Terör devleti kurmak isteyen ABD ile işbirliği!..

Abone Ol

İslam ülkeleri söz konusu olduğunda ABD’nin sürekli olarak karışıklıkları tetiklediği, bunun için terör örgütlerini desteklediği biliniyor. Sadece bilinmekle de kalınmıyor ABD bu işi tüm dünyanın gözünün içine soka soka yapıyor. İşin bir başka boyutu ise yaptığı bu densizliğe söz gelimi NATO’da birlikte oldukları ülkelerinde seslerini çıkarmamasını, hatta terör örgütleri tarafından ülkenin parçalanmak istenmesini de içlerine sindirmelerini bekliyor. Dünya üzerinde pek çok örneği olan bu yaklaşıma sadece bölgemizdeki gelişmelerden bir örnek vermek yeterlidir. Çünkü herkes görüyor, biliyor ve dile getiriyor ki, ABD bölgemizde daha önce Irak’ta oluşturulmuş bir yapıyı Suriye’de terör örgütleri eliyle oluşturmanın peşindedir. Sanıyorum Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “DEAŞ ile mücadele kılıfı altında güney sınırımız boyunca bir terör devleti kurulmaya çalışıldı. Oysa terörün her türlüsüyle mücadele, dünyaya demokrasi dersi verenler başta olmak üzere herkesin görevi” sözleri meseleyi net bir şekilde ortaya koymaktadır. Çünkü bir yandan demokrasi, özgürlük nutukları atacaksın, dünyaya bu hususta ders vermeye çalışacaksın ardında da seçim ile işbaşına gelmiş var olan yönetimleri bazen darbe, bazen terör örgütleri marifetiyle yıkmaya çalışacaksın, ondan sonra da o ülkelere demokrasi ve özgürlük getirdiğini söyleyeceksin, bu masalı artık doğru niyetine dinleyecek kaldı mı bilmiyorum ama henüz ABD ve koalisyon ortağı ülkelerin terör örgütleri ile birliktelikleri son bulmuş değil.

Son günlerde gündeme gelen bir başka konu ise Afganistan’dan çekilmeyi düşünen, ya da öyle söyleyen Amerika’nın Kabil Havaalanı’nın korunmasını Türk askerine bırakmak istemesi ve bu konunun son Biden-Erdoğan görüşmesinde gündeme gelmesi. Gündeme gelmenin de ötesinde başkent Kabil’deki havaalanının güvenliğinin Türk ordusu tarafından sağlanması konusunda görüş birliğine varıldığı haberleri medyada yer alıyor. Bu arada Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Sullivan Biden ile Erdoğan’ın Kabil Havaalanı’nın güvenliğini sağlamada Türkiye’nin öncü rol üstlenmesi konusunda anlaşmaya vardığını açıkladı.

Hemen belirteyim ki, dost ve kardeş ülke Afganistan’da Türk askerinin görev yapması ABD ya da bir başka ülkenin bulunmasından iyidir. Ancak, bugüne kadar Afganistan’ı bir üs gibi kullanan ABD’nin bu rolünü tamamen terk edeceğini düşünmek gerçekçi görünmüyor. İşin içinde bir hile olması kuvvetle muhtemel. Afganistan ve Pakistan halkı bizi kardeş olarak görmekte, yürekten muhabbet beslemektedirler. Askerimizin Kabil Havaalanı’nın güvenliğini sağlamak için iyi niyetle burada göreve başlamasının ardından CIA’nın bir takım sabotajlar, saldırılar gerçekleştirmesi askerimizin üzerine yıkılmaya çalışılabilir. Çünkü görüşmelerde TSK’nın hava limanındaki misyonu devam ederken ABD ordusunun lojistik desteği devam ettirmesi isteniyormuş. İyi de mademki ABD ordusu Afganistan’da varlığını koruyacak, lojistik destek sağlayacak kendileri niçin bu işi yapmıyorlar da Türkiye’ye havale ediyorlar? Kısacası gerçek dostlarımız ile aramızın açılmasına vesile olabilir. Afganistan’ı Rusların işgalinin ardından sesi soluğu çıkmayan ABD’nin mücahitlerin ülkelerini korumak konusunda verdikleri direniş karşısında Rusların dayanacak gücü kalmayınca hemen onların çekilmesi ile ABD devreye girdi. Bir işgalci gitti bir başka işgalci geldi. Bu bakımdan sömürgecilerle birlikte yürümek hep aleyhimize oldu. Hiç olmazsa bundan sonra bir takım oyunlara gelinmemesi gerekiyor. Bölgemizde terör devleti kurmak için çalıştığı dile getirilen ABD’nin, Afganistan’da yeni bir oyunun peşinde olmayacağını düşünmek yeni bir yanılgıya yol açabilir.