Azerbaycan Fransız Parlamentosu‘nda Ermeni iddialarının reddinin suç sayılmasını öngören yasa teklifinin kabul edilmesini sert bir dille kınarken, AGİT Fransa‘nın tutumunu endişe verici olarak tanımladı ve "yasanın onaylanmaması" çağrısı yaptı. BM‘de danışmanlık yapan Türkiye-Ermenistan uzmanı Avusturyalı Profesör Köchler ise, "Fransa önce Cezayir‘de olanlarla ilgilensin" dedi.
Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, Fransa Parlamentosu‘nda 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının inkarını suç sayan yasa tasarısının kabul edilmesi ile ilgili olarak ‘‘Yasa tasarısının kabul edilmesini sert şekilde kınıyoruz‘‘ ifadesini kullandı.
Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı‘ndan yapılan yazılı açıklamada, Fransa Parlamentosu‘nda kabul edilen yasa tasarısının sert şekilde kınandığı ifade edilerek, yasa tasarının kabul edilmesini Azerbaycan tarafının hayretler içinde karşıladığı belirtildi.
Açıklamada, alınan kararın Avrupa‘da demokrasinin temelini oluşturan fikir ve ifade özgürlüğü ilkelerine kesinlikle uymadığı belirtilerek, kararın Fransa‘nın üstlendiği insan hakları ve temel özgürlüler gibi demokratik değerlere saygı göstermek yükümlülüğü ile tamamen tezat oluşturduğu ve kabul edilemez olduğu ifade edildi.
AGİT‘ten "Tasarıyı reddedin" çağrısı
İfade hürriyeti ihlalleri sebebiyle sık sık Türkiye‘yi tenkit eden Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), bu defa eleştiri oklarını Fransa‘ya çevirdi. AGİT‘ten dün akşam saatlerinde yapılan açıklamada, Fransız Senatosu‘nun "Ermeni soykırımı"nı inkar edenlerin cezalandırılmasını öngören tasarıyı reddetmesini istedi.
AGİT‘in basın hürriyeti temsilcisi Dunja Mijatovic, tasarının kanunlaşmasının ifade hürriyetiyle ilgili endişelere yolaçacağını kaydetti. Tasarının, siyaseten mahsurlu görülen bazı hassas konuların keyfi yasaklamaları için emsal teşkil edebileceğine dikkat çeken Mijatovic, tarihe ilişkin tartışmaların cezalandırılmasının toplumlararası uzlaşmaya katkı sağlamayacağını vurguladı. AGİT yetkilisi, Fransa‘nın tasarıyı kanunlaştırması durumunda AGİT üyesi diğer ülkelerin de tarihi olaylarla ilgili cezalandırıcı yöntemler takip etmesinden endişelendiğini söyledi.
Mijatovic, yazılı açıklamasında, "Farklı ülkelerin tarih ve kültürlerine ilişkin belli ifadelerin yasaklanması milletlerarası ifade hürriyeti standartlarının uygulanmasını imkansız kılmakla kalmayacak, bu alanda her ülkenin kendine göre ürettiği parçalı bir ifade hürriyeti alanına gireceğiz" dedi.
Fransa önce Cezayir‘le ilgilensin
Avusturya Innsbruck Üniversitesi Felsefe Bölümü Başkanı 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının reddinin suç sayılmasını öngören ve kabul edilen yasa teklifini ilişkin, "Düşüncüler cezalandırılmaz, Tarihte olan olayların ne olursa olsun muhatabı ceza hukuku değildir" ifadelerini kullandı. Fransa‘nın tavrını "absürt" olarak tanımlayan Prof. Köchler, bu meselenin bilimin konusu olduğunu ve araştırılması gerektiğini belirtti.
Türkiye ve Ermenistan konularında önemli çalışmalar yapan ve Hrant Dink cinayetinden sonra Türkiye‘de de bir seminer veren Köchler, ‘Fransa‘nın yaptığı kişilerin ifade özgürlüğüne aykırı. Bu mesele tamamen Fransa‘nın iç politikasına yönelik ele alınmaktadır. Bu durumda Fransa‘nın Cezayir‘de yaptıkları ile ilgili bir yasa da hazırlaması gerekmektedir" dedi. Meselenin iki taraf için de oldukça duygusal olduğunu kaydeden Köchler, bu konuda harekete geçenlerin çok dikkatli olmaları gerektiğini ifade etti. Türk ve Ermeni tarihçilerinden oluşacak bir komisyonun konunun çok fazla politikleştirilmiş bu meselenin çözümüne ilişkin çok önemli katkılar sağlayabileceğini belirten Avusturyalı ünlü akademisyen, "Fransa böyle bir çalışma yapacağına önce Cezayir‘deki koloni geçmişi üzerinde çalışmalı." dedi.
Prof. Köchler, Birleşmiş Milletler‘e danışmanlık konumuyla bağlı olan ve yetmiş ülkede üyeleri bulunan Uluslararası İlerleme Örgütü‘nün (International Progress Organization) kurucusu ve aynı zamanda başkanlığını yürütüyor.
Gözler 22 Şubat‘a çevrildi
Fransa Meclisinin, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının reddinin suç sayılmasını öngören yasa teklifini Perşembe günü kabul etmesinin ardından gözler, Fransa‘daki yasama sürecine çevrildi. Kanunun yürürlüğe girmesi için, ulusal mecliste kabul edilen teklifin 22 Şubat‘ta sona erecek yasama döneminden önce Fransız Senatosu tarafından da kabul edilmesi gerekiyor ve bunun zaman alacağı belirtiliyor.
Hızlı bir şekilde senatoya iletilmesi gereken teklifin ne zaman gönderileceği ise Meclis Başkanı‘nın inisiyatifinde bulunuyor. Parlamento başkanı teklifi bekletebilir ya da hemen gönderebilir. Senato Başkanı‘nın ise teklifi gündeme alması için zaman kısıtlaması bulunmuyor. Teklif, Senato‘daki görüşmelerde değişiklik önergesi verilmezse yasalaşabilecek. Değişiklik önergesi verilirse, teklif ulusal mecliste yeniden ele alınacak.
Bu arada, senato ve ulusal meclis, 9 Ocak‘a kadar Noel tatiline girecek.
Kanun, Senato‘dan geçmesi durumunda Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy‘nin önüne gelecek ve Sarkozy‘nin 15 gün içinde yasayı imzalaması gerekiyor.
Fransa‘da Nisan ayında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri dolayısıyla parlamentonun her iki kanadı da 22 Şubat‘ta tatile girecek. Çünkü Fransa‘da ilkbaharda yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimlerden 4 ay önce parlamentonun faaliyetleri çok önemli kritik yasalar dışında donduruluyor.




