ÜÇ insan bir yerde yaşıyorsa orada dinleme merakı başlıyor demektir.
Dinleme merakının uyanması da günah değildir.
Oruçlu iken su isteğinin günah olmadığı gibi.
Dostların ayıbını, eksiğini bilmek için kulak dayamak, göz dikmek büyük günahtır.
Dünyadaki ceza olarak Sevgili Peygamberimiz, “Eğer biri ayıbınızı görmek için göz dikerken gözünü çıkarırsanız cezası gerekmez” buyurmuş, ayrıca, “Ahirette onun kulağına erimiş kurşun dökülür” demiş.
Maide Suresi’nin 41’inci ayetinde telekulaklardan bahsederken Müslüman olmadığı halde Müslüman görünen münafıklarla Yahudilerin bu işle meşgul olduklarını, “Semmauneli kavmin aharin/Başka bir millet için dinleme yaparlar” diye haber veriyor.
Sevgili Peygamberimiz, “Bir yönetici, insanlar hakkında şüphe ederse o insanları ifsad eder, bozar” buyurmuş. (Ebu Davud, Sünen, Babünnehyianittecessüs, hadis no 4245, Ahmet, Müsnet, Ebu Ümame hadisi).
Devlet başkanı kendi halkından kuşku duymaya başlarsa o halk bozulmaya baştan başlamış demektir.
Halk, yöneticinin ev halkı gibidir.
Eşinin, çocuklarının eğitimini, sağlığını, güvenliğini, istikbalini nasıl yapıyorsa halkının da yapması gerekir.
Eşinden şüphe eden, eşinin ahlâkını bozmaya başlamış demektir.
Dostlarınızdan şüphe etmeyin.
Hoşunuza gitmeyen görüntü ve duyumları iyiye yormaya çalışın.
Kötü olduğunu bilseniz bile onu gizlemeye çalışın.
Bir kadınla erkeğin zina ettiğini gören Hezzal el Eslemi, zina eden erkeği yakalayıp Sevgili Peygamberimize getirdiğinde, “Keşke elbiseni üzerlerine atarak olayı gizleseydin bu yaptığından daha hayırlı olurdu” buyurmuş. (Malik, Muvatta hadis no 1499, Beyhakı, Süneni Kübra, 8/227 Hadis no 16778).
Ben, bu peygamberi, anamdan, babamdan hatta kendimden daha fazla sevmeyeyim de ne yapayım
Düşmanlarınız hakkında bile bir gün dost olacaklarını hesaba katarak hareket edin.
Rabbimiz buyurur: “İyilikle kötülük denk değildir. Sen kötülüğü en güzel olanla defet. Bir de bakmışsın ki, seninle arasında düşmanlık olan kişi sanki sıcacık bir dost oluvermiş.” (Fussılet Suresi, ayet: 34)
Selçuklu Sultanı Alpaslan’a, Veziri Nizam’ül Mülk, illere casus gönderilmesi teklifini reddetmiş ve casusun düşmanlar için olduğunu, ülke halkına olmadığını anlattığını Siyasetname’den naklederek bu sütunlarda vermiştim.
Düşman ülkelere karşı casusluk faaliyeti olur ama dost ülkelere düşmanca davranılmaz.
Peki, Amerika kendini dost ve müttefik kabul edenleri de dinlediği bu günlerde yazılıp çiziliyor.
Bu haberleri Amerika kendisi uçuruverdi.
Onun dostu yoktur.
Kendi halkından olan 25 milyon Kızılderili’yi yok eden, siyahları hep cepheye ve hapishaneye gönderen bir toplumun dostu olmaz.
“Telekulak” skandalıyla kendini güvene aldığını sanıyor.
Bütün dünyaya “Sizi dinliyorum, attığınız her adımı görüyorum” imajı vererek dünyayı yerinden kıpırdatmaya çalışırken soygununu devam ettiriyor.
Madem her şeyi görüyor ve dinliyor en güvenlikli deniz kuvvetlerinin en mahrem yerine girip etrafa silah sıkan subayını neden göremiyor.
11 Eylül’ü hatırlatmayacağım. Çünkü senin her şeye gücün yettiğine iman eden bu ülkenin sağcıları tanrılarından şüphe etmemek için kendilerini senin kendi kendini vurduğuna inandırıyorlar.
İspanya’da altmış milyon insanın aynı anda ne konuştuklarını kiminle konuştuklarını dinlediğini ikinci el aracılığıyla dünyaya duyurarak yedi milyarın yüreğine korku salıyor.
Koca kulaktan şikâyet eden ülkeler, evinizin içine üs kurmasına izin vermişseniz neden şikâyet ediyorsunuz.
Üsleri ve üslerdeki koca kulakları sökün atın.
Bakın ondan sonra Amerika Ayrışık Devletleri nasıl doğar görün.