Terörsüz Türkiye süreci...
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin talebiyle TBMM'de ilk adım atıldı. Meclis'te Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kuruldu.
İYİ Parti dışındaki tüm siyasi partiler komisyona üye verdi.
Başından bu yana söz konusu komisyonla ilgili söylemler dile getirildi, tartışmalar yapıldı. Komisyon yapısıyla ilgili ve çalışma usulüne ilişkin öneriler, teklifler konuşuldu.
Hatta bir siyasi parti genel başkanı çıktı dedi ki, "Komisyonda kararlar nitelikli çoğunluk ile alınmaz ise komisyona üye vermeyeceğiz, aksi halde biz yokuz!"
Bu teklif de TBMM yönetimince benimsendi ve neticede, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmaya başladı.
İyi de kimse de kalkıp şunu sormadı;
* "Sahi, bu komisyonun işlevi, misyonu ne olacak?"
Öyle ya, tamam, TBMM bünyesinde böyle bir komisyon tesis edildi de bu komisyonda ele alınan konular, görüşler, düşünceler, fikirlerin yasama alanında nasıl bir konumu, işlevi olacak?
Bir kere, yanlış anlaşılmasın diye baştan şunu ifade edeyim;
- Terörsüz Türkiye yolunda müzakereler, farklı görüşler, resmi makamların milletvekillerini bilgilendirmesi, Meclisi enforme etmesi olumlu bir gelişme. Böylesi önemli bir konu Meclis’te konuşulmayacak da nerede konuşulacak?
Ama şunu da gözden kaçırmayalım;
* Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, bir ihtisas komisyonu değil!
* Bu komisyonda yasa müzakereleri yapılmaz, yapılamaz!
* Bu komisyonda yasa kabul edilemez!
Elbette kimi yaklaşımlara göre, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, bir 'muhabbet' komisyonu da değil!
Başı, sonu belli, yasalar çerçevesinde kurulan bir komisyon.
Fakat dediğim gibi bu komisyondan yasa/kanun kapsamında bir adım beklememek gerekir.
Bu sebeple de Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun başkanı kim olmuş, sözcüsü kim olmuş, hangi kararlar nasıl alınmış, -kanun çalışması manasında- fazlaca bir önemi bulunmuyor.
TBMM İHTİSAS KOMİSYONLARI
Meclis bünyesinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu bir ihtisas Komisyonu değil dedik ya hani!
Peki, TBMM ihtisas komisyonları neler? İşte o komisyonlar;
* Adalet Komisyonu
* Anayasa Komisyonu
* Avrupa Birliği Uyum Komisyonu
* Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu
* Çevre Komisyonu
* Dışişleri Komisyonu
* Dijital Mecralar Komisyonu
* Dilekçe Komisyonu
* Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu
* İçişleri Komisyonu
* İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu
* Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu
* Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu
* Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu
* Milli Savunma Komisyonu
* Plan ve Bütçe Komisyonu
* Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu
* Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu
* Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu
BELGELER MECLİS'TEN SAKLANDI!
1990'lı yılların başları...
TBMM bünyesinde önemli bir komisyon kuruldu.
Komisyonun adı: TBMM Faili Meçhul Siyasi Cinayetleri Araştırma Komisyonu.
Komisyon başkanlığına Doğru Yol Partisi Milletvekili Sadık Avundukluoğlu getirildi.
İki yıl süren araştırma yaptı, TBMM Faili Meçhul Siyasi Cinayetleri Araştırma Komisyonu.
Sonunda, 200 sayfalık bir rapor hazırlandı...
10 bin kadar da belge eklendi...
***
Fakat ne oldu biliyor musunuz?
O kadar emek verilen, üzerinde o kadar çalışılan TBMM Faili Meçhul Siyasi Cinayetleri Araştırma Komisyonu Raporu Meclis Genel Kurulu'na bile indirilmeden arşive kaldırıldı.
Bu, tam manasıyla bir şoktu...
***
TBMM Faili Meçhul Siyasi Cinayetleri Araştırma Komisyonu Raporu hakkında biraz daha ayrıntı vermek gerekirse;
Tarihimizde ilk ve tek olan Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu, ANAP, DYP, CHP ve RP'den 12 kişiyle oluştu.
Raporda 1975-1994 yılları arasında işlenen faili meçhul cinayet sayısı 908 olarak kayıtlara geçti.
***
Komisyonun başkanlığını üstlenen DYP eski milletvekili Sadık Avundukluoğlu, Ankara DGM Savcılığı’nın Ankara'da işlenen siyasi cinayetler ile ilgili hiçbir dosyayı, defalarca istemelerine karşın, kendilerine göndermediğini savundu.
RAPOR İŞTE BÖYLE RAFA KALDIRILDI!
Komisyon Başkanı Sadık Avundukluoğlu, raporun "devletin suçlanması" nedeniyle rafa kaldırılmasını o dönem şu cümlelerle anlatmıştı;
* "12 kişilik komisyonun benimle birlikte altı üyesi DYP'li idi. DYP'li üyelerin beş tanesi devletin aleyhine olduğu gerekçesiyle komisyon raporuna muhalefet şerhi koydu."
* "Genel Başkan Tansu Çiller'den raporumu takdim etmek için üç kez randevu istedim. Bir kez kendisini ziyaret eden heyetlerle birlikte beni kabul etti."
* "Üyeleri özveri ile çalışırken diğer partiler de raporu gündeme aldırmak için gayret göstermedi. O günden bu yana bir şey değişmedi."
* "Örgütler aynı, destekçileri aynı."
* "Rapor Genel Kurul'da görüşülemeden kadük oldu."
* "Solundan sağına her kesimin takdirini kazanan bir rapor hazırladım. Ancak Meclis, kendi kurdurduğu komisyonun raporunu gündemine alamadı."
* "Devlet, alınması gereken önlemlere duyarsız kalıyor."
Altı DYP'li üyeden beşi "devlet ve güvenlik güçlerinin küçük düşürüldüğü"; CHP'li üye Mustafa Yılmaz da "kontrgerillaya ilişkin somut delil bulunmadı" ifadesi nedeniyle rapora muhalefet etti.
***
Çok konuşulan bazı gelişmeler yaşandı bu arada;
* Komisyonun raportörü Yargıç Akman Akyürek, raporu hazırlamasından kısa bir süre şüpheli bir trafik kazasında öldü!
* Komisyon üyesi, Refah Partisi Gaziantep milletvekili merhum Bedri İncetahtacı, kuşkulu bir trafik kazasında rahmet-i Rahman’a kavuştu.
TBMM KOMİSYONU NEDEN ENGELLENDİ?
Meclis Komisyonu’nun hazırladığı TBMM Faili Meçhul Siyasi Cinayetleri Araştırma Komisyonu Raporu'nun "sonuç" bölümünde, çalışmaların devlet içindeki "bazı örgütler" tarafından engellenmeye çalışıldığı iddia edilerek şu görüşlere yer verildi:
* "Yargı organlarınca soru sorulamayan bu örgütler istedikleri gibi devlet iradesine hakim olmakta ve devleti her türlü emellerine alet edebilmektedirler."
* "Bunlar yasal hiçbir dayanağı olmamasına rağmen istedikleri insana silah taşıma izni verebilmekte, ‘gizli korucu' adı altında görevlendirebilmektedir."
* "Emniyet güçleri üzerinde idarenin yeterli denetimi kurulmalı, emniyet güçleri içerisinde hukuk dışı oluşumlara izin verilmemelidir. Böylece demokratik sistem teminat altına alınarak hukuk devleti korunmalıdır."
* "Güneydoğu'da incelemeler yapan komisyona, "20 helikopter boş beklediği halde helikopter verilmeyerek" araştırmanın yavaşlatılmak istendiği iddiası da raporda yer aldı."