Teröre Çözüm Önerileri

Abone Ol

KÜRESEL güçlerin kontrolü altındaki terör örgütleri ülkemizi tehdit eder durumda. Bu sebeple, teröre karşı, Türkiye geçekleriyle örtüşen proje ve çözümler üretmek zorundayız. Bu konuda, başta yöneticilerimiz olmak üzere hepimize düşen görevler var.

Saadet Partisi, bundan önce ciddi ve gerçekçi araştırmalar sonucu, 2 kere çözümü ortaya koyan dosyaları kamuoyuyla paylaştı. Son olarak, Terörle Mücadele Reçetesi başlıklı bir çalışmayla milletimizin karşısına çıktı.

Hükümet, Bazı siyasi partiler terör konusunda bize destek vermiyorlar diyerek yakınıp duruyor. Baştan beri, ülkemiz için yapılan her çalışmada hayra motor, şerre fren olduklarına şahit olduğumuz Saadet Partisi nin bu iyi niyetini görmezlikten gelmeyiniz! Hele, böyle hayırlı bir çalışmanın faturası Saadet Partisi ne ciro edilir, diye tavır alarak siyasi ikbalinizi öncelemeye kalkışmayınız! Çözümden korkmayınız!

Saadet Partisi nin çözüm önerileri yerli, milli ve küresel güçlerin yönlendirmesinden uzak ve Türkiye ye özgüdür. Bu noktaya nasıl gelindiği dikkate alınarak hazırlanmıştır. Çözüm sürecinin sonuçları dikkate alındığında, bu sürecin Türkiye ye sipariş verilmiş bir ev ödevi olduğu ortaya çıkmaktadır. Eğer çözümde samimi olunsaydı, bu sürecin Irak ve Suriye yi de kapsaması gerekirdi.

Çözüm veya barış süreci diyerek, Türkiye aleyhindeki sözleriyle tanınan Şivan Perver i ve senelerdir Irak ta Kürdistan devleti kurma mücadelesi veren Mesut Barzani yi büyük bir programla dünyaya tanıttılar. PKK yı beslediler; azdırdılar; dağ kadrosunu güçlendirme, şehir ve gençlik yapılanmasını oluşturma fırsatı verdiler.

ÇÖZÜMDE KUŞATICILIK

Saadet Partisi nin açıkladığı kuşatıcı özellikteki Terörle Mücadele Reçetesi ni ana hatlarıyla 3 maddede özetleyebiliriz:

1. Bin senelik birlikte yaşama kültürüne sahip köklü bir geçmişimiz var: Türk, Kürtsüz; Kürt Türksüz yapamaz. Biz kardeşiz. Bu toprakları birlikte savunduk. Bir bedenin uzuvları gibiyiz.

Türkiye de küçüklü büyüklü 38 ayrı etnik kökenden oluşan insanlar yaşıyor. Osmanlı döneminde bu rakam daha da yüksekti. Hepsinin ortak arzusu huzur ve barış ikliminde insanca yaşamak. Geçmişte biz bunu sağladık. Ancak, Türkiye ve İslam dünyası üzerinde emelleri olan sömürgeci güçler bu birlikteliğimizi bozmak istiyorlar. Buna fırsat vermemek için el birlik hareket etmek zorundayız.

2. Ahlak ve maneviyatı önceleyen bir eğitim sistemine geçilmelidir. Milletimizi kenetleyen manevi bağlar yeniden insanımıza kazandırılmalıdır. İslam, bu bağların en güçlü harcı özelliğindedir. Türkiye deki etnik gruplar birbirinden kız alıp verdi; birbirlerinin akrabası oldular. Etle kemik misali kaynaştılar.

3. Faizci düzen terk edilerek yerine Adil bir Düzen kurulmalıdır : Faiz insanı bencilleştiriyor. Paylaşma duygusunu ortadan kaldırıyor. Sömürüye davetiye çıkarıyor. İslam da insanlar tarak dişleri gibi birbirine eşittir. Adil paylaşım esastır. Bunun sağlanması, hakkı üstün tutan Adil bir Düzen in kurulmasına bağlıdır. Ülkelerin varlıklarının devamı adil bir yönetim oluşturmaktan geçer. Çünkü, Adalet mülkün temelidir.

FIRSATÇILARA DİKKAT!

DÜŞMAN her zaman düşmandır. Su uyur, düşman uyumaz. Doğu ve Güneydoğu da ajan kaynadığı haberleri geliyor. Birlik ve bütünlüğümüzü bozacak, Türkiye nin geleceğini tehlikeye atacak her gidişata karşı uyanık olmak zorundayız.

Mütareke basını üslubuyla yayın yapan medya kuruluşlarını görüyoruz. 13 Mart ta Ankara Güvenpark ta 37 kişinin ölümüyle sonuçlanan terör saldırısında Gazi Üniversitesi 4. Sınıf öğrencisi Feyza Acısu isimli ülkesine hizmet etme aşkıyla dopdolu tesettürlü bir bacımız da hayatını kaybetti. Türkiye ye kan ağlatan acıklı olayı, sözde bir gazete, ölen kızımıza kin ve nefret kusan bir üslupla yansıttı:

Hiç yoksa bunun öğretmen olup bir nesil yetiştirme olasılığının ortadan kalkmış olması ufak bir tesellidir. Can düşmanım olan yobazlardan birisinin ölmüş olmasına üzülemem.

Milletimizi üzüntüye boğan can yakıcı bir olay karşısında bu sözleri eden gazete Türkiye mizin sözcüsü olamaz. Daha insani değerlerden bile nasibi olmayanlar tedaviye muhtaçtırlar. Bu üslup terör kadar tehlikelidir. Çünkü içinde ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı, ötekileştirici unsurlar barındırmaktadır. Ülkemizin huzur ve barışını bozarak Türkiye nin gücünü kırmaya çalışanlar, Türkiye yi Suriye bataklığına çekip parçalamak istiyorlar. Bu tuzaklara düşmemeliyiz. Kimsenin ülkemizi felakete sürükleme özgürlüğü (!) yoktur.

Saadet Partisi, terörün çözümü konusunda, çatışma ortamının son bulması ve sürdürülebilir diyaloglar için çaba sarf etmektedir. Bölgenin yapısını iyi okuyarak ortaya konulmuş bu önerilere Hükümet in ciddiye alması Türkiye mizin menfaatine olacaktır. Her Türkiye sevdalısı, her atmosferde ülke menfaatini parti menfaatinden önde tutmalıdır.