Temel Karamollaoğlu’ndan çarpıcı mesajlar…

Abone Ol

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, medya mensupları ile yemek yedi, sohbet etti; İstanbul Cevahir Otel’de…
Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı adaylığı, 2019 seçimlerinde AK Parti-MHP ittifak çalışmaları, KHK’lar, Anayasa Mahkemesi’nin son kararının uygulanmaması ve diğer bazı konularda çarpıcı mesajlar verdi, Temel Bey. Bu mesajlara bakalım mı;
“Abdullah Gül Bey kıymetli bir kardeşimiz. Elbette aday olma ihtimali olur. Ama şu anda adayımızdır demek doğru olmaz. Burada iki husus var. İlk olarak kendisi böyle bir noktada ‘böyle bir teşebbüste bulunabilirim’ demesi gerekir. İkinci noktada da onun seçilebileceği noktasında sağlam bir kanaatin oluşması icap ediyor. Bunlar sağlanırsa o da olabilir, başkaları da.”
“Bu ittifak konusunu ben pek zikretmek istemiyorum. Çünkü ittifaklar kutuplaşmayı artırıyor. Bugün AK Parti ve MHP bir ittifakın içine girdi. Sayın Bahçeli, ‘Ben her şeyiyle, bütün icraatlarıyla Cumhurbaşkanı’nın arkasındayım’ dedi. Bitti o iş. Bu ittifaka ‘Milli İttifak’ dediler. Ancak diğer taraf gayri milli değil.”
“Başkanlık sistemi şu anda yürüyor. Meclis tamamen devre dışı. Cumhurbaşkanı kararnameleri ile Türkiye yönetiliyor. Ne Başbakan’ın ne de bakanların esamesi bile okunmuyor. Kimsenin başkanla ilgili, onun aldığı kararlar, çıkardığı KHK’lar ile ilgili hiçbir fikri beyan etmemesi lazım. Ederseniz hapı yuttunuz. Eski Cumhurbaşkanlarından birisi KHK’larla ilgili bir konuda, ‘Bir tereddüt var. Düzeltilmesi gerekir’ demiş. Türkiye bununla çalkalandı. Neredeyse linç ediliyordu…”
“Beni en çok tedirgin eden, artık adalet mekanizmasına güvenin kalmaması. Son olarak iki gazetecinin tahliyesi konusunda Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararı, yerel mahkemenin kabul etmemesi ve yerel mahkemenin kararının şu anda icra edilir durumda olması. Halk yüzde 85 oranında adalete güvenmiyor. Bu hukukun bittiği noktadır. Çünkü Anayasa en üst mercidir. Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararlara itiraz edilemez.”

TOPLANTIDAN SIRADIŞI NOTLAR…

* Fehmi Koru bıyık bırakmış. “Bıyık yakışmış…” diye takılınca Fehmi Bey, “Ama eskisinden biraz daha uzunu bu!” mukabelesinde bulundu. Fehmi Bey, ocakmedya.com’dan bazı yazarları da toplantıya getirdi.
* “Acaba kim soracak?” beklentisi içindeyken, Abdullah Gül’ün adaylığını Cihat Arpacık sordu. Cihat, yıllarca Milli Gazete’de haber merkezinde çalıştıktan sonra Yeni Şafak gazetesinde yine ses getiren haberlere imza atan bir gazeteci. Arpacık şimdi TRT’de…
* Bizim mahallenin sempatik ve babacan karikatürist-yazarlarından Demirhan Kadıoğlu -nam-ı diğer Davut Şahin- ile yan yana idik, gecede. Kadıoğlu geleceğe yönelik planlarından söz etti. Bahsettiği bir TV programı planı ilginçti…
* Gecikmeli olarak programa iştirak eden gazeteci-TV’ci İsmail Saymaz, Temel Karamollaoğlu’na soru da sordu.
* Benim çok merak ettiğim konulardan biri, “Saadet-CHP” çerçevesindeki eleştirilerdi. Malum, Saadet Partisi, Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu ve Meclis İçtüzüğü konularındaki önerilerini siyasi partilere sundu. Genel Başkan Temel Karamollaoğlu bu kapsamda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştü ve bu teklifleri sundu. Bu görüşmeden sonra, “Saadet Partisi CHP’nin kayığına mı biniyor!” yollu eleştiriler yapıldı. İşte bu eleştirilere Temel Bey nasıl yaklaşıyordu. Bu soruyu da, bu satırların yazarı sordu. Temel beyin verdiği cevap şu oldu: “CHP ile konuşmak iktidarı rahatsız ediyor. Biz geçmişte CHP ile de, MHP ile de, DYP ile de ittifak, koalisyon yaptık. Biz bir siyasi parti olarak diğer siyasi partilerle elbette görüşeceğiz. Bizim CHP ile görüşmemiz sanki iktidarı zayıflatıyor gibi bir hava estiriliyor. Bu tabi doğru değil…” Bu arada, Saadet Partisi’nin tıpkı CHP ve BBP’de olduğu gibi, AK Parti, MHP ve İYİ Parti’den de randevu talep ettiğini ekleyelim.
* Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcılarından Hasan Bitmez beni görür görmez ilk tepkisi, “Muhteşem bir organizasyondu. Hâlâ unutamıyorum! Etkisi büyük oldu. Sen yazdın biz de uyguladık…” oldu. Saadet Partisi tarafından düzenlenen ve büyük ses getiren Kudüs Mitingi’ne ünlü futbolcu Ronaldo’nun da çağrılması gerektiğini yazmıştım. Zira Ronaldo’nun Filistinli çocuklara yardım haberleri basında yer almıştı. Hatırlayacaksınız; bu yazıdan sonra Saadet Lideri Temel Karamollaoğlu, ünlü futbolcuya mektup yazarak bu mitinge davet etti. Mektup çok konuşuldu. Keşke gelseydi…
* Temel beyin, “daha yerli, daha milli” açıklaması ilginçti. Buna mukabil Fehmi Koru da buna, “öz milli, öz yerli” ifadeleri ile eşlik etti…
* Milli Gazete ve TV5 neredeyse tam kadro toplantıdaydı. İlk etapta gözüme çarpan isimleri de zikredeyim; Fehmi Koru (ocakmedya.com), İsmail Saymaz (Hürriyet), Muzaffer Ayhan Kara (odatv), Elif Sudagezer (Sputnik), Demirhan Kadıoğlu (Yeni Asya), Mete Belovacıklı (Milliyet), Nihal Bengisu Karaca (Habertürk), Cihat Arpacık (TRT), Murat Hazine, Nurettin Şirin (Kudüs TV), Akif Beki (Karar), Yusuf Ziya Cömert (Karar), İrfan Bozan, Müfit Yüksel. İsimlerini burada anamadığım kalabalık bir medya topluluğu vardı.

KOCASAKAL NEDEN ADAY OLDU?

Ümit Kocasakal’ın CHP genel başkan adaylığını açıklarken hangi argümanlarla yola çıkacağını merak ettiğimi yazmıştım, burada.
Ümit bey, açıklamasında ilginç ifadelere yer verdi. Bakar mısınız;
“Artık bu maskeli balo son bulsun. Herkes olduğu gibi görünsün. Gelin grekoromen güreş yapalım. Bel altına inmeyelim. Gelin Atatürk’ü bazı şeylerinize alet etmeyin. CHP kimsesizlerin partisidir ama kimsesiz ve sahipsiz de değildir. CHP birilerinin siyasi kariyer hesapları yapacağı, at koşturacağı, her istediğini söyleyeceği kişisel bir şov yeri de değildir ve olamaz.”
CHP’nin şu andaki bazı inisiyatiflerini, kadrolarını ve önde gelen bazı isimleri isim vermeden ağır bir şekilde eleştirdi.

CHP’yi çok yakından takip eden gazeteci dostuma sordum; “Ümit Kocasakal’ın bu şartlarda gerçekten genel başkanlık şansı var mı?”

Cevabı şu oldu: “Mümkün değil. Belki de genel başkan adayı gösterilebilmesi için gerekli imza sayısını bile bulamayabilir. Ama Ümit Bey vasıtası ile de CHP’de bazı kesimlere ‘kendinize gelin’ mesajı verildi. Yani bir bakıma ayar…”