Yakın zamanda, Mehmed Şevket Eygi ve Süleyman Arif Emre ebedi âleme göç ettiler.
Son olarak Adana eşrafından Hanifi Yumuşakbaş rahmet-i Rahman’a kavuştu.
Peki, nasıl bir şahsiyetti, Hanifi Yumuşakbaş?
* Adana ve çevresinde çok sevilen, sayılan, saygı gören bir Milli Görüşçü idi.
* Basıldığı tarihten itibaren Millî Gazete’ye aboneliğini hiç iptal etmedi.
* Davaya tavizsiz inanırdı.
* Azametle hareket ederdi.
* Gerçek bir Milli Görüş çınarıydı.
* Tüm Milko kuruluşlarını gölgesi altına alırdı.
* Yardımseverdi. Son hastalığında dahi yaptığı yardımın yerine ulaşıp ulaşmadığını telefonla takip ederdi.
* Öğrenci babasıydı.
* Davanın delisiydi.
* Sonradan milletvekili olan bir arkadaşımıza kendi ayakkabısını vererek mülakata gönderdiğini biliyoruz.
* İbadetlerine düşkündü. Namazdan taviz asla vermezdi. Yoğun bakımda dahi teyemmümle namazını geçirmemiştir. Bir ziyaret sırasında oruç için fetva istemişti Abdülaziz (Kıranşal) Hoca’dan.
* Hastalığının şiddetli anında dahi ümmetin parçalanmışlığı için gözyaşı döktüğüne şahit olundu.
* Bu davadan ayrılanlara sitemliydi. Affetmeye zorlanıyordu.
* Davanın zor zamanlarında hep görev üstlenirdi.
* Milli Selamet Partisi, Refah Partisi, Fazilet Partisi, Saadet Partisi’nin kuruluşunda yer aldı.
* Divan ve toplantılara ayrı önem verirdi. Toplantılara katılmayanların Allah’tan bir belaya dûçar olacağına inanırdı.
* Genel merkez delegesiydi.
* Sabır abidesiydi.
* Örnekti, örnek alınacak bir insandı.
* 1951 doğumlu, Elazığlı, mert ve samimi idi…
TELEFONUM ÇALDI, ARAYAN HANİFİ BEY…
Tarih, 12 Ocak 2015...
Millî Gazetemizin kuruluş yıldönümü…
Telefonum çaldı.
Arayan Adana’dan Hanifi Yumuşakbaş.
Şunları anlattı:
“Esnafım. Basıldığı günden bu yana Millî Gazete okuruyum. Bir tek defa bile bizi yanılttığını, yanlış ve hatalı yönlendirdiğini görmedim. Allah Millî Gazete ekibinden razı olsun. Millî Gazete iyi ki var…”
***
Merhum Hanifi Yumuşakbaş Bey, Erbakan Hoca’nın Saadet Partisi Genel Başkanı seçildiği kongrede, “Yeşil Liste”yi öneren isimler arasındaydı.
Oğuzhan Asiltürk, Temel Karamollaoğlu, Mustafa Kamalak, Birol Aydın, Şevket Kazan, Atik Akdağ, Yasin Hatiboğlu ile birlikte “Yeşil Liste”yi teklif eden isimlerden biri de Hanifi Yumuşakbaş’tı.
2010 yılındaki Saadet Partisi kongresinde, Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Saadet Partisi genel başkanı seçilmişti.
Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun
İNANCI VE İDEALİ UĞRUNA FEDAKÂRLIK YAPAN İHTİYAR DELİKANLIYDI
Anadolu Gençlik Derneği (AGD), Milli Gençlik Vakfı (MGV) Adana Şubesi İl Başkan Yardımcısı Cuma Şahin, 30 küsur yıldır tanıdığı merhum Hanifi Yumuşakbaş’ı şu cümlelerle anlattı:
* “1988’de tayinim dolayısıyla İstanbul’dan Adana’ya geldim. Eskiden âdetti, bir şehre gittiğinizde ilk önce parti teşkilatına uğranır, selam verilir. Karargâha teslim olunur. Sonra ev işlerine bakılırdı. Ben de âdet üzere Refah Partisi İl Başkanlığı ve Seyhan İlçe Başkanlığı binasına gittim.”
* “Ulu Cami karşısı, 2. katta piri fani Nuri (Durmaz) amca adında birisiyle tanıştım. Selam verdim. Nuri amca Millî Gazetemizi itina ile katlıyor, beyaz bir kâğıda adresleri yazıyor. Ne olduğunu sordum. Nuri amca, ‘Bak evladım, bu Millî Gazetemiz. Yere atılmaz. İnsanın ruhunu temizler. Haberleri eskimez. Onun için elimizde olan Millî Gazeteleri köylere posta ile gönderiyorum. Çukurova’nın tarladaki ırgatlarının da okuması gerekir. Muhtarların masasında da bulunması lazımdır…’ dedi.”
* “O anda birisi girdi içeri. Selam verdi. Genç, yakışıklı, kaytan bıyıklı, güler yüzlü, temiz ütülü elbiseli idi. Adı, Muhammed Hanifi Yumuşakbaş idi. Seyhan ilçe muhasibi olarak kendini tanıttı.”
* “Oldum olası teşkilatlarımızda muhasebeci olan kardeşlerimizin çilekeş, fedakâr, güvenilir olduğuna inanırım. Davanın isimsiz kahramanlarıdır. Hakaret görürler, iftiraya uğrarlar, zan altında kalırlar. Para işi olduğundan teşkilatın en zor birimidir.”
* “İşte M.Hanifi Yumuşakbaş abimizi böyle tanıdım. Zamanla ben il yönetiminde, Hanifi abi Seyhan ilçe yönetiminde. Hep muhasebeci. Hep güvenilir. 30 yıl beraber olduk. Parti muhasebeciliğine bir itiraz edeni duymadım. Tek kelimeyle inancı ve ideali uğruna fedakârlık yapan ihtiyar delikanlıydı. Rabbim rahmetiyle muamele eylesin…”
“HAKKIMIZ HELÂL OLSUN!”
Merhum Süleyman Arif Emre’nin cenazesindeydim.
Gazetemiz sahibi ve Genel Müdürümüz Ömer Yüksel Özek, Genel Yayın Yönetmenimiz Mustafa Kurdaş ve gazetemiz yazarı Burhan Bozgeyik’le birlikte gittik…
Yolda Ömer Yüksel Özek ve Mustafa Kurdaş, merhum Süleyman Arif Emre’yle ilgili anılarını, hatıralarını anlattılar. İlerde fırsat olursa bunları da paylaşırım…
Ataşehir Mimar Sinan Camii avlusu tıklım tıklım doluydu.
İkindi namazından yaklaşık 2 saat önce gittiğimiz için cami avlusunda, merhum Emre için hem dua ettik hem de dostlarla muhabbet…
Onca muhabbetin arasında aklımda kalan tek cümle şu oldu:
“Hakkımız helal olsun. İyi bilirdik!..”
SÜLEYMAN DEMİREL’E SAKIN GÜVENMEYİN!
Yıl; 2012…
Yer; TBMM’de darbeleri araştırmak için kurulan komisyon…
Ünlü isimler, 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat darbelerine ilişkin önemli bilgiler verdiler... Bilgi veren isimlerden biri de geçtiğimiz günlerde ebediyete uğurladığımız Süleyman Arif Emre.
Tutanaklara baktım. Merhum Emre, uzun bir açıklama yapıyor. Biri son derece çarpıcı;
“Demirel, bizim katılmadığımız şûrada veya Milli Güvenlik Kurullarında, devamlı Erbakan’ın ve bizim aleyhimize paşaları dolduruşa getiriyordu. Bunu kafamdan atmıyorum! Eşref Bitlis Paşa benim amcamın oğlunun yakın akrabasıdır. Onun evine gelmişti. Orada dedi ki ‘Arif Bey, Süleyman Demirel mütemadiyen sizin aleyhinizde askeri kışkırtıyor. Hoca’ya da söyleyin, Demirel’e güvenmeyin’.”
***
Daha ne anıları var, merhum Süleyman Arif Emre’nin! Bu köşede zaman zaman bu anılara yer vereceğim. Sizlerden gelen anılara da, elbette…