Tarikat ve ekonomi konusuna doğrudan temas etmeden önce, kısaca tarikat meselesine açıklık getirelim. Kimileri, "Kur an da tarikat yoktur, sonradan uydurulmuştur." diyorlar. Bu cümleyi söyleyenler, Kur an ın İlâhi söz olduğunu kavrayamayan ve idrak edemeyen kimselerdir.
Kur an insanın sözü değil, Allah ın sözüdür. Allah ın evveli ahiri olmadığı gibi Kur an ın da öncesi sonrası yoktur. Kur an kelamullahtır; geçmişi, geleceği ve hâli içermektedir. Her insana her an yerine göre hitap eder, onunla ayrı ve özel olarak konuşur. Bu sebepledir ki "Kur an da bu yoktur" denemez. Kur an da onun hükmü mutlaka vardır.
"Kur an da tarikat yoktur, sonradan uydurulmuştur." denemez. Kur an ın ilk vahyolunduğu tarihte olmayan şeylerin hükümleri de Kur an da vardır. Öyle olmasaydı ne olurdu Hicretin 10 uncu yılında Kur an tamamlanmıştır. Ondan sonra bir âyet gelmemiştir. Öyle olmasaydı, o zaman ondan sonraki olaylar hep uydurma olurdu. Sahabeler uydurmuş olurdu, müçtehitler uydurmuş olurdu.
Kur an da tarikat vardır. Hükümlerinin neler olduğu tartışılabilir ama bu yoktur denemez. Çünkü Kur an, yönetim ve ekonomi dahil hayatın her alanında, geçmiş ve özellikle kıyamete kadar gelecek dünyanın cereyan edecek tüm olayların hükümlerini ve çözümlerini içermektedir.
***
Kur an tarihte evreler geçirmiştir.
1. Kur an Mekke de sadece okundu, uygulanmadı. 2. Kur an Medine de vahye dayanan sünnet ile uygulandı. 3. Dört halife zamanında Kur an istişare ile yorumlandı ve tüm olaylar Kur an la çözüldü. 4. Dört halifeden sonra içtihat dönemi başladı. Kur an ın gramerik yorumu yapıldı. Fıkıh doğdu. 5. Abbasiler zamanında Kur an Yunan ve hikmet felsefeleri ile yorumlandı. O felsefeler Kur an a uyduruldu, İslâmîleştirildi ve ona "kelam" dendi. Kelam ilmi İslâmî felsefedir.
6. Türkler zamanında Kur an, kaynağı Doğu ilimleri ve verileri olan tasavvufa göre yorumlandı. Tasavvuf Kur an a uyduruldu, tamamen İslâmî mistisizm doğdu. Kur an tarihte bu evreleri geçirirken, hiçbir zaman Kur an tahrif edilmedi, Kur an bunlara uydurulmadı, bunlar Kur an a uyduruldu. Çok başarılı yorumlarla Kur an ın zaferi tescil edildi. Allah ın nuru sünnetle, istişareyle, fıkıhla, kelamla ve tasavvufla tamamlandı.
7. Bugün dünyada gelişmiş olan müsbet ilimlerle Kur an yorumlanmaktadır. Bizim yapmaya gayret ettiğimiz çalışmalar budur. Bunu Kur an emretmektedir. Allah, "Onu ilimle tafsil ettik." diyor. Kur an ilme değil, ilim Kur an a uydurulmaktadır, yani ilim İslâmîleştirilmektedir. Sömürü ve zulüm için kullanılan ilim, Kur an sayesinde adalet ve barış için kullanılacaktır.
***
Kur an da tarikatın olmadığını söyleyenlere şu gerçekleri hatırlatalım:
Herkes için "şir a" ve "minhac" vardır.
Kur an da yani âyette "ŞİR A" ilmî dayanışmayı, "MİNHAC" da dinî dayanışmayı yani tarikatları ifade eder; siyasi dayanışma "VİCHE", meslekî/ekonomik dayanışma ise "MENSEK" kelimesi ile ifade edilmiştir.
Kur an da tarikatların faaliyet gösterdikleri alanlar yani mabetler "SALAVAT" ile; medreseler "SAVAMİ ", kışlalar "MESACİD", pazarlar "BİYA " ile ifade edilmiştir.
Kur an da din adamları "RUHBAN", ilim adamları "AHBAR", siyaset adamları "KISSİS", meslek adamları yani ekonomi ile iştigal edenler "RABBAN" kelimesi ile ifade edilmiştir. Dayanışma ortaklıkları da "VELAYET" kelimesi ile açıklanmıştır.
Devamı var