“Bir kişiden ne çıkar” demeyin.
7 milyar insan, hazreti Âdem aleyhisselamla Havva anamızdan çoğalmıştır.
Şu anda Yahudi, Hristiyan ve Müslümanların kabul ettiği, Müslümanların en doğru şekilde kendisine uyduğu Hazreti İbrahim aleyhisselam için Kur’an-ı Kerim “O bir tek ümmetti” diyor:
“120- Şüphesiz İbrahim (tek başına) bir ümmetti. Allah’a itaatkâr (batıla meyletmeyen) hanif idi. Müşriklerden olmadı
121- Allah’ın nimetlerine şükredendi. (Allah) O’nu seçti ve doğru yola iletti.
122- O’na dünyada güzellik verdik. Ahirette de şüphesiz O salihlerdendir.
123- Sonra sana: “İbrahim’in dinine hanif olarak uy, o müşriklerden olmadı” diye vahy ettik.” (Nahl süresi ayet 16/120-123)
Ve Onun özelliklerinden bir kısmını burada haber veriyor.
Binlerce yıl sonra gönderilen Kur’an’da bizim onun dinine -ki o Allah’ın dinidir- uymamızı emrediyor:
“De ki : “Allah doğru söylemiştir. Bir Allah›a inanan İbrahim’in dinine uyun. O, Allah’a ortak koşanlardan olmadı.” (Al-i Imran süresi ayet 3/95)
Nemrud’un ateşinde atılırken orduları, silahları ve paraları yoktu. Allah’a olan tevekkülü sapasağlamdı ve sonunda kazandı.
Sevgili Peygamberimiz, dünyanın en sapa ve Kur’an’ın ifadesiyle ziraata elverişli olmayan yerde, Mekke ’de yetim olarak büyüdü.
Peygamberlik verildiğinde ordusu, parası, silahları yoktu ama Rabbi vardı ve başardı.
Gece vakti, büyük bir salonun içine girdiğinizde göz gözü görmezken yakılan küçük bir lambanın ışığı binlerce küplük karanlığı dağıttığı gibi Allah’ın ayetleri yürüdüklerinde karanlık onların önünden kaçarken, karanlıklar içinde boğulan insanlık da kelebekler gibi o ışığa koşuvermişler.
Elli gramlık yoğurt, yüz kiloluk sütü bir geceye varmadan yoğurda dönüştürür.
Hâlbuki süt, yoğurttan tam iki bin defa daha çok olduğu halde yoğurda mağlup oluyor.
Kur’an’ın ifadesiyle bu İslam ümmeti bu topluluk için çıkmış en hayırlı, orta bir ümmettir.
Biz bu toplumun mayasıyız.
Biz, bozulmayalım.
Bozulmamak için, İslam’ın çizdiği sıratı müştakım/doğru yoldan ayrılmamaya,
Allah’tan başka hiçbir kurum veya kuruluşun kurallarını Allah’ın kurallarının önüne geçirmemeye.
Allah’a boyun eğip başkalarına boyun eğmemeye,
Müslüman veya gayrimüslim, kim olursa olsun sofrasının açık olması ve Allah’ın nimetlerini Allah’ın kullarıyla paylaşmaya.
Allah’ın her nimeti için ona şükretmeye devam etmeli.