TERİMLER SÖZLÜĞÜ

Abone Ol

TFF Euro 2016’dan elenip gelmiş Milli Takımımızın futbol direktörü Fatih Terim’le 2018 yılına kadar devam kararı aldığını duyurdu. Türkçesi şunlardır bu ilanın: Bu ülkede F. Terim’den başka bu işi götürecek, kotaracak, primleştirecek ve döngerileştirecek kimse yok. Futbol takımı çalıştırıcısı öteki Türk insanlar iki sene daha hayal kurmasınlar. Bu bir. 

Yanlış zamanda, yanlış futbolcularla, yanlış takım oluşturdu ve yanlış taktikle oynatmaya çalıştı, diye yazmaya başlayanların keskin bir reveransla ve yaşlarından beklenmeyecek bir kıvırmayla Fatih hocam, Fatih hocam yazıları döktürmeye başlayacaklarına bir işarettir, duayen sanılan kulüp katiplerinin. Bu iki.

Turnuvada bulunmamız bile Türkiye adına onur verici ve böbürlenilecek bir durumdur, diye yazan hakem eskileri ise, Türkiye’yi ne kadar küçük gördüğünün, ne kadar küçük düşürdüğünün, başarılara layık görmediğinin itirafını ederken, istikballerini F. Terim’le iyi ilişkiler kurmakta görüyorlar. Bu da üç.

Cüneyd Çakır’a gider yapmışlar!

Ülkesine hemen ve anca gider demişler.

Turnuva bitmeden göndermek gelenekte yokken, kalan maçları seyretmesine dahi tahammül göstermemişler. Şık olmadı diyor ağabeyleri, gaz vericileri, hazmedemediklerini belli etmek için…

Şık olmamış..

Forma rengine göre düdük çalması şık mı idi?

Futbolculardan en fazla itiraz alan hakem olması, her düdüğünün tartışılması şık mı idi?

Gururumuz filan dememiz, bu kadar senede ancak bunu yetiştirebildik dememiz bizim, şık mı idi? O’na kadar, hadi adını verelim, Şansal Büyüka şu cümleyi yazmıştı: Burada futbolcular hakemlere itiraz etmiyorlar!

Haksızlık yoksa, neden etsinler?

Acı olanı da biz yazalım: Oralarda itirazların olmadığını görenler, buralarda hakemlerin doğradığı futbolcuları hiç görmediler yahut menfaatleri gereği görmemeyi tercih ettiler. Sözü Nani’ye getiriyorum!

Aziz Başkanın bu ülke insanları seyretsin diye fedakârca yaptığı transfer Nani’ye ve hocasına ve takımına hiç hakları olmadığı halde tenkit adı altında kara çalanlar, bebek hakemlerimizi oynatmama yönünde primlere boğanlar, gurur duyuyor olmalılar, şimdi gelinen bu noktadan. Bu nasıl bir gurur duymadırki, ülkelerini dahi kötülemekten, karalamaktan geri durmuyorlar.

“Eşi İstanbul’a dönmek istemeyen Nani…”

Uydurdukları haberlere böyle başlamalarına dikkat!

İstanbul dönülmeyecek, yaşanmayacak bir şehir mi?

Bu tavırları, boğuştuğumuz terörün hangi çeşidine girer? Sorusuna cevap bulmak bu ülkede önce Fenerbahçe taraftarlarına düşer. Çünkü gereğini de ancak onlar yapabilirler…

Necati TUNCER