TBMM kulislerindeki o fotoğraf hep gözlerimin önünde; elinde sigarası ve koyu demli çayı ile sürekli Türkiye’nin ekonomik verilerini ve göstergelerini rakamlarla anlatan, yatırıma ve üretime mutlaka ama mutlaka çok çok önem verilmesi gerektiğini söyleyen adam…
Bir fotoğraf daha; Meclis KİT (Kamu İktisadi Teşebbüsleri) Komisyonlarında önünde klasörler dolusu dosyalar ile haklı davasının ayrıntılarını bıkmadan usanmadan anlatan o adam…
***
O adam Ahmet Derin...
Adı gibi, “övülmeye layık”, “Allah’a şükreden”, soyadı gibi “derin”likli bir insandı, merhum Ahmet Derin.
Dün, vefatının 13. yıldönümü idi…
Şöyle bir bakıyorum da yıllar ne de çabuk geçiyor. Yukarda anlattığım iki fotoğraf sanki dün yaşamışım gibi, gözlerimin hemen önünde canlanıyor…
***
Ahmet Derin, 1950 doğumlu.
İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü ve İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi mezunu.
1977-80 yılları arasında MSP’nin (Milli Selamet Partisi) Kadıköy Gençlik Kolları Başkanlığı yaptı.
O dönemlerde bürosu da hep kültür merkezi gibiydi. Gençlere hizmeti hep önde tuttu rahmetli.
TBMM’nin 19., 20. ve 21. dönemlerinde Milli Görüş partilerinde milletvekilliği yaptı.
Hep dik, dürüst, çalışkan, faydalı, sadık ve iyi bir dava adamı oldu.
Hep sevildi. İlinde, ilçesinde, beldesinde birçok eserleri olduğu gibi, adını da birçok yere koydu hemşerileri.
***
Erbakan Hocamızın Ahmet Derin hakkında ifadesi şöyle olmuştu: “Ahmet arkadaşımız, davamızda en sadık bir şekilde sonuna kadar mücadele etmiştir. Bizlere örnek olan bir insandı…”
Vefatından iki gün sonra toplanmış olan TBMM’de kendisi ile ilgili duygularını dile getiren TBMM eski Başkanvekili, Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Yasin Hatipoğlu yazdığı şu şiiri okumuştu.
“Bin cefanın çemberinden sen de geçtin Ahmedim,
Duymadın hiçbir husumet, kalbin açtın Ahmedim,
Bitti dünya artık yol göründü vuslata,
Sundular bir kase şerbet, nurla içtin Ahmedim.”
26 Temmuz 2002’de vefat eden Merhum Ahmet Derin’in cenazesine katılan Recai Kutan, şu ifadeleri kullanmıştı onun için:
“Dünyada hoş bir seda bırakmak istiyorsanız, nefislerinizi Ahmet Derin arkadaşınız gibi geri plana atın.”
***
TBMM’de bir dönem birlikte görev yapan milletvekillerinden Mustafa Hasan Öz de merhum derin için bakın hangi duygusal cümleleri kullanıyor;
“Hastanede ziyaretine gittiğim zaman, ziyaretçi defterine şu başlığı atarak duygularımı ve dileklerimi yazmıştım; “Meclisin En Delikanlı Milletvekili”.
Merhum Ahmet Derin toplam üç dönem milletvekilliği yaptı. Refah Partisi, Fazilet Partisi ve Saadet Partisi milletvekili oldu.
Tanıyan herkesin çok sevdiği ve saygı duyduğu bir insandı Ahmet Bey.
Seçildiği il Kütahya’nın da en sevilen siyasetçisi idi. Çünkü o, çok çalışkan, fedakâr, cesur, yiğit, mütevazı, ihlaslı bir insandı.
Mecliste milletin sesini ve sıkıntısını devamlı dile getiren, Ankara’da tuttuğu bir daireyi, hemşerilerinin, misafirlerinin, garip gurabanın, fakir fukaranın yıllarca hizmetine sunan, yoksul babasıydı.
Parada, pulda, şöhrette, makamda gözü olmayan, malıyla, canıyla hakka ve halka hizmet etti hep. Yakalandığı hastalığın en ağır döneminde bile çalışmalarını sürdürdü, tekerlekli sandalyesi ile Meclise geldi.
Davasına, liderine, camiasına çok sadıktı ve hiç taviz vermedi. Hep Milli Görüş’ün sesinin yükselmesi için çalıştı.
Muhterem Erbakan Hocamızla birlikte Hac yolculuğu da yaptık kendisi ile. Orada da fedakârlık, yardımseverlik ve sabrına şahit olduk.
Kendisini tanımaktan, birlikte görev yapmış olmaktan dolayı çok bahtiyarım ama kaybetmiş olmaktan dolayı da üzgünüm. Ancak inanıyorum ki O şimdi en güzel bir makamda.
İşte O güzel insan Kütahya’nın Tavşanlı ilçesine bağlı Tepecik Beldesi’nde yatıyor şimdi.
***
Bu vesile ile tekrar rahmet diliyorum Ahmet ağabeye…
SELAHATTİN DEMİRTAŞ’A SESLENİYORUM!
* Selahattin bey seçimlerden önce verdiğin mesajlar nerede kaldı; ne oldu “Barış” kelimesine
* Selahattin bey seçimlerden önce verdiğin mesajlar nerede kaldı; ne oldu “Türkiye partisi” söylemlerine
* Selahattin bey seçimlerden önce verdiğin mesajlar nerede kaldı; ne oldu “emanet oylar”a!
* Selahattin bey seçimlerden önce verdiğin mesajlar nerede kaldı; ne oldu “sazın telleri”ne Köprüyü geçene kadar mıydı, yani!
* Selahattin bey seçimlerden önce verdiğin mesajlar nerede kaldı; “Dolmabahçe bildirisi”ni şimdilerde nereye koymak lazım, sahi!
* Selahattin bey seçimlerden önce verdiğin mesajlar nerede kaldı; nerede o “manifesto”lar!
* Selahattin bey seçimlerden önce verdiğin mesajlar nerede kaldı; nerede o “kardeşlik çağrıları!”
* Selahattin bey seçimlerden önce verdiğin mesajlar nerede kaldı; hani “Silahlar susacak, toprağa gömülecek”ti!
* Selahattin bey seçimlerden önce verdiğin mesajlar nerede kaldı; “Düz ovada siyaset derken 80 milletvekili ile parlamentodasınız. Ama masum insanlar yeniden ölmeye başladı. Buna hiç mi bir lafınız olmayacak ”
* Selahattin bey seçimlerden önce verdiğin mesajlar nerede kaldı; “Başkan seçtirmeyeceğiz” dediniz, seçtirmediniz. Tamam. Peki, ama şimdilerde dile getirdiğiniz “Size savaş yaptırmayacağız!” tam olarak ne anlama geliyor Askerine, polisine kurşun sıkanlara bu devlet hiç mi bir şey yapmasın Bu mudur
BU SORULAR CEVAPSIZ MI KALACAK
* İtalya Dışişleri Bakanı Paolo Gentiloni, Türkiye’nin İncirlik üssünü ABD’ye açmasını, “Taktik ve siyasi anlamda eşi görülmemiş önemde büyük bir hareket” diye nitelendirdi. İtalyan Bakan ne demek istedi “Eşi görülmemiş önemde…” nasıl bir şey Hakikaten birisi anlatsa da öğrensek!
* İncirlik Üssü ile ilgili ABD-Türkiye mutabakatının ayrıntıları ne Bilen var mı “Devlet sırrı” ise böyle söylense bari…
* Amerika ve koalisyon ortaklarına “bütün üsler açılacak” deniliyor. Hangi “üs”ler Bilen var mı
* Bu “bütün üs”lerden kalkan uçaklar nereyi/nereleri bombalayacaklar
* Hangi ülke/lerin uçakları ve askerleri-personeli Türk topraklarına gelecek Bu yabancı personel ne yapacak Türkiye’de ne kadar kalacaklar
NOT: Bugün, 27 Temmuz 2015 Pazartesi. 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!