Gündem

Terörü protesto etti evi didik didik arandı!

Terörü protesto etti evi didik didik arandı!

Abone Ol

13 askerin şehid edildiği saldırıyı ve terörü Taksim‘de lanetleyen eden protestoculardan C. D‘nin evi, Terörle Mücadele ekipleri tarafından didik didik arandı. Evinde gözaltına alınan protestocu genç ise, savcılık tarafından serbest bırakıldı.

Sokaklarda yaptıkları eylemlerde dükkânların camlarını kıran, kamu mallarına zarar veren ve vatandaşın huzurunu bozan terör yandaşı göstericilere sessiz kalan yetkililerin, terörü protesto eden vatandaşlara karşı takındığı tavır tepki topluyor.

Diyarbakır Silvan‘da 13 askerin şehid olduğu terör saldırısının ardından İstanbul Taksim‘‘de düzenlenen ve binlerce vatandaş ellerindeki Türk bayraklarıyla katıldığı teröre lanet protestosunu "organize" ettiği iddia edilen C. D‘nin evi önceki gün Terörle Mücadele Ekipleri tarafından basıldı. Sabahın erken saatlerinde evi didik didik aranarak, kendisini de gözaltına alınan genç, bir gün tutulduğu nezaretin ardından çıkarıldığı savcılıkça serbest bırakıldı.

Konuyla ilgili olarak gazetemize konuşan C.D, "17.07.2011 tarihinde Diyarbakır‘ın Silvan ilçesinde 13 askerin şehit düştüğü terör saldırısını protesto etmek için Taksim meydanında bir araya geldik. Bir haftada 7 şehit vermiştik ve artık bu sıradan bir haber olarak görülmeye başlamıştı. Diyarbakır‘daki saldırıdan sonra herkes sesini yükseltti ve protestoya katılmak isteğini dile getirdi. Aralarında çocuk ve kadınlarında bulunduğu büyük bir kalabalık, Taksim‘de bir araya gelerek terörü kınadık" dedi.

Eski telefondan yeni delil!

Etkinliklerden yaklaşık 1 ay sonra, "terör örgütü kurdu" iddiasıyla yapılan ihbar üzerine polis tarafından evi basılan ve aranan C.D, bilgisayarına, CD‘lerine, hard diskler ve telefonuna el konulduğunu anlattı. "Beni örgüt kurmak suçundan savcılığa çıkardılar. Facebook‘ta yazdığım bütün yazıları delil olarak gösterdiler." Diyen genç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ancak Savcılık, yazılarımın halkı kin ve öfkeye sevk etmeyeceğini söyledi ve serbest bıraktı. Fakat dosyamı hazırlayanlar 2008 yılında Ergenekon soruşturması kapsamında sorgulanan birisi tarafından kullanılan bir numarayla görüşme yaptığımı idda ederek dosyama eklemişlerdi. Oysaki iddia edilen bu numara kapanarak GSM operatörü tarafından yeni bir hat diye 2011 Mayıs ayında babama satılmıştı. Bu yeni (!) hattı da annem kullanıyordu. 2008 yılında yapılan görüşmeleri hattın sahiplik tarihine bakmadan sanki ben yapmışım gibi dosyama delil diye koymuşlar. Hakkımdaki suç iddasıyla Ergenekon davası arasında bir şekilde bağ kurulmuştu. Savcının sahiplik tarihine dikkati sayesinde bu suçlamanın da asılsız olduğu anlaşıldı. Adalet tecelli etti ve yalan ortadan kalktı."