Unutmamak gerekir ki, çocuklar anne babanın elinde bir emanettir. Hayata sıfır noktasında başlayan çocuğun, kalbi bir cevherdir ve aile bu çevheri işlemektedir. Çocuk temiz bir toprak gibidir bu süre içinde anne baba iyi şeyler ekerlerse iyi ürünler alırlar kötü şeyler ekerlerse kötü şeyler alırlar. Bu nedenle anne baba büyük sorumluluk sahibi olduklarını bilmeli ve çocuğa temel dini değerleri öğretmelidirler:1_Çocuklarınız konuşmaya başladığında onlara Allah demeyi öğretin2_Çocuğa Allah ve peygamber sevgisi aşılayın ve hazreti peygamberin hayatından örnekler verin3_Allahın yarattığı nimetleri anlatın ve şükretmeyi öğretin4_Çocuğa kul hakkını anlatın ve arkadaşlarıyla ilişkilerinde buna dikkat etmesini sağlayın5_Çocuğa paylaşmayı, muhtaçlara yardımcı olmayı öğretin6_Çocuğa namaz öğretin ve bu konuda ona örnek olun.
Çoban görevine sadık kalan kişidirHazreti Peygamber bir hadisi şerifinde " Hepiniz bir sürünün çobanı gibisiniz. Çoban sürüsünü koruduğu gibi siz de evinizde ve emriniz altında olanları Cehennemden korumalısınız. Onlara Müslümanlığı öğretmezseniz mesul olursunuz" buyurmaktadır. Bilindiği üzere çoban sürüsünden sorumludur ve onların bakımını en iyi şekilde yapmaktadır. Ebeveynlerin sorumluluğu da aynı şekilde büyük önem taşımaktadır. Anne babalar çocuklarının eylemlerinden kendilerini sorumlu tutmalı ve onlara yol göstermelidirler. Bunun yanında haram helal çerçevesini iyi çizmeli ve onların ahretini de düşünmelidirler. Yüce Allah, ebeveynlerin sorumluluklarını hatırlatıyor ve ve nefislerimizi ve aile efradımızı yakıtı insan ve taş olan cehennem ateşinden korumamızı emrediyor. Aileler çocuklarını dünya istikbalini düşündükleri gibi ahretlerini de düşünmelidirler. Ailenin en önemli sorumluğunu onu cehennem ateşinden korumalarıdır. Bu da iman bilinciyle ve kişinin kendini haramlardan korumasıyla mümkün olur.
Çocuklarımızı korumalıyızÇocukları yaşadığımız hayatın tehlikeleri için uyardığımız gibi ahretleri için de bilinçlendirmeliyiz.Çocuklarımızı doğru arkadaş seçimi konusunda desteklemeliyiz.Çocuklarımızla birlikte İslami sohbetler yapmalı ve kendimizi otokritik etmeliyiz.Çocuklarımız, iyi şeyler yaptıklarında ödüllendirmeliyiz.
Şeyh Edebali‘nin Osman Bey‘e nasihati"- Ey Oğul!Beysin, bundan sonra öfke bize; uysallık sana... Güceniklik bize; gönül alma sana... Suçlamak bize; katlanmak sana... Acizlik yanılgı bize; hoş görmek sana... Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana... Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana...""- Ey Oğul!Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana.. Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana...""- Ey Oğul!Yükün ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı.. Allah (c.c.) yardımcın olsun. Beyliğini mübarek kılsın. Hakk yoluna yararlı etsin. Işığını parıldatsın. Uzaklara iletsin. Sana yükünü taşıyacak güç, ayağını sürçtürmeyecek akıl ve kalp versin.""Sen ve arkadaşlarınız kılıçla, bizim gibi dervişler de düşünce, fikir ve dualarla bize va‘d edilenin önünü açmalıyız. Tıkanıklığı temizlemeliyiz.""Sabır çok önemlidir. Bir bey sabretmesini bilmelidir. Vaktinden önce çiçek açmaz. Ham armut yenmez; yense bile bağrında kalır. Bilgisiz kılıç da tıpkı ham armut gibidir.""Milletin kendi irfanı içinde yasasın. Ona sırt çevirme. Her zaman duy varlığını. Toplumu yöneten de, diri tutan da bu irfandır.""En büyük zafer nefsini tanımaktır. Düşman, insanın kendisidir. Dost ise, nefsi tanıyanın kendisidir.""Ülke, idare edenin, oğullan ve kardeşleriyle bölüştüğü ortak malı değildir. Ülke sadece idare edene aittir. Ölünce, yerine kim geçerse, ülkenin idaresi onun olur. Vaktiyle yanılan atalarımız, sağlıklarında devletlerini oğulları ve kardeşleri arasında bölüştürdüler. Bunun içindir ki, yaşayamadılar, yaşatamadılar.." (Bu nasihat Osmanlı‘yı 600 sene yaşatmıştır.)"İnsan bir kere oturdu mu, yerinden kolay kolay kalkamaz. Kişi kıpırdamayınca uyuşur. Uyuşunca laflamaya başlar, laf dedikoduya dönüşür. Dedikodu başlayınca da gayri iflah etmez. Dost, düşman olur; düşman, canavar kesilir...""Akacak kan boş yere akmamalı. Ona yol ve yön lazım.. Zîra kan, toprak sulamak için akmaz. Kişinin gücü, günün birinde tükenir, ama bilgi yaşar. Bilginin ışığı, kapalı gözlerden bile içeri sızar, aydınlığa kavuşturur.""Hayvan ölür, semeri kalır; insan ölür eseri kalır. Gidenin değil, bırakmayanın ardından ağlamalı... Bırakanın da bıraktığı yerden devam etmeli."




