“Hala Sultan Diyarı”nın fethi
Osmanlı İmparatorluğu’nun azmi ve inancıyla gelen büyük zaferinin yıldönümünü yaşıyoruz. Kıbrıs fethedildiği 1 Ağustos 1571’den itibaren Akdeniz, Osmanlı için daha güvenli olmuştur. Venedikliler tarafından korsanların eline verilen bu önemli ve stratejik ada, Osmanlı’nın bağrında paslı bir hançer gibi kalmıştı. Bu paslı hançeri çıkarıp atmak, Kanuni Sultan Süleyman gibi büyük bir padişahın mahdumu Sultan İkinci Selim’e nasip oldu. Sarı Selim ismiyle de bilinen Sultan İkinci Selim, babasının vasiyetini yerine getirmiş, döneminde devletin her bir karışını imar etmeye azami özen göstermiş bir şahsiyettir. Sultan İkinci Selim’in 1571’deki fethinden sonra Kıbrıs, 1878’e kadar Osmanlı toprağı olarak kalmıştır. Peygamber Efendimiz (sav)’in teyzesi Umma Haram RümeysaBintuMilhan’ınmezarınınbulunmasısebebiyleKıbrıs, Osmanlı tarafından “Hala Sultan Diyarı” olarak adlandırılırdı. Kıbrıs, maalesef günümüz siyasetçileri tarafından siyasi rant kapısı olarak görülüyor.
Babası Kanuni Sultan Süleyman’ın vasiyetine Sultan İkinci Selim’in cevabı: Kıbrıs’ı korsanların başına yıkacağım
Akdeniz’in ortasında zengin ve büyük bir toprak parçası olan Kıbrıs, 1489 senesinden itibaren Venedik hakimiyetindeydi. Girit Adası’yla birlikte Venedik’in denizaşırı topraklarının en önemlisi olan Kıbrıs, 16. Yüzyılın ortalarında tahminen 160 bin nüfusa sahipti. Deniz ticaret yollarının tam ortasındaki adada pamuk ve şeker üretiliyordu. Hem ticaret yollarının güvenliğini hem de pamuk ve şekerin ticari gelirini düşünen Venedikliler, hayli uzakta bulunan bu toprakları için Memlüklülere yıllık 8 bin düka altın vergi ödüyordu. Memlüklülerin 1517’deki yenilgiyle Osmanlı idaresine girmesi sonrasında Venediklilerin Kıbrıs için ödedikleri vergi aynı gönderdikleri kasa ise ayrılmıştı. Artık Osmanlı’ya vergi ödemek zorunda kalan Venedikliler, adadaki korsanlara da göz yumuyordu. Hem Osmanlı’nın topraklarının ortasında kalması hem de Hacca giden Müslümanların can güvenliğinin sağlanamıyor olması sebebiyle Osmanlı için Kıbrıs hedef haline gelmişti. Bardağı taşıran son damla ise Mısır’dan Sultan İkinci Selim’e gönderilen hediyeleri taşıyan gemiye korsanların saldırması, gemiyle birlikte içindekilere el koymasıydı.
“İSLAM TOPRAĞIDIR”
Edirne’de 1568’de imzalanan antlaşmayla Osmanlı-Habsburg Savaşları duraklamış, Osmanlı Kıbrıs’ı gündemine alabilmişti. Sultan İkinci Selim’in tahta çıktığı 1566 senesinde Osmanlı’nın önceliği Kıbrıs olmuştu. Mısır’dan gönderilen hediyeleri taşıyan gemiye yapılanlar üzerine Sultan İkinci Selim, Şeyhülislam MehmedEbussuud Efendi’ye Venediklilerle yapılan antlaşmanın hükümlerini sordu. Ebussuud Efendi de Kıbrıs’ın eski İslam toprağı olmasını gerekçe göstererek Venedik ile yapılan antlaşmanın geçersiz olduğunu belirtti. Bu fetva neticesinde, harekat için hazırlıklara başlandı. Sefer karşı çıkan Sadrazam Sokollu Mehmet Paşa’ya rağmen donanmanın başına Müezzinzade Ali Paşa getirilmiş, Sultan İkinci Selim’in Lalası Mustafa Paşa da kara kuvvetlerinin komutanı olmuştu.MüezzinzadeAli Paşa’nın yardımcılığına da Piyale Paşa getirilmişti. Osmanlı’nın hazırlıklarını haber alan Venedik de hazırlıklarına başlamıştı. Gerçi Venedik, Osmanlı’nın Kıbrıs ile ilgili emellerinden uzun zamandır şüpheleniyordu. Özellikle 1568’de Osmanlı gemilerinin Kıbrıs limanlarına keşif amacıyla gelip gitmesi dikkatlerini çekmişti. Kıbrıs, Girit ve Korfu’dakiistihkamlarını artırma yoluna giden Venedikliler, tahkimatı uzun süre kendi kendine yetecek şekilde güçlendirdiler. Uzun kuşatmalara dayanıklı hale getirilmek adına erzak ve cephane stoğu yapmanın yerine İspanyollardan medet umdular. Morisko ve Hollanda ayaklanmalarıyla baş etmekte olan İspanya, Venediklilerin bu yardım umuduna karşılık veremediler. Katolik Venediklilerin bir diğer sorunu da adadaki Ortodoks Yunanlılardı. Venediklilerden memnun olmayan Yunanlılar karşı tarafı destekler gibi görünüyordu.
Osmanlı’nın hazırlıkları tamamlanmış, 1570 senesinin Mart ayında Venedik’e bir elçi gönderilmişti. Venedikliler Kıbrıs Adasının Osmanlı’ya terki için bir ültimatom verildi. Doğal olarak Venedikliler bu ültimatomu kabul etmedi.
FAMAGUSTA 11 AY DİRENDİ
Venediklilerin ültimatomu reddetmesiyle birlikte Osmanlı Donanması yaklaşık 400 gemiyle yola çıkmış ve hiçbir direnişle karşılaşmadan 27 Haziran 1570’te Larnak’da karaya ayak basmıştı. Osmanlı’ya karşı koymayı düşünen ancak 400 gemiyle birlikte gelen 100 bin askeri görünce bu savunmadan vazgeçmişti. Osmanlı Ordusu başkent Nicosia’ya doğru yola koyulmuştu. Tahkimatı yaptıkları yerde savunmaya geçen Venedik kuvvetleri Osmanlı Ordusu’nu bekliyordu. Nicosia kuşatmasına başlayan Osmanlılar, 22 Temmuz’dan başlayarak 9 Eylül’e kadar 7 haftalık bir mücadele verdi. Şehir duvarlarının altına kazılan tüneller ve yoğun ateş sonrasında şehir Osmanlı’nın eline geçti. Nicosia’nın düştüğü haberine alan Kutsal İttifak! (Venedik Cumhuriyeti, Papalık Devleti ve İspanyol) gemileri yarı yoldan geri döndü. Osmanlı’nın Nicosia’dan sonraki hedef şehri ise Kyrenia ise hiçbir direniş göstermeden teslim oldu. Osmanlı Ordusu’nun Kıbrıs Adası’ndaki diğer hedefi Famagusta oldu. Famagusta, Kyrenia gibi teslim olmayıp 8 bin 500 asker ve 90 parça topla Osmanlı’ya karşı direniş göstermiştir. Kale yaklaşık olarak 11 ay Osmanlı akınlarına direnmiştir. Bu 11 aylık kuşatma sırasında sürekli artan asker ve topçu desteğine rağmen Osmanlı, büyük sıkıntı yaşamıştır. Kuşatmanın bu kadar uzun sürmesinin sebebi ise Osmanlı’nın Famagusta’yı denizden kuşatacak güçte olmamasıdır. Hal böyle olunca Venedikliler erzak ve birlik desteği alabilmektedir. Nihayet, 12 Mayıs 1571 günü yeniden başlayan ağır bombardıman1 Ağustos’ta meyvesini verdi. Bu bombardıman sırasında bütün erzakını ve cephanesini harcayan Venedikliler, teslim oldu.
KIBRIS, 1878’E KADAR OSMANLI’DA KALDI
Osmanlı Ordusu, kuşatma boyunca 50 bin askerini kaybetmişti. Venediklilerin kayıpları ise yaklaşık 70 bin civarındaydı. Kıbrıs’ın fethinden sonra Osmanlılar, Hristiyan halkın kalmasına izin verecek, Venedikli askerlerin de topraklarına dönmelerine olanak sağlayacaktı. Ancak tutsak edilen Müslümanlara yapılan işkenceyi gören Lala Mustafa Paşa, sorumluları aynı işkence yöntemleriyle öldürttü. Adaya, Konya ile Karaman çevresindeki Türkleri yerleştiren Osmanlı İmparatorluğu Kıbrıs’ı 1878’e kadar elinde tuttu. O tarihte yapılan antlaşmayla İngiltere’ye kiralanan ada, 1925’te İngilizler tarafından ilhak edilmiştir.
Hala Sultan kimdir?
Hala Sultan Tekkesi, Kıbrıs'ın Rum tarafındaki Larnaka şehrinin güneybatısında Tuz Gölü'nün yanında bulunuyor. Umma Haram RümeysaBintuMilhan, Enes b. Malik Hazretleri'nin teyzesi ve Hz. Peygamber'in süt teyzesiydi. Ummu Haram, bugün Kıbrıs'ta "Hala Sultan" adıyla bilinir. Osmanlı burayı aldıktan, UmmuHaram'ın mezarının bulunduğu yere 1571'de bir tekke ve cami yaptı. Osmanlı Kıbrıs'a Hz. Peygamberin halasından dolayı "Hala sultan diyarı" diyordu.
3 Mart 1878 tarihindeAyastefanos Antlaşması imzalanmıştı. Bu antlaşmaya göre Balkanlar’daki Osmanlı varlığı tamamen bitiriliyor, Rusya sıcak denizlere açılma yolunda büyük bir adım atıyordu. 13 Haziran 1878’deki Berlin Antlaşması ise, Osmanlı’nın Balkanlar’daki varlığının 35 yıl daha devam etmesine, Rusya’nın Sıcak Denizlere Açılma Sevdası’nın önüne set çekilmesine sebep olmuştur.
Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu İkinci Selim (Sarı Selim), babasının "Kıbrıs’ı fethetmek bize nasip olmazsa sen fethet" şeklindeki vasiyetine karşılık "Eğer padişah olursam Kıbrıs’ı korsanların başına yıkacağım!" diyerek cevap vermişti. Kıbrıs Seferi’nde, Sultan Süleyman’ın vasiyeti kadar, Hacca giden Müslümanların gemilerine düzenlenen saldırılar ve son olarak Mısır tarafından II. Selim'e gönderilen hediye gemisinin korsanlar tarafından kaçırılması, tüm hediyelere el konulması ve mürettebatın zindana atılması da etkili olmuştur.
Kıbrıs Seferi, dönemin önemli devlet adamlarından Sadrazam Sokollu Mehmet Paşa’nın itirazlarına rağmen gerçekleşmiştir.
1 AĞUSTOS Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusu Osman Bey’in vefatı (1326)
1 AĞUSTOS Kıbrıs’ın Fethi (1571).
1 AĞUSTOS Almanya’nın, Rusya’ya harp ilan etmesi (1914).
2 AĞUSTOS I. Dünya Savaşı için Osmanlı’nın seferberlik ilan etmesi (1914).
2 AĞUSTOS Irak’ın, Kuveyt’i işgali (1990).
2 AĞUSTOS Almanya ile ittifak antlaşması (1914).
4 AĞUSTOS I. Dünya Savaşı’nın başlaması (1914).
4 AĞUSTOS Enver Paşa’nın Türkistan’da öldürülmesi (1922).
4 AĞUSTOS Lozan Antlaşması yürürlüğü girdi (1924)
6 AĞUSTOS II. Dünya Savaşı’nda, ABD tarafından, Japonya’nın Hiroşima şehrine ilk atom bombasının atılması (1945).
7 AĞUSTOS IV. Mehmet’in saltanat tahtına oturması (1648).
8 AĞUSTOS Ruslarla Kalas Mütarekesi’nin imzalanması (1791).
8 AĞUSTOS Türk jetlerinin Kıbrıs’ı bombardımanı (1964).
8 AĞUSTOS İran-Irak Savaşı’nda ateşkes (1988).
9 AĞUSTOS Nagazaki’ye ikinci atom bombasının atılışı (1945).
9 AĞUSTOS Türkiye-Yugoslavya-Yunanistan arasında ittifak antlaşması (Balkan Paktı, 1954).
10 AĞUSTOS Sevr Antlaşması’nın imzalanışı (1920).
11 AĞUSTOS Otlukbeli Savaşı (1473).
11 AĞUSTOS Alman Gobel (Yavuz) ve Breslau (Midilli) zırhlılarının Türk sularına sığınmaları (1914).
11 AĞUSTOS II. Dünya Savaşı’nda, Japonya’nın kayıtsız şartsız teslim oluşu (1945).
14 AĞUSTOS İkinci Kıbrıs Harekatı (1974).
14 AĞUSTOS Süleymaniye Camii’nin açılışı (1556).
15 AĞUSTOS Süveyş Kanalı’nın işletmeye açılması.
16 AĞUSTOS Kıbrıs’ın, bağımsız bir cumhuriyet oluşu (1960).
17 AĞUSTOS Büyük Marmara Depremi (1999). Depremde resmi rakamlara göre 14 bin 95 kişi hayatını kaybederken, 27 bin 234 kişi yaralandı.
22 AĞUSTOS Barbaros Hayreddin Paşa’nın Tunus’u fethi. (1534)
23 AĞUSTOS I. Selim in, Çaldıran’da Şah İsmail’i yenmesi (1514).
23 AĞUSTOS Lozan Barış Antlaşması’nın Büyük Millet Meclisi’nce onaylanması (1923).
24 AĞUSTOS Osmanlı Hükümeti’nin, Palmer ve Goloschimid şirketlerinden borç alması (1851).
26 AĞUSTOS Büyük Taarruz un başlaması (1922).
26 AĞUSTOS Malazgirt Zaferi (1071).
29 AĞUSTOS Mohaç Meydan Savaşı (1526).
30 AĞUSTOS Büyük Taarruz’un zaferle sonuçlanması (1922).
“HalaSultanDiyarı”nınfethi