Tekstilde sorunun çözümü için ortaya atılan tedbir paketlerinin hayatın gerçekleri ile uyuşmadığına dikkat çekilerek, fabrikalarda üretimin durma noktasına geldiği ifade edildi.

Türkiye Tekstil, Örme ve Giyim Sanayii İşçileri Sendikasından (TEKSİF) yapılan açıklamada, ‘‘tekstil sektöründe faaliyet gösteren fabrikalarda üretimin durma noktasına geldiği‘‘ belirtilerek, ‘‘sorunun çözümü için ortaya atılan tedbir paketlerinin hayatın gerçekleri ile uyuşmadığı‘‘ savunuldu. TEKSİF‘in yazılı açıklamasında, sendikal hareketin sürdürdüğü ısrarlı mücadelenin sonucunda 1 Mayıs‘ın ‘‘Emek ve Dayanışma Günü‘‘ olarak resmen kabul edildiği anımsatıldı.

Teğet geçmeyen kriz

Bu yılki 1 Mayıs‘ın ‘‘şimdilik sonu meçhul olayların kamuoyuna yansıtıldığı, Türkiye‘yi teğet geçmeyen, sarıp sarmalayan ekonomik krizin özellikle emek kesimine ağır darbeler indirdiği kritik bir ortamda yaşandığı‘‘ görüşüne yer verilen açıklamada, şunlar kaydedildi: ‘‘1923 yılındaki İzmir İktisat Kongresi‘nde Atatürk‘ün Sümerbanklarla başlattığı son yıllara kadar Cumhuriyet döneminin istihdamını sağlayan, ihracatını sırtlayan imalat sanayi içinde en büyük paya sahip tekstil sektörü unutulmak bir yana işçisi ile işvereni ile yok edilmek istenmektedir. Fabrikalarda üretim durma noktasına gelmiştir.

Kağıt üzerinde veya lafta

Sorunun çözümü için ortaya atılan tedbir paketleri hayatın gerçekleri ile uyuşmamakta, birçoğu kağıt üzerinde veya lafta kalmaktadır.‘‘ Yasalar çerçevesinde demokratik hakların kullanılacağı 1 Mayıs‘ın huzur ve güven ortamında her türlü ayrımcılıktan uzak, el ele verilerek kardeşçe kutlanması gerektiğinin vurgulandığı açıklamada, ‘‘Hak aranırken haksız duruma düşmemeye özen gösterilmelidir‘‘ uyarısında bulunuldu. Açıklamada, ‘‘1 Mayıs‘ın Türkiye‘de yaşayan her 7 kişiden birini muhtaç hale düşürenlerden, işsizliği sosyal patlama, yoksulluğu açlık noktasına getirenlerden hesap sorulacak bir gün olarak değerlendirilmeli, bu gidişe dur denilmelidir‘‘ görüşüne yer verildi.

Muhabir: Haber Merkezi