Tedavide öncelik

Abone Ol

Açlıktan ölmek üzere olan birinin sofrasına domuz eti getirseler, o da elini, bukalemunun dili hızıyla sofraya uzattığında “Sakın yeme, haramdır” demeyelim.

Domuz çiftliğinde büyümüş, gelirleri domuz ürünleri olan insanlara ilk söylenecek söz, domuzun haramlığı değildir.

Hayır yarışında öne geçmek için koşarken tebliğdeki kelimelerimizi de öne geçirmede dikkatli olmalıyız.

Rabbimizin bize yol gösteren ayetlerine baktığımızda haram yiyecek ve içeceklerin yasaklanması gönüllerde imanın yer etmesinden sonradır.

Haram yiyecek ve içeceklerin haramlığını açıklayan ayetlerin devamında zaruret anında yenilip içilebileceğini de açıklar.

Gavurluk yolunda koşanlardan haber verir Rabbimiz:

“Küfre koşanlar seni üzmesin. Onlar hiçbir şeyle Allah’a zarar veremezler. Allah onlara ahirette bir pay vermemek ister. Onlara büyük azap vardır.” (Al-i İmran süresi ayet 176)

Gavurluk ortamında yetişenlerin koşuş güzergahını şöyle haber verir Rabbimiz:

“Onların birçoğunu günahta, düşmanlıkta ve haram yemede yarıştıklarını görürsün. Ne kötü şeyler yapıyorlar.” (Maide süresi ayet 41)

Biz gavurların yaptığına ve taptığına değil, kendi görevimizi yapamadığımıza üzülelim ve gereğini yapalım.

Biz gereğini yapmaz, gaflet uykusunda aygın baygın yatarsak kâfirler arasına koşacak birçok hastalıklı Müslümanın olacağını haber verir:

“Kalplerinde hastalık bulunanların “Bize bir belâ gelmesinden korkarız” diyerek onların (Yahudi ve Hıristiyanların) arasında koşuşturduklarını görürsün. Umulur ki Allah bir fetih veya kendi katından bir emir getirir de içlerinde gizlediklerine pişman olurlar.” (Maide süresi ayet 41)

Kâfirlik yolunda yarış yapanların gönüllerinde gavurluk, midelerinde haram olduğunu biliyoruz.

Bu iki yasaktan en tehlikelisi şirk pisliği olduğundan Müslümanlar, önce gönlünün temizlenmesi için koşuşturacak.

Hatta bu koşuşturma, ambulans şoförüyle hemşirelerden daha hızlı olmalıdır.

Kâfirin cehenneme koşuşunu gördüğümüzde merhamet rüzgârlarımız, itfaiye erinin sıktığı sudan daha çok ve hızlı estirilmelidir.

Kalbi hastalıklıların tedavisi için Şifa olan Kur’an’ın hakikatlerini damara vurulan iğne gibi değil, gül kokulu seher yelleri gibi sunalım.

Küfrün bataklığında yetişen haramların cazibesini helal ve temiz çevrelerin yetiştirdiği güzel şeylerle değiştiremezsek kâfire doğru koşu devam edecektir.

“İşte bunlar (Müminler) hayırlarda yarış edenlerdir. Onlar hayırlarda öne geçen-lerdir.” (Müminun süresi ayet 57-61, Maide süresi ayet 41, Al-i Imran süresi ayet 114)