Tarihin en eski günahı haram lokma ve açıklıktır

Abone Ol

Şeytanın Hz. Ademle Hz. Havva’ya vesvese vermesinin sebebinin her ikisini de soymak olduğunu Kur’an şöyle haber verir:

“Kendilerinden gizlenen avret yerlerini, onlara açmak için şeytan onlara vesvese verdi ve dedi ki: “Sizin melek olmanızı veya burada sonsuza değin kalanlardan olmanızı engellemek için Rabbiniz, size bu ağacı yasakladı.” (A’raf  Sûresi, ayet 7/20)

Ar damarı çatlayan birinin yapamayacağı

yoktur.

Şeytan da o yoldan yürümüştür.

Çağdaş aveneleri de aynı yoldan yürüyorlar.

Yeni bir şey getirmiyorlar.

Genelev açanlar ise tarihin en eski kadın ticaretini devam ettiriyorlar.

Peygamber Efendimiz, Medine’ye hicret ettikten sonra nazil olan ayette, genelevinde çalışan kadınlara değil, onları zorlayanlara yönelik ayet nazil olur:

 “… kızlarınızı (cariyelerinizi) fuhşa zorlamayın…” (Nur Sûresi, ayet 24/33)

İslam, suçu işleyenden daha çok suça iten sebepleri ortadan kaldırmıştır.

Politikacılar, idareciler, fuhuş mafyası, patronları… Dikkat ediniz ve her kadını kendi eşiniz, kızınız, kardeşiniz olduğunu hayal ederek hareket ediniz.

O kadınları önce İslami kültürden yoksun bırakıp sonra ekonomik nedenlerle onları satışa çıkaranlar, onları zorluyor demektir.

Yarı aydın yazarlarımızdan biri, “Hoca efendi, Amerikalı askerler geldiğinde ve diğer zamanlarda genelevler de görev yapıyor” dediğinde, ben, “O saygı değmez misafirlerinizi, kendi yakınlarınızla rahat ettirir misiniz?” dediğimde yüzü kızarmıştı. Allah’a hamdolsun ki, ar damarı tamamen çatlamamış ki, yüzü kızardı.

Bizim Peygamberimiz:

“Sizden biri, kendisi için arzu ettiğini kardeşi için de arzu etmedikçe (gerçekten) iman etmiş olmaz” buyurmuş. (Buhari, Sahih, İman, Müslim, İman, Ahmet, Müsned, 3/176, 272, 278)

Bütün kadınları, kızları, anneleri kendi kadının, kızın, annen gibi değerli bilmedikçe mümin olamazsın. Eşcinsel, beş cinsel, şeş cinsel, az bilen, lezbiyen, tabirlerini bir de Amerikan diliyle söylenişlerini kullandın mı çağdaş adam oldun çıktın.

Geçmişi dedikodularla dolu parlamenterlerle üniversite öğretim üyeleri bunları savunmaya geçtiler. Ama iyi bilsinler ki, bunlar, Lut peygambere inanmayan ve neticede helak olan ibnelerin yirminci asırdaki devamıdırlar. Bu pisliği ilk önce icat edenlerin Hz. Lut’a inanmayan kâfirlerin olduğunu Kur’an-ı Kerim şöyle haber verir:

“Lût’u da peygamber olarak gönderdik. O, kavmine dedi ki: “Âlemlerden hiç kimsenin yapmadığı hayâsızlığı mı yapıyorsunuz?

Siz kadınların dışında, erkeklere şehvetle yaklaşıyorsunuz. Gerçekten siz, israf eden bir toplumsunuz.” (Araf Sûresi, ayet 7/80-81)

Lut aleyhisselam, kavminin bu kötü âdetleriyle mücadeleye başlamadan önce onları imana davet ettiğini haber verir Rabbimiz:

“Lût kavmi, peygamberleri yalanladı.

Hani kardeşleri Lût, onlara demişti ki: “Sakınmaz mısınız?”

Ben, size gönderilen, güvenilen bir elçiyim.

Allah’tan sakının ve bana itaat edin.

Bunun için sizden hiçbir ücret istemem. Benim ücretim, âlemlerin Rabbine aittir.

Âlemlerden (insanlardan kadınları bırakıp) erkeklere mi gidersiniz?

Rabbinizin sizler için yarattığı eşlerinizi bırakırsınız. Hayır, siz haddi aşmış bir kavimsiniz.

Dediler ki: “Ey Lût, eğer (peygamberliğine ve uyarılarına) son vermezsen muhakkak sürülenlerden olacaksın.

(Lût), “Ben sizin bu yaptığınıza kızanlardanım” dedi.

Rabbim, beni ve ehlimi bunların yaptıklarından kurtar.”

Biz, onu ve ehlini topluca kurtardık.

Ancak geride kalanlar arasındaki bir kocakarı müstesna.

Sonra diğerlerini helâk ettik.

Üzerlerine (azap) yağmuru yağdırdık. Uyarıldığı halde (uyanmayanların azap) yağmuru ne kötü.

Şüphesiz bunda ibret vardır, ama birçoğu iman etmez.

Şüphesiz Rabbin Aziz’dir, Rahîm’dir.”

(Şuara Sûresi, ayet 26/ 160-175)

Yeryüzünde, gökyüzünde, tüm evrende işlenebilecek en büyük suç, günah kâfirliktir ve bütün suçların bataklığıdır.

İslam, suç ve suçludan önce onlara yataklık yapan yerin kurutulmasına yönelir.

Sıralamaya dikkat edilsin.