Tarımı destekleme politikaları (2)

Abone Ol

A

dil Ekonomik Düzen de devletin yapacağı işleri ikiye ayırırız.

Birinci hedef nedir

Birinci hedef, köyleri de kentler gibi yaşanacak seviyeye çıkarmaktır.

- Bunu gerçekleştirmek için kentlerdeki altyapı hizmetlerini köylere kadar eksiksiz götürmek gerekmektedir.

- Altyapı hizmet işletmelerini bedava denecek kadar ucuz yapmak. Köylerdeki ulaşım, haberleşme, elektrik, su hizmetleri kentlerden daha ucuz olmalıdır.

- Köylerdeki okul, hastahane, iş imkanları, sosyal faaliyetlere katılma şartları en azından kentlerde olduğu kadar sağlanmalı ve bunlar parasız olmalıdır.

- Tarım işçisinin özellikle tarım dışı ve tarım mevsimleri dışındaki boş zamanlarını değerlendirecek küçük işletme tipleri geliştirilmelidir.

Böylece köy halkı köylerden kentlere göç etme ihtiyacını duymaz, köyünde kalır ve tarım işleri ile de uğraşmaya devam eder.

***

Yukarıda saydığım bütün bu olumlu gelişmelerin yanında, bazı ürünlerin özel olarak desteklenmesi gerekebilir. Aksi halde o ürünlerin tarımı ve yetiştirilmesi unutulur.

Bunun sağlanması için aşağıda sıralayacağım şu dört araç kullanılabilir.

1. Adil Ekonomik Düzen de üretilen mahsul, ambara teslim edilirken vergi alınmaktadır. Şöyle ki, miktar olarak 10 teslim edilmekte, 8 lik selem senedi alınmakta, 2 selem senedi de devlete vergi olarak gitmektedir. Bunda eksiltme yapamaz. Ama bir o kadar da genel hizmet payı alınmalıdır, yani 6 selem senedi verilmelidir. Bunu azaltabilir, böylece genel hizmet payının bir kısmından muaf tutarak desteklemiş olur.

2. Mahsul alındığı zaman nakliye bedeli de peşin alınmaktadır, yani üreticiye % 1 nakliye bedeli kesilmektedir. Devlet bunu bazı ürünlerde almayabilir, yani on kilo verip beş lira alacağına altı veya sekiz lira kadar alabilir ki bu da tarım ürünlerine neredeyse yüzde altmış destekleme demektir.

3. Adil Ekonomik Düzen de işletmelere elektrik satılmaz, su satılmaz; aksine yaptığı tarım üretimine göre yardımcı maddelerden karşılıksız yararlanılmalıdır. Yani buğdayı teslim ettiği zaman parasını aldığı gibi bir de gelecek senenin üretimi için gerekli elektrik, su, hattâ yakıt ve ilaç kuponunu almış olur. İşte, destekte bulunmak amacıyla bu yardımcı maddelerin payını yükseltebilirsiniz. Yani kendisine gerekenden fazla kupon verirsiniz, fazlasını kupon olarak satar ve gelir temin etmiş olur.

4. En önemli maddeyi sona sakladım. Asıl destek aracı selem senedinin kredileşme değeridir. Selem senedi üreticiye kredi olarak verilir. Üretici bunu borsaya para ile satar, elde ettiği para ile üretim yapar. Senedi alanlar bunu bankaya götürüp rehin olarak bırakır ve karşılığında nakit para alabilirler. Burada verilen kredi miktarı kredileşme değeri ile belirlenir. Devlet alış ve satış değerine müdahale etmez ama kredileşme değerini kendisi tesbit etmektedir. İşte bunu satış değerinin iki üç misli yapabilir. Böyle olunca da tüccar bu senedi pahalı olarak alır, onunla faizsiz kredi olarak değerinin iki üç misli kredi alır. Onunla başka malların selem sentlerini satın alarak onlardan edeceği kârla buradaki zararı kapatmış olur. Tüccar gereğinden fazla sipariş senedini almış olacağından günü gelince gereğinden fazla mal üretileceği için fiyatı düşecektir. Üretici değil ama tüccar bu maldan zarar edecek, başka mallardan elde ettiği kârları ile bu zararını kapatacaktır.

***

İşte, her temel meselede olduğu gibi tarım alanında da böylesine destekleme politikaları olacak, bu sayede dünkü yazımda gerekçelerini saydığım mahzurlar ortadan kalkacaktır. Hedefimiz, mümkün olan en kısa zamanda Türkiye yi tarım ürünleri ithal eden ülke durumdan, tekrar tarım ürünleri ihraç eden ülke konumuna getirmek olacaktır.

Türkiye bunu gerçekleştirecek güce ve potansiyele sahiptir.