HANİ derler ya, bazen aynı şeyler söylendiğinde veya aynı
fikir ortaya atıldığında, Temcit pilavı gibi aynı şeyleri tekrarlıyorsun
diye... İşte oraya geldik gene...
Osman Karaduman adlı bir okurum mail atmış. demiş ki,
1461 de Yüksel diye gelecek için iyi sinyaller yakan bir genç var. Bir de Lucescu gelmez mi
Soruya cevapla karışık bir kere daha yazalım. Lucescu artık bu ülkeye ancak
gezmeye dost ziyaretine gelir. Çünkü kendileri iki büyük kulübü hem Avrupa
Kupaları nda, hem de ligde abat etmiş ama kıymeti bilinmemiştir. Hatta bir
defasında, dıştan olduğu kadar içten de yıkılmıştır. Lucescu nun dört sezonluk
Türkiye mesaisinde en çarpıcı olan yeri de Galatasaray dadır. UEFA Kupası nın
kazanmış bir takımın, evet yanlış okumayın, ilk on birinin tam yedi oyuncusu
gitmiş, Hakan Şükür den sonra, (Popescu, Ümit Davala, Fatih Akyel, Hasan Ünsal,
Okan Buruk, Emre Belözoğlu, Arif Erdem ) üç kuruşluk kiralıklar ve isimleri kendi
mahallelerinde bile bilinmeyen oyuncularla takımı şampiyon yapmış, Şampiyonlar
Ligi nde ilk gruptan çıkarmış, ikinci grupta da beş maçta yenilmemiş son maçı
da ofsayt golle kaybetmişti. İşte Osman dostum, Türkiye böyle bir hocayı elinin
tersiyle itti. Gittiği takımın da kasasında şu anda 80 milyon avro nakit, dokuz
lig şampiyonluğu ve Şampiyonlar Ligi nde sürekli mücadeleler var. Nasıl ama!
Pilav ne lezzetli değil mi Ya da çok mu acılı
Bir başka eski hikâye daha var. Emenike, Katar dan
postalanmış. Neredir bilinmez ama Fenerbahçe nin malıdır. Şimdi elden nasıl
çıkarılacak bilinmez. Bir kere bu takıma giremez. Peki, işin asıl neresine
bakılmalıdır Fenerbahçe, bu Emenike yi, tanesi 500 bin avrodan 18 senet
karşılığı, yani 9 milyon avro bonservis vererek almıştı. Sonra malum 3 Temmuz
patlamış ve aynı paraya Rus kulübüne postalanmıştı. Orada iki yaş yaşlandıktan
sonra, son sezonda da üç buçuk aylık bir sakatlık yaşamış ve 13, 5 milyon
avroya geri alınmıştı. Düşünebiliyor musunuz Acaba Emenike mi hatalı, yoksa bu serüvenin başrol oyuncusu Fenerbahçe
yönetimi mi
Bazen böyle tekrarlar yararlı olur. Hafızalar yenilenir
ve insan, Vay be, hakikaten ne olmuştu... der.
Bir başka mesele daha... Basketbol giden başkan parkede
beş yabancı, bir de kenarda yabancı kuralını koyduğunda, milli takım yandı demiştim. Şimdi Rio için Senegal ve Kanada
ile kapışacağız. Sonra da kısmetse Fransa ile... Ergin Ataman, bizim ligde,
hatta Avrupa Kupaları nda sadece yabancı dinlendirmek için bir-iki dakika yer
alan yerlilerden bir takımı götürecek oralara... Sizce bu pilav da lezzetli
midir, yoksa acılı mı
Yazmakla bitmez ama... İşte bizde spor böyle yönetilir.
Yapacak bir şey yok gibi...