Tatmin olmayan sadece ben değilim!

Abone Ol

9 vatandaşımızın İsrail ordusu tarafından şehit edildiği

Mavi Marmara baskınından sonra AKP Hükümeti bu devletle ilişkilerin

normalleşmesi için 3 şart ileri sürdü.

Neydi bunlar

1) İsrail in özür dilemesi, 2) Olayda hayatlarını

kaybeden dokuz kişinin ailelerine İsrail Hükümeti nce tazminat ödenmesi, 3)

İsrail in Gazze ye uyguladığı ambargoyu kaldırması.

ABD Başkanı Barack Obama nın İsrail i ziyareti esnasında

İsrail Başbakanı Netanyahu nun Başbakan Erdoğan ı telefonla arayarak özür

dilediği ve diğer şartların da kabul edildiği öne sürüldü.

Son yazımda bu telefon görüşmesinin kripto larının

açıklanmasını istemiştim.

Fakat ne Başbakan Erdoğan ın ne de Netanyahu nun bu konu

hakkındaki açıklamalarının sadece beni değil kamuoyunu da tatmin etmemiş gibi

görünüyor

Nasıl mı

CHP nin TBMM Dışişleri Komisyonu Grup Sözcüsü Osman

Korutürk, konuyla ilgili olarak TBMM Başkanlığı na Dışişleri Bakanı Ahmet

Davutoğlu nun yanıtlaması istemiyle bir soru önergesi verdi

Şöyle soruyor Korutürk:

1) İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu nun telefonda

Başbakan Tayyip Erdoğan a özür mahiyetindeki sözlü ifadelerinin Türkçe ve

İngilizce tam metinleri nedir

2) İsrail Başbakanı Netanyahu nun özrü, AKP Hükümeti nce

öne sürülmüş bulunan yukarıdaki üç koşulu tam anlamıyla karşılamakta mıdır

3) Eksik noktalar varsa (örneğin İsrail Gazze ambargosunu

kaldırmaktan değil hafifletmekten söz etmektedir) bunlar nelerdir İsrail bu eksiklerin

giderileceği ve koşulların tam olarak yerine getirileceği sözünü vermiş midir

Vermemiş ise, Hükümet, Gazze ambargosunun kaldırılması yerine bu ambargonun

hafifletilmesini neden ve hangi etkiler altında tatminkâr bulmuştur

4) İsrail resmi kaynakların ifadelerinden; İsrail in,

Mavi Marmara olayına ilişkin politikası ve gemiye karşı gerçekleştirdiği

harekât dolayısıyla değil, harekâtı icra eden askerlerce yapılan bireysel

operasyonel hatalardan dolayı özür dilemiş olduğu anlaşılmaktadır. AKP Hükümeti nin

baştan itibaren İsrail den beklediği özür bu mudur

5) Hükümet, İsrail in özür dilemesi karşılığında,

Suriye den başlayarak Irak ı ve daha sonraki aşamalarda İran ı da içine

alabilecek bir cephede ortak hareket için Türkiye, İsrail ve ABD nin katılacağı

bir ittifak taahhüdü altına girmiş midir

Bu sorular sizce de önemli değil mi

MUHAMMED ESAD ERBİLİ HAZRETLERİ

Geçenlerde Naci Terzi elime bir kitapçık tutuşturdu.

Muhammed Esad Erbili Hazretleri tarafından hazırlanan

Kenz-ül İrfan dan derlediği 40 Hadis ten oluşan bir kitapçık bu

Eski milletvekili, eğitimci Naci Terzi, kendi imkanları

ile bastırdığı kitapçıktan binlerce bastırdı ve dağıttı

Çok hoş bir çalışma

Benim dikkatimi çeken ise Erbili Hazretlerinin yaşam

öyküsü

Şeyh Muhammed Esad Efendi Hazretleri 1264 (1847)

tarihinde, şimdi Irak hudutları içinde bulunan Erbil kasabasında dünyaya

geldi..

Hem anne, hem baba tarafı seyyid

Dedesi Şeyh Hidayetullah Efendi Mevlana Halid-i Bağdadi

hazretlerinin Erbil halifesi idi. Muhterem pederleri Mehmed Said Efendi de

Nakşibendîliğin Halidiyye koluna bağlı bir şeyhti.

İlköğrenimini Erbil ve Deyr de tamamladı.

Gençliğinde ata binmeye çok meraklı bir mutasavvıf

Babasının tekkesinde dini ilimlerini tahsil ettikten

sonra, 23 yaşında, 1870 de Taha el Hariri ye intisap etti.

Beş yılda seyri sulukünu tamamlayarak, hilafet aldı ve

hacca gitti.

Hacc dönüşü şeyhi vefat edince, İstanbul a geldi.

Fatih Camii nde Hafız divanı ile Molla Cami nin Lüccet-ül

Esrar kitabını okuttu.

Ünü kısa zamanda her yana yayıldı.

Abdülhamit Han ın damadı Halit Paşa kendisini saraya

davet ederek sohbetlerinden istifade etti.

Bu arada Meclis-i Meşâyih üyeliğine tayin edildi.

Kendisine bir tekke yöneticiliği verilmesi için müracaat

etti. Fındıkzade Macuncu da Şehremini Odabaşı semtindeki Kelami Dergâhı

şeyhliği boştu. Burası Kadiri tekkesi olduğu için Kadiri icazetnamesi

gerekiyordu. Esad Efendi, 1883 tarihinde Abdülkadir Geylani Hazretlerinin

soyundan olan Şeyh Abdulhamid er Rıfkani den aldığı Kadiri icazetnamesini sundu

ve bu tekkeye tayin oldu. Burada Kadiri ve Nakşî usullerince zikir meclisleri

düzenledi.

İstanbul a geldiğinde çeşitli konularda derlediği Kenz-ül

İrfan adlı hadis kitabını neşretti.

1900 yılında Abdülhamid Han tarafından bilinmeyen bir

sebeple Erbil e gönderildi.

Mektûbat adlı eserini teşkil eden mektupların ekserisi bu

zaman zarfında yazıldı

Esad Efendi Meşrutiyet ile beraber İstanbul a döndü.

Tekkelerin kapatılmasından sonra hiç sokağa çıkmamaya

karar vererek, Erenköy Kazasker de satın aldığı köşkünde inzivaya çekildi.

Evi sürekli polis gözetimine alındı.

23 Aralık 1930 da Menemen vakasıyla ilgili olarak

tutuklanarak Menemen e sevk edildi.

İdam talebiyle yargılandı.

İlerlemiş yaşı sebebiyle cezası müebbede çevrildi. Oğlu

Ali Efendi idam edildi. Menemen de askeri hastanede üremiden tedavisi yapıldığı

sırada 3 Mart ı 4 Mart a bağlayan gece yarısı vefat etti. Zehirlendiği de

söylenir. Cenazesi ailesine verilmeyerek Menemen de defnedildi.

Rahmetullâhi aleyh.

NOT:  : Bugün 27

Mart 2013 Çarşamba İktidar ve TBMM de grubu bulunan partiler, 2012 yılında

yeni ve sivil anayasa vaadini yerine getiremedi. Sınıfta kaldı. Umutlar bu yıla

sarktı. Du bakali n olacak Takipçisiyiz