Tayyib Bey, tevbekâr olmadıkça çürük yumurta sözünü kullanamaz

Abone Ol

Kulaklarıma inanamadım. Acaba Erdoğan tevbe edip de yeniden Millî Görüşçü mü oldu dedim.

Zirâ Tayyib Bey DYP, ANAP, CHP ve DSP gibi partilere karşı, ÇÜRÜK YUMURTA misâlini vererek onları kınıyordu.

Bilindiği gibi bu misâl, Millî Görüş ün, her işin başı paradır diyen, parayı put yapan materyalist partilere karşı dile getirdiği, bir misal idi.

Eğer Erdoğan bu misâli kullanmakta gerçekten samimi ise, yaptıklarına pişman olup tekrar Millî Görüş saflarına katılması gerekir. Ama böyle bir aklanma ve arınma işlemi gerçekleşmeden karşısındakilere hava atmak için, slogan sıkıntısından ötürü bu sözleri sarfetmiş ise, kendisinin izlediği politikaların ve icraatın çürük yumurtadan farksız olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Zirâ sırf kafa karışıklığı meydana getirmek için, Millî Görüş ün beyanlarına iltica etmenin alemi yoktur. Çünkü:

1. Millî Görüş e göre, "Her işin başı ahlâk ve maneviyattır." Millî Görüş insanın insanlığını taa arşa kadar yüceltmeyi öngören, insana odaklı, bir medeniyetin ifadesidir.

2- Hal böyle iken AKP iktidarı, ülkemizi, Cumhuriyet devrinde alınan "dış borcun yekünuna, denk olacak kadar, "yâni 500 milyar dolar." gırtlağına kadar "FAİZLİ dış borcun içine sokmuştur." Bu hal ekonomik çürümenin ta kendisidir. "Sadece bu teslimiyetçilik sebebiyle EGEMENLİĞİMİZ tehlike altındadır." Bu sebebten çürük yumurta tabiri AKP nin ekonomik icraatının ifadesidir.

3. Ülkemiz yer altı ve yer üstü zenginlikler bakımından dünyada eşi az görülen ülkelerden biri olduğu halde, AKP iktidarı, kendi gücümüzle kalkınma, sanayileşme, teknolojide, muasır medeniyetin üzerine çıkma gibi bir atılım yapmak yerine, ülkeyi baştan başa yabancıların, montaj atelyesine çevirme yolunu tutmuştur. Bu tutum ve davranış çürük yumurta benzetmesi ile târif edilecek niteliktedir.

4. AKP, ülkeyi batılılaştıracağım diye, batının kokuşmuş ahlâk anlayışını, yurdumuza taşımıştır. Halkımızı zinâya, homoseksüelliğe açık, ahlâki bakımdan korumasız bir toplum haline getirmiştir. Bu şuursuz gidiş, çürük yumurtadan da beter, bir mânevi çöküşün kapılarını halkımıza ardına kadar açmak demektir.

5. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, Kur ân kursu açmak yasak, Başörtüsü yasak, mesleki liselerin, İmam Hatip okullarının çalışmaları kısıtlı, buna mukabil yerden mantar biter gibi "Kilise evler açılması serbest, misyonerlik serbest, dinler arası diyalog aldatmacasının din bahçelerini açmak serbest. Bu çeşit  uygulamalar, yumurtaları bile bile çürütme anlamına gelmiyor mu

6. Sayın Gül açıkça, bizim medeniyetimiz yenik düşmüştür, diye teslimiyet bayrağını açıyor, teslimiyetçiliğe mazeret uyduruyor, üstelik bir batılı diplomat kendisine "Kozmopolit" dediği halde, onun ağzının payını verecek takati kendinde bulamıyor. Bunun manası çürümüşlük değil de nedir

7. Ecevit, Başbakan iken, Irak ın ABD tarafından işgaline hayır dedi. Ama Sayın Erdoğan ve Gül, 62 bin ABD askerini Türkiye ye getirerek Irak ın ABD ile Türkiye tarafından işgaline kapıları ardına kadar açtı. Bir Mart Tezkeresi red edilmeseydi, "Türkiye bu haçlı seferinin en günahkâr ortağı olacaktı. Bu yetmiyormuş gibi, tezkerenin reddinden dolayı üzüntüden ağlamışlar, bugün hâlâ Sayın Erdoğan, bu üzüntünün etkisiyle, Büyük Ortadoğu Projesi nin EŞBAŞKANLIĞINI yapıyor. Bu işten vazgeçmiyor. Bilindiği gibi, bu proje, bütün İslâm ülkelerinin işgalini ve sömürgeleştirilmesini öngörüyor.

Şu hal, dış politikada AKP nin çürümüşlüğünün en açık delilidir.

Netice:

Evet, gerçekten, kırk çürük yumurta, bir sağlam yumurtanın yerini tutmaz.

Sağlam olan TEK yumurta SAADETPARTİSİDİR. ABD ye, AB ye, IMF ye körükörüne bağlı olan, teslimiyetçi partilerin cümlesi (AKP dahil) çürük yumurta hükmündedir.

Sayın Erdoğan, kimliksiz, kişiliksiz bıraktığı partisine naçar kalınca seçim armağanı olsun diye, Millî Görüş ün söylemlerini, patentinin bize ait olduğunu bile bile, taklit edeceğine, gelsin, tevbekâr olsun, "kurtuluşun Millî Görüş te olduğunu" tekrar kabul etsin. Hatasını itiraf etmek fazilettir. Zararın neresinden dönülse kârdır.