Terörle kapsamlı mücadele gerekli

Abone Ol

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM;

TÜRKİYE’YE ASALA’dan bulaşan terör, 32 yıldır şiddetini artırarak devam ettiriyor. Terör, bu ülkenin değerlerine yabancı! Biz, “Bir kişiyi öldüren bütün insanlığı öldürmüş gibidir” (Maide, 32) inancına sahibiz. Terörün perde arkasını ve arkasındaki gücü dikkate almak zorundayız; kökü dışarıda olduğu açık! 

Sadece son 2 haftanın bilançosu maksadımızı anlatmaya yeterli. Mevlit Kandili arifesinde İstanbul’da yaşanan patlamanın faturası 40 şehit, 160 yaralı. Mevlna’nın Şeb-i Arus’unda Kayseri’deki saldırıdaysa 14 şehit, 56 yaralımız var. Hemen arkasından Ankara’da Rus Büyükelçisi’nin katledilmesi… Terörün azgınlaştığı ortada!

Her olaydan sonra evlere ateş düşüyor. Anneler ağlıyor, yüreklerimiz dağlanıyor. Yöneticilerden inlerine girilecek, şehitlerin kanları yerde kalmayacak, fırsat verilmeyecek, bitirilecek, intikamı alınacak, hainler, katiller, caniler, kalleşler türünden açıklamalar… Kınamalar, sabotaj ve provokasyon iddiaları; sağduyu ve birlik çağrıları… Hepsi canımızın yanması sebebiyle!

Hükümet, TSK, emniyet güçleri boş durmuyor, ellerinden geleni yapıyorlar. Gayret, tedbir ve canhıraş mücadeleye rağmen sonuca ulaşamayışımızın sebepleri olmalı. Eksik bırakılan ne?

Hiçbir ülkede terör yalnız silahlı mücadeleyle bitirilemiyor. Sömürgeci İngiltere’nin güdümündeki İRA terör örgütü 150 sene sürdü. Silahlı mücadele yetmedi. Ancak, siyasi karar ve anlaşmayla sona erdirilebildi.

Terörün alt yapısı ve arkasındaki güçler unutulmamalı. Ülke insanı şuurlandırılmalı. Eğitim, ıslah, izah, ikna yöntemleri sonuna kadar kullanılmalı. Bir üslup tutturabilen hikmet ehli insanlarla, “Gönül Erleri Anadolu’da” benzeri programlar yapılarak halkımız uyarılmalı.

FİLMİN REJİSÖRÜ KİM? 

BİZE yansıdığı kadarıyla bugüne kadar hep kuklalarla mücadele edildi. Yani, aldatılmış teröristlerle. Bu kadarı yetersiz kaldı. Terörü hazırlayan, onu besleyip çıkarları doğrultusunda kullanan unsurlara karşı siyasi girişimler yapılamadı.

Erbakan Hoca şöyle demişti: “Bizim muhatabımız bu filmin rejisörüdür; kuklalar değil.” Bununla olayların arkasındaki “Siyonizm”e vurgu yapıyor, ilave ediyordu: “Rejisör kendi oyununu oynuyor; siz dünyaya yanlış gözlükle bakıyorsunuz… Gerçek gözlükle baktığınız zaman bir de göreceksiniz ki, meseleler bambaşkaymış.” (NTV, 7. 2. 2010)

15 Temmuz Fetö kalkışması filmin rejisörünü ele verdi. Darbeyi planlayan, hazırlayan, azmettiren ABD; ona destek veren de diğer Batı ülkeleri. Her şey açık! Terör örgütlerini de silah vererek besleyen yine ABD. Hatta birbiriyle mücadele halindeki terör örgütlerinin silahları da aynı adresten! Bizi yok etmek isteyen terör örgütlerinin ardında ABD var. Türkiye, Irak, Suriye gibi yerlerde, gizli servisler eliyle terörü örgütlüyor ve çıkarlarına uygun şekilde kullanıyor.

ABD’yi stratejik ortak kabul edip onunla bu konuda istihbarat paylaşımı yaparak terörü önleyemezsiniz. AB Bakanlığı kurup, “Öğrenciler AB’yi Öğreniyor” projeleri bahanesiyle, AB Bakanlığı’nın bu ülkenin genç dimağlarına “Bana AB’yi Anlat” konulu öykü, resim, slogan ve bilgi yarışmaları yaptırmasıyla da. Kimliğimizi öğretme projeleri yerine; bugünkü hassas süreçte yapılan yukarıdaki uygulamalar hem büyük bir skandal; hem de bir ifsattır.

ÇOK YÖNLÜ ÇÖZÜMLER GEREK

ADALETİ tesis etmedikçe de terörü önleyemezsiniz. Samsun - İskenderun arasına bir ip çekin. Buradan itibaren Türkiye’nin doğusu boşalıyor. Batı şehirlerimize göç akını durmuyor. İnsan topraksızlaştırılıyor; toprak insansızlaştırılıyor. İstanbul - Kocaeli arasında kilometre kareye düşen insan sayısı, bazı doğu şehirlerindekinden bin kat fazla. Hani adil dağılım, nerede refahı yaygınlaştırmak ve paylaştırmak?

Türkiye’nin doğusunun boşaltılması terörden daha tehlikeli! Hükümetler sosyal imkânları dengeli olarak yurdun her yerine götürebilmeli. Nüfusu İstanbul’da toplamak intihardır. Yaygın kalkınmayı programlayıp uygulamasını gösteren Milli Görüş iktidarları oldu. Dikkatle bakın, Erbakan’ın 1 yıllık başbakanlığında terörden eser göremezsiniz! Siyasi stratejilerle İsrail’in Filistinlilere zulmetmesine de fırsat verilmedi. Terörün ekonomiyle bağlantısı büyük! İşsizlik terörü besliyor. Ayrıca insan doğduğu yerde doymalı. Bunu sağlamak devletin görevi!

Göç alan şehirlerin insanları emlaka yatırım yapıyor. Fabrika kurup imalat ve işçiyle uğraşma riskine girmiyorlar. Çünkü bugün aldığı arsa, 2 sene sonra 10 kat artıyor. Emlak spekülasyonu yaşanıyor; hatta işin mafyası bile oluşuyor. Süratli, yaygın, dengeli kalkınma anlayışıyla herkese refahı amaçlayan bir çalışma modeli uygulanmalı.

Terörü besleyen sebepler iyi araştırılmalı. Teröristleri finanse eden ABD ve Batı ülkelerine karşı da stratejik bir siyaset izlenmeli. ABD, ev ödevi alınıp dönülen bir ülke olmamalı; Türkiye’nin problemlerinin anlatılıp çözümünün takip edildiği bir yer olarak görülmeli.