Tarihin izdüşümünde yürümek

Abone Ol

Tarihi yazmanın yapmaktan zor olduğuna mukabil tarihi de doğru okumanın zarureti de ortadadır. Tarih içinde durumuna göre kolaylıklar olsa da kendi zorlukları içinde oluşur. Fakat esas zorluk tarihi anlamak ve anlaşılmasını sağlamaktır. Tarihi sadece dün veya geçmiş olarak göremeyiz. Bunun sebebi de tarihin bir ölçüde geçmişin; bugünü, yarını, geleceği etkileme ihtimalidir ki tarihle her halükarda hesaplaşma kaçınılmazdır.

Her ne hal içinde ve ne sebeple olursa olsun tarihle yüzleşme olur. Bu bakımdan tarih oluşu ve yazılışı itibariyle doğru ve haklı gerekçeleri de taşımalıdır. Ancak bu hal her devirde tam manasıyla tezahür de etmeyebilir.

Kendi tarihimiz açısından bugüne bakıldığında Osmanlı nın çöküşü genç Türkiye Cumhuriyeti ni doğurmuştur. Yeni bir şeyin eski üzerine binası düşünülmez ise de eskiden faydalanılır. Eskinin de doğruları, iyi yönleri vardır. Fakat yeninin iyi ve sağlam temeller üzerine inşa edilebilmesi, hayatiyetini sürdürebilmesinde genellikle eskiye sünger çekilir. Tabir yerinde ise yeni sayfalar açılır. Türkiye Cumhuriyeti de Osmanlı İmparatorluğu nun sona ermesiyle vücut buldu. Yeni cumhuriyet bir bakıma kendi köklerini yok saydı. Yüzünü doğudan batıya çevirdi. Hal böyle olunca da kendi köklerine bağlı olanlarla batı anlayışını benimseyenler arasında bir çatışma ortaya çıktı. Kimilerine göre cumhuriyeti devrimleri kimilerine göre de inkılâpları bu bünyeye uymadı. Çelişkiler ve kargaşalar bir birini izledi. Türk insanı doğu ile batı arasında bocaladı durdu. Bu girişten sonra Tarihçi Fahri Maden in Tarihin İzdüşümleri isimli kitabına gelebiliriz.

Kastamonu Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih bölümü Öğretim elemanlarından Yrd. Doç. Dr. Fahri Maden in Tarihin İzdüşümleri (Roza Yay.İst.2011, 168 sayfa) kitabı da tarihi doğru okumak, yeniden düşünmek ve tarihten ders almanın gerekliliği üzerinde duruyor. Kitap III bölüme ayrılmış; Tarihi Doğru Okumak, Tarihin Derinliklerinde, İslam Tarih ve Tekkeler dir. I. Bölümde 8, II. Bölümde 15, III. Bölümde ise 14 makale yer alıyor.

Tarihçi yazar Maden, kitapta yer alan makaleleriyle ilgili olarak özetle şöyle diyor; Bu çalışma tarihin derinliklerinden günümüze izler taşımaktadır. Tarihin doğru okunmaması durumunda yeniden tekerrür edeceği örneklerle açıklanmaktadır.  Tarihi yeniden düşünmek ve güncel bazı sorunlarımıza çözüm önerileri sunmak iddiasındadır.

Kitabın I. Bölümünde tarih dışına da çıkılarak eğitim ve dil üzerinde de durulduğu görülmektedir. Tarihçi yazar Maden 37 makalede önemli konular üzerinde durmuş. Osmanlı ve Cumhuriyet döneminin bugün tartışılmakta olan bazı meselelini irdelemiş. Günümüz meselelerinden Ermeni ve Kürtçülük konularını da ele almış ve nasıl hareket edilmesi gerektiği konusunda kısa da olsa fikir jimnastiği yapmış. Yazar; Tarihten ders almak derken aslında söylemek istediğimiz istinasız herkes tarihimizden hisse almalıdır. Madem Sosyal Devlet, Laiklik, Hukuk, Demokrasi, İnsan Hakları değiştirilemez maddelerimiz, o halde bu özelliklerin içini dolduralım diyor.

Kitapta Mimar Sinan ın 48 seneye; 81 cami, 51 mescit, 81 medrese (çeşitli okul binaları), 19 türbe,17 imaret, 3 hastane, 7 su kemeri ve su bendi (baraj), 8 köprü, 18 kervansaray, 33 saray köşk, 32 hamam, 6 mahzen ve sayılamayanlarla birlikte toplam 350 yi aşkın yapı gerçekleştirdiğini anlatıyor. Mimar Sinan ın bazı eserlerinden ilginç detaylar da verilmiş. Kitapta Avrupa nın yalanlarından da söz edilmektedir; Oysa Avrupa, Asya karşısında geri kalmışlığını ancak 1800 lü yıllarda aşacaktır. Yani iki yüz yıllık bir Avrupa üstünlüğü söz konusudur. O da Doğu dan araklanmış ve böylece ilerletilmiş bir teknoloji ile.

Tarihçi yazar Maden, 91 yıldan bugüne gelindiğinde Milli Egemenlik, halk iradesi, Cumhuriyet kazanımlarına da objektif bir bakışla eleştiriler getirmektedir. Bu bağlamda İslam ın ilerlemeye engel bir din olmadığını, sorun olarak da Batı ile aramızdaki kan uyuşmazlığını işaret eder. III. Bölümde uzun uzadıya durulan; İslam ve Kapitalizm, tasavvuf, medreseler ve tekkeler dikkat çekicidir.

Tarihin İzdüşümleri ; tarih üzerine özelliklede yakın dönemlere dair bazı tespitler, bugünkü bazı uygulamalarda düşülen yanlışların bir araya getirildiği objektif bir bakış açısıyla sunulduğu görülmektedir. Kitapta yazarında ifade ettiği gibi yer yer cüretkâr ve iddialı tespitler ve görüşlerde ileri sürülüyor. Eserde yer alan III bölümünde ayrı ayrı ve genişletilmiş bir kitap olarak okuyucuyla buluşmasının daha da yerinde olacağı kanaatini taşıyoruz.