Tarihin papa galerisi

Abone Ol

2025’in Nisan ayının en önemli olaylarından biri de Papa Francesco’nun ölümü ve yapılan defin merasimidir. Defin merasimi için katılanlardan bir grubun, yüzleri maskeli adeta Şeytan’ı sembolize eden bir görünüm içinde oldukları dikkatlerden kaçmadı.

Bu vesile ile tarihte enteresan papaların gelip geçtiğini okuyarak öğreniyoruz.

Gelin “tarihin papa galerisinden” örnekleri beraberce hatırlayalım:

Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) 628 yılında diğer devlet ve önemli kabile reislerine elçilerle İslam’a davet mektupları gönderdiği sırada, Bizans’a ve Roma’ya da elçi olarak Dıhye Bin Halife (R.A.) isimli sahabeyi göndermişti. Efendimizin İslam’a davet mektubu Roma’da  Dagātır El Uskuf isimli zamanın Papa’sına verilip okununca, o Dıhye’ye cevaben:

 “Peygamber’e git, benden selâm söyle ve Allah’tan başka ilâh bulunmadığına, Muhammed’in Allah’ın resulü olduğuna inandığımı, İsa’nın da Allah’ın kulu ve temiz, iffetli, dünyadan el etek çekmiş Meryem’e ilkā ettiği ruhu ve kelimesidir, diye şahadet ettiğimi haber ver” dedi.

Dagātır odasına girip üzerindeki siyah elbiseyi çıkardı ve beyaz merasim elbisesini giydi. Asasını eline alarak kilisede toplanmış bulunan görevlilerin yanına gitti ve onlara şöyle seslendi: “Dinleyin beni! Bize Ahmed adlı Peygamber’den bir mektup geldi. Mektubunda bizi yüce Allah’a inanmaya davet ediyor. Ben şahadet ederim ki Allah’tan başka ilâh yoktur. Ahmed de Allah’ın kulu ve resulüdür.”

Dagātır sözlerini bitirince etrafına toplanmış olanlar hep birden üzerine atıldılar ve onu döverek şehit ettiler.

Tarihte açıktan Müslüman olan başka papa var mıdır, bilemiyoruz ama ilk Müslüman olan Dağatır aynı zamanda ilk şehit Papa olarak tarihe geçmiştir.

11. miladi asrın son çeyreğinde İslam dinini yok edip, Müslümanları öldürüp, bütün servetlerini batıya taşımak üzere milyonluk ordular toplatıp Haçlı Seferleri’ni başlatan kişi Papa 2. Urbanus’tur. 1094’ten itibaren yaklaşık 200 yıl süren o kanlı istilada başta çocuk ve kadınlar olmak üzere büyük katliamlar yaşanmış, İslam yurtları işgal edilmiş, Mescid-i Aksa tahrip edilmişti.

O yaklaşık 200 yıl süren büyük katliam, yıkım ve tecavüzleri “doğu ile batı arasında bir medeniyet alışverişi” diye yumuşatmaya çalışan “Müslüman” liderleri de ibretle izledik.

Osmanlı Sultanı 2. Murad Han, 1444 yılında Haçlılarla 10 yıl sürecek saldırmazlık için Segedin anlaşmasını imzaladı. Papa 4. Eugenius anlaşmayı onaylayarak buna uyacaklarına dair İncil üzerine yemin etti. Bu verilen sözlere inanan 2. Murad Han, yerine 12 yaşındaki oğlu Mehmed’i tahta oturtarak kendisi Manisa’da uzlete çekildi. Bunu fırsat bilen Papa; Haçlı devlet başkanlarını toplayarak anlaşmayı hiçe sayarak Osmanlı Devleti’ne saldırıya geçmelerini söyledi. Kendisine anlaşma ve İncil üzerine yemini hatırlatanlara:

“Müslüman kâfirlerle yapılan anlaşmalara, verilen sözlere ve edilen yeminlere uymak zorunluluğumuz yoktur!” demişti. Varna ve 2. Kosova savaşları işte bu sebeple yapılmıştır. Tarihi bilenler görürler ki, Papa’nın bu çarpık sözleri kendinden sonra gelen bütün papalarca da bir düstur olarak benimsenmiştir. Günümüzde de Haçlıların inisiyatif ve fırsat kendilerine geçtiğinde yapılan anlaşmalara uymamaları bu düstur sebebiyledir.

15. miladi yüzyılda iş başına gelen papalar; 2.Paul, 1.Sixtus, 8. İnnocentius, 6.Alessandro, 4. Sixtus ve benzerleri.

Bunlar tarihe yüz karası olarak geçen nice vahşet ve melanetleri papalık ve dokunulmazlık yetkilerini kullanarak işlediler.

İşkence, insan yakma, soygun, cinayet, kadın katliamları, oğlancılık, ensest ilişkiler ve hatta bu tür melun ilişkilerden doğan çocukları yüksek memurluklara atama, vurgun, kardinalliklere atayacakları kişileri önce yataklarına almak, büyü kullanmak gibi tarihin yüzünü karartacak icraatlar… Burada örneklerini bile yazarken yüzlerin kızaracağı melanetler.

17. yüzyılda Papalık yapan 10. İnnocentius. Avrupa Birliği’ni kurarak dünya hâkimiyetini ele geçirmek, Osmanlı Devleti'ni yıkmak, İslam’ı yeryüzünden silip atmak gibi gayeler için bir ömür harcadı. Bugün heykelleri Roma’da ve Avrupa Birliği merkezlerinde dikili bulunmakta.

Ne yazık ki, T.C. Devletimizin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Avrupa Birliği temel yasalarını bu Papa’nın heykeli önünde imzalamışlardı. Artık Avrupa’ya girdik diye o derece sevinmişlerdi ki, Ankara’ya dönüşlerinde büyük şenlikler yaptırmışlardı.

Son olarak Ankara Beştepe’de yaptırılan Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın ilk konuğu, geçen hafta ölen Papa Francesco olmuş, böylece yeni yapılmış bulunan sarayın açılışı onun gelişi ile gerçekleşmişti.

Geçen hafta bu Papa da ölmüş, “tarihin papalar galerisinde” yerini almıştır.

Bundan sonra gelecek papalar acaba İslam düşmanlığına devam mı edecekler, yoksa Roma’nın Müslümanların tekbir ve tespih sesleri ile fethedilmesini mi hazırlayacaklar merak konusudur.

DAVAR

Batı’yı körü körüne örnek alan,

Yalnız parmak hesabında var sayılır.

Kapılıp gönüllü, batı kavalına,

Uçuruma atlayan davar sayılır…

Ekrem Şama