Gündem

Tek çare Adil Düzen

Tek çare Adil Düzen

Abone Ol

Milli Görüş Lideri ve 54‘üncü Hükümetin Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) tarafından tertiplenen Çarşamba Konferansları‘nın ilk konuğu oldu.

Kocatepe Kültür Merkezi‘nde ‘Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen‘ konulu bir konferans veren Erbakan, ‘Saadet Dünyası‘ hakkında kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Çok sayıda bilim adamı, siyasetçi, sivil toplum örgüt temsilcilerinin yanı sıra Ankaralıların da yoğun ilgi gösterdiği konferansın açılış konuşmasını ESAM Genel Başkanı Recai Kutan yaptı. Salona girişi sırasında büyük bir sevgi gösterisi ile karşılanan Erbakan, konuşmasını slaytlar eşliğinde yaptı. ESAM Genel Başkanı Kutan, konferansın sonunda ‘Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya‘ ideali için gösterdiği çalışmalarından dolayı Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan‘a bir plaket takdim etti. ESAM‘ın ortaya koyduğu çalışmalardan dolayı Kutan ve yönetim kuruluna teşekkür eden Erbakan, "ESAM‘ın 40. yıl dönümünü kutluyoruz. Bu kutlamada adil düzen ve yeni bir dünyayı mevzu olarak seçmek çok şuurlu bir davranıştır kendilerine teşekkür ediyorum" dedi.  Öncelikle bugünkü dünyanın anatomisini anlatarak konferansına başlayan Erbakan, dünyayı sömüren, insanlığa zulmeden ırkçı kapitalist sistemin de ikiz kardeşi komünizm gibi yok olmaya mahkûm olduğuna dikkat çekti. Bunun nedenlerini BM‘nin dünya raporundan örnekler vererek anlatan Erbakan, "Kapitalizmin iflas zilleri çalmaktadır. Kurtarmak için çabalıyorlar. Ama ne yaparlarsa yapsınlar çökmeye mahkûmdur. İkiz kardeşi, (ezen ikili) gibi yok olacaktır" dedi. Hiç kimsenin bu dünyanın adil temeller üzerine kurulduğunu iddia edemeyeceğini belirten Erbakan, şöyle konuştu:

2 milyar insan sefalet içinde yaşıyor

"Bugün dünya nüfusunun neredeyse üçte biri, 2 milyar insan sefalet (açlık, hastalıklar, kötü beslenme) içerisinde yaşıyor. Her gün 150 bin insan ölüyor. Bunların 40 bin‘i çocuk. Yaklaşık 800 milyon insan her gün aç yatıyor ve yaklaşık 500 milyon insan kronik olarak kötü beslenmeden dolayı hasta. 1.5 milyar insan içilebilecek derecede temiz suya sahip değil. Her gün ortalama 30,000 çocuk tamamen önlenebilir hastalıklardan ölüyor. 1990‘lı yıllarda toplam 13 milyon çocuk çatışmalarda arada kalarak can verdi. Bu rakam 2. Dünya Savaşı‘ndan bu yana yapılan çatışmalarda ölen insan sayısından çok daha fazladır"

Dünyanın 7 insanı bütün yoksulları doyurabilir

Zulmedilen bu fotoğrafa karşılık Siyonist kapitalist sistemin sahiplerinin durumları ile ilgili olarak da çarpıcı bilgiler veren Erbakan, dünyadaki yoksulların sosyal imkânlara tam olarak kavuşabilmesi için gereken kaynağın, dünyanın en zengin 7 insanının gelirinden daha az olduğunu vurguladı. En fakir 20 ülkenin borçlarının tamamının 5,5 milyar dolar olduğunu anımsatan Erbakan, bu rakamın da Euro Disney inşasının maliyetine denk geldiğini anlattı.

Gelecek karanlık görünüyor

"Dünyanın bir tarafında refah bir tarafında sefalet var" diye konuşan Erbakan, bu şekilde devam etmesi durumunda önümüzdeki 5 yıl içinde dünyanın daha da yaşanmaz bir hal alacağını ifade etti. Erbakan, "Gelecek karanlık gözüküyor. UNDP‘nin araştırmasına göre, 2015 yılında eğer mevcut global düzen devam ederse günde 1 doların altında bir gelirle yaşayacak olanların sayısı dünya nüfusunun yarısını oluşturacak" değerlendirmesinde bulundu.

Dünya bir dönüm noktasında

Dünyanın neden böyle bir felaket içinde yaşadığı hakkında da kapsamlı bir analizde bulunan Erbakan, bunun temelinde ırkçı siyonizmin batıl hak anlayışının bulunduğunu kaydetti. Dünya sistemini elinde bulunduranların Firavunun hak anlayışına sahip olduklarını ifade eden Erbakan, "Kuvvet, çokluk, imtiyaz ve menfaati kendilerine hak unsuru olarak görüyorlar. Onun için dünyayı sömürüyorlar. ‘Ben üstün ırkım diyor, benim dışımdakiler bana hizmet etmek için yaratılmıştır‘ diyor. Zulmetmek için yapmıyor bunları, böyle inandıkları için yapıyorlar. Halbuki bunların hiçbirisi hak sebebi olamaz" diye konuştu. Dünyayı bu zalimlerin elinden kurtaracak hak anlayışının ise peygamberlerin öğretisi olan doğru hak anlayışı olduğunun altını çizen Erbakan, "Şimdi bir dönüm noktasındayız. Ya Siyonistlerin batıl hak anlayışları ile dünyayı sömürmeye devam edecekler ya da adil düzen ile yeni bir saadet dünyası kurulacak" şeklinde konuştu.

Siyonizmin ve faizci kapitalistlerin bekçiliğini yapıyorlar

Bu noktada AKP hükümetinin politikalarını da sert bir dille eleştiren Milli Görüş Lideri Erbakan, şunları kaydetti: "Siyaset olsun diye söylemiyorum. Bu sistem içinde siyonizmin, faizci kapitalizmin bekçiliğini, tahsildarlığını yapmaktan başka hiçbir şey yapamazsınız. Kimi kandırıyorsunuz? KDV‘yi 14‘ten 12‘ye indirecekmiş. İndir. Eteği ile başını örtüyor" Sadece AKP değil, Milli Görüş‘ün tek temsilcisi olan Saadet Partisi‘nin dışında kalan 59 partinin hiçbir farklarının bulunmadığını vurgulayan Erbakan, "Bunların hepsi işbirlikçi. Kendilerini kandırıyorlar. Nasıl bir dünyada yaşadıklarından haberleri yok. Kendilerini kandırdıkları gibi Türkiye‘ye de zaman kaybettiriyorlar" eleştirisinde bulundu.

Dünyayı bu felaketten ancak Saadet Partisi kurtarabilir

Türkiye‘yi içinden bulunduğu felaketten ancak Saadet Partisi‘nin kurtarabileceğini belirten Erbakan, bunun nedenini de ‘işbirlikçilerle‘ ‘Adil Düzenin‘ farklarına dikkat çekerek anlattı. İşbirlikçilerle, Adil Düzen‘in arasında 7 fark bulunduğunu bildiren Erbakan, "Temellerinde maneviyat yok. Maneviyatsız Saadet olmaz. Maneviyat olmadan ‘şehitliği‘ anlatın bana. Anlatamazsınız" dedi.

Yeni bir dünyanın kendisine ait uluslararası kuruluşları olacak

Siyonist kapitalist sistemin yerine kurulacak ‘Yeni bir dünya ve uluslar arası kuruluşlar‘ hakkında da salondaki konuklara bilgi veren Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, bunun temellerini 54‘üncü hükümet döneminde D-8‘i kurarak attıklarını anımsattı. D-8‘in bir çekirdek olduğunu ve kurulacak yeni bir dünyada bunun 160 ülkeyi içine alarak 5 milyar insanı kucaklayacağına işaret eden Erbakan, Saadet Dünyası için bunun olmazsa olmazını oluşturduğunu söyledi. Yeni bir para birimi ile dünyayı dolar hâkimiyetinden kurtarılacağını da bildiren Erbakan, oluşturulacak bütün bu uluslar arası kuruluşlarla insanlığın saadeti için 2‘nci Yalta toplantısının yapılacağını anlattı. Burada öne çıkan ‘Nasıl Bir İktisadi Düzen?‘ sorusunun cevabını da veren Erbakan, ‘Ortaklık‘ sistemini anlattı. Şu anda iktisadi düzende, işçilik sisteminin hâkim olduğunu söyleyen Erbakan, bundan dolayı da devletin halkı her türlü yolla sömürdüğünü söyledi. ‘Ben devletim‘ diyerek istediği şekilde halktan vergi toplandığının altını çizen Erbakan, aslında devletin böyle bir hakkının bulunmadığını söyledi. Ortaklık sisteminde devletin milleti ile ortak olacağını ifade eden Erbakan, "Bu yolla devlet halkına haksız vergiler yoluyla zulmedemeyecek" değerlendirmesinde bulundu.

‘Üç kâğıtla‘ 200 trilyon dolar sömürüyorlar

Doların üzerindeki piramit resminden örnekler de veren Erbakan, "Bu dolar sayesinde kendi nüfusundan olmayanları kendilerine hizmet ettirerek dünya hâkimiyetini ele geçirdiler" dedi. Irkçı emperyalizmin içinde Türkiye‘nin de bulunduğu 6 milyar insanı ve ülkeleri nasıl sömürdüklerine dair çarpıcı değerlendirmelerde bulunan Erbakan, şöyle konuştu. "Üçkâğıt oyunu ile yani, yeşil dolar, sarı kâğıt ve beyaz kâğıtla dünyayı sömürüyorlar. Önce yeşil doları verip emeğimizi, alın terimizi alıp götürüyorlar. Sonra bu dolarları alıp yerine Amerikan tahvili veriyorlar. Sonra da bu tahvili beyaz kâğıtla değiştiriyorlar. Dünya üzerinde bu şekilde 20 trilyon dolar var ve bununla yıllık 200 trilyon dolar sömürüyorlar"  Siyonizmin mikroplarını da ‘Faiz, vergi, darphane, kambiyo ve kredi‘ şeklinde sıralayan Erbakan, dünya üzerinde her bir insanın da bu mikroplarla ezildiğini bildirdi.

Devlet, özel sektör ve vatandaş 117 milyar lira faiz ödüyor

Türkiye‘deki faiz mikrobunun boyutları hakkında da bilgi veren Erbakan, şu çarpıcı karşılaştırmayı yaptı: "2008 bütçesinde faiz giderleri 50,7 milyar lira. Özel sektörün dış borcundan dolayı ödeyeceği faiz 15 milyar dolar. Vatandaşın kredi kartları ve tüketici kredileri yoluyla ödeyeceği faiz ise 42 milyar lira. Yani devlet, özel sektör ve milletin ödeyeceği faizlerin toplamı 116,7 milyar lira. Devletin 2008 bütçesindeki geliri ise 17,1 milyar lira açığı çıkardığımızda 191,8 milyar lira. Bu, gelirin yüzde 60‘ının faize gitmesi demektir"

Adil Düzen‘de üretim maliyetleri 3‘ten 1‘e düşecek

Adil ekonomik düzende kesinlikle faiz yer almayacağını ve karşılıksız para basılmayacağını söyleyen Erbakan, devletin de sadece üretimden vergi alacağını kaydetti. Gelirden hiçbir şekilde vergi alınmayacağını bildiren Erbakan, devletin de üretimi 7 şekilde kredi ile destekleyeceğini ifade etti. Bu şekilde devletin hiçbir vergi kaybı olmayacağı gibi toplanan vergi gelirlerinin daha da artacağını dile getiren Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Erbakan, "Neden? Çünkü üretim maliyeti 3‘te birine düşecek. Kimse sizinle rekabet edemeyecek. Üretim, istihdamı artıracak istihdam geliri artıracak. Asıl ihracat seferberliği Adil Düzen ile olacak" değerlendirmesinde bulundu.

54‘üncü hükümette ‘Adil Düzen‘in kokusunu duyduk

Adil Düzen‘de ‘sosyal güvenliğin‘ asıl amacının halkı refah içinde yaşatmak olacağını kaydeden Erbakan, bugünkü faizci kapitalist sistemdeki sosyal güvenliğin ise bir ‘sus‘ payı olduğunu belirtti. 54‘üncü hükümetleri döneminden de örnekler veren Erbakan, "54‘üncü hükümette Adil Düzen‘in kokusunu duyduk. Kendisini göremedik. Mimar Sinan gibi, ‘çıraklık‘, ‘kalfalık‘ döneminden geçtik. Şimdi ‘ustalık‘ dönemi geliyor. Süleymaniye yapıldı Selimiye bekliyor inşallah" dedi.

Çalışana ancak 100‘ün 8‘i kalıyor

Vergi mikrobunun da nasıl işlediğini anlatan Erbakan, bu sistemde vergilerin çoğunun haksız bir şekilde fakir fukaraya ödettirildiğini kaydetti. "Çünkü alınan vergilerin yaklaşık yüzde 70‘i dolaylı vergilerdir. Rantiyeciden, zenginden vergi alamayan devlet haksız yollarla dolaylı olarak herkesten vergi almaya çalışıyor" tepkisinde bulunan Erbakan, bu mikroplar sayesinde 100 alacak bir çalışanın gelirinin 8‘e kadar düşürüldüğünü bildirdi. Aradaki bu sömürünün nasıl yapıldığını da slâytta örnekler vererek anlatan Erbakan, "İşbirlikçilerin düzeninde 6 kazanıyorum sadece biri bana kalıyor. Dünyanın giderek neden bir felakete sürüklendiğini şimdi daha iyi anlamışsınızdır. Saadet Dünyasında çalışan 8 değil 100 alacak" şeklinde konuştu.

Kutan: Erbakan‘ın 40 yıl önce söylediği ‘zulüm dünyası yaşayamaz‘ gerçeğini bugün artık herkes kabul ediyor

Konferansın açılış konuşmasını yapan ESAM Genel Başkanı Recai Kutan, dünyada zulme ve sömürüye dayanan bir düzen bulunduğunu belirterek, "Bu düzende insanlık aleminin huzur ve barış bulması mümkün değildir" diye konuştu. Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan‘ın 40 yıl önce dile getirdiği ‘zulüm dünyası yaşayamaz‘ gerçeğini bugün artık herkesin kabul ettiğini vurgulayan Kutan, şöyle konuştu: "İnsanlık âlemi bir arayış içinde. Yeni bir dünya ve adil düzen bu arayış içinde daha bir önem taşıyor. Bunun için sayın Milli Görüş Lideri Erbakan‘dan bu konuda bir konferans vermesini istedik. Sağ olsun bizi kırmadı. Kendisinden Allah Razı olsun"