hırsızlık yapıp "tevbe ettim Ya Rabbi" demek istiğfar olmaz.

Günahtan tevbe vâcibtir. Günah, kul hakkına taalluk etmiyorsa tevbenin üç şartı vardır:

1- O günahı terketmek.

2- Onu işlediğine pişman olmak.

3- O günahı bir daha işlememeye azmetmektir.

Bu şartlardan biri eksik olursa tevbe sahih olmaz.

Kur ân-ı Kerim de tevbe ile ilgili âyetlerden bir kaçının meali şöyledir:

"Rabbinizden affınızı isteyin... Sonra O na tevbe edin..." (Hûd s.a: 90)

"Çünkü Allah, çok afvedicidir. Afva nail olanları Allah bereketlendirir..." (Nuh s.a: 10.11 ve 12. Âl-i İmran s.a: 136)

"İman edenler bir kötülük yaptıkları zaman Allah ı hatırlıyarak hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Hem onlar ayıplı işlerinde/sözlerinde ısrar etmezler." (Âl-i İmran s.a: 135)

Beşer tarihinde ilk önce tevbeyi Hz. Âdem ile Hz. Havva yapmışlar ve tevbeleri kabul olunmuştur. (Araf s.a: 23. Bakara s.a: 37)

Bizler de samimiyetle tevbe edersek Allah (c.c.) bizleri de afveder ve mağfirete ulaştırır. Bundan şüpheniz olmasın...