İstanbul dan yolunuzu Bursa ya,
Balıkesir e, İzmir e düşürdüğünüzde, doğanın farklı güzellikleri arz-ı endam
etmekte.
Sevgili Peygamberimizin, Seyahat
ediniz, sıhhat bulunuz hadisi, ete kemiğe bürünmekte.
Seyahat, hayata anlam katan bir eylem.
Farklı bir atmosfere taşınıyorsunuz.
Hısım akrabaları ziyaret ise tatilin en
anlamlısı
Hasbıhaller iki dünyaya ayarlı.
Diğer taraftan Cumhurbaşkanı seçim
tartışmaları.
Bu seçimler, yerel ve genel seçim
heyecanına pek benzemiyor.
Halk tatilinde, köyünde, kasabasında.
Köylüler mahsulü kaldırma peşinde.
En çok emeklilerin gündeminde seçim.
Tatilde daha çok dinlenilir değil mi
Bir de yapılacak en güzel eylem yine
okumak
Ben de hem kendimin hem de eşimin
getirdiği kitaplara göz atıyorum fırsat buldukça.
O, tatili daha çok kitaplara ayırıyor.
Kitap tatili yapıyor.
Gündeminde Tevfik Fikret e dair
çalışmalar.
Dün oturup çocuklarla paylaştığı bir
anekdot herkesi etkiledi.
Tevfik Fikret in oğlu Hüseyin Haluk
Fikret in anlattığı olay şöyle:
Annemi çok severdim. Sanırım babam da
severdi kendisini. Zaten dayısının kızı ve çocukluk arkadaşıydılar. Fakat annem
güçlü bir kişilik sayılmazdı. Tartıştıklarını hatırlamıyorum ama ilişkileri de
pek sıcak görünmezdi. Sanırım babamı pek anlamamıştır annem. Buna karşılık
babam da ailesiyle vakit geçirmeye düşkün değildi
Ben ve annem akşam yemeklerimizi evdeki
dadımla birlikte yerdik. Şimdi düşünüyorum da, bizimle az çok resmî ilişkiler
içinde bulunması ve biraz içe dönük bir insan olması geçirdiği travmalardan
kaynaklanıyordu.
Hüseyin Halûk Fikret daha sonra şu
ifadeleri serdediyor:
Şiirleri bana ne kadar bağlı ve sevgi
dolu olduğunu ele veriyor. Ah keşke daha az bağlı olup da beni ara sıra
kucağına alıp okşasaydı! Hep bunu beklerdim. Belki inanmayacaksınız ama beni
bir kez bile kucağına aldığını anımsamıyorum. Belki almıştır da ben
unutmuşumdur
Sonunda Haluk, Hıristiyan oluyor.
Bununla da yetinmiyor, önce papaz, sonra
başpapaz oluyor.
Bütün suçlu babası Tevfik Fikret.
Onu Hıristiyan ağırlıklı ilkokula verir.
Kilise ilahilerinin nağmeleriyle büyür.
Sonra bir Hıristiyan müessesesi olan
Robert Kolej ortaokulu.
Yine İncil den nağmeler.
Sonra İskoçya da bir Hıristiyan teknik lisesine
gönderir.
Üstelik İskoçya da emanet ettiği aile,
bir papaz ailesidir.
Hüseyin Haluk, Türkiye ye bir Hıristiyan
olarak döner.
Şimdi sormak lazım suçlu kim
Onu Hıristiyan okullarında okutan Tevfik
Fikret mi
Yoksa o okullarda okuyup Hıristiyan olan
Haluk mu
Onun için siz, siz olun çocuklarınızı
sevin, koklayın, öpücüklere boğun.
Tabii kalbini de İslâm inancıyla
doldurun
Tatil diye başladık konu nereye vardı.
Oysa ben tatil yazısı yazacak ve
seçimlerden bahsedecektim.
Kalem başka bir istikamete yürüdü.
Ha unutmadan bir tatil beldesinde ilginç
bir gözlemimi aktarayım:
Bir markete giriyorum.
Bir köşede dini kitaplar, dua
mecmuaları
Merak edip kasadaki kıza sormadan
edemiyorum:
Bunları alan oluyor mu
Almaz olurlar mı abla, en fazla satılan
reyon orası, insanlar dua kitaplarını alıp birbirlerine hediye ediyorlar.
Doğrusu ilginç bir seçim yapmakta
insanlar.
Bu satırları yazarken yol hazırlığına
başlıyoruz.
İstanbul a dönüp Pazar günü oyumuzu
kullanacağız.
Allah tan hayırlısı